Dergiler / Gazi Üniversitesi Kırşehir Eğitim Fakültesi Dergisi (. Ahi Evran Üniv. Kırşehir Eğt. Fak. Derg.) / 2003 / Cilt: 4 - Sayı: 2
Cumhuriyetimizin İlk Yıllarında Azınlıklar
- Dergi
- Gazi Üniversitesi Kırşehir Eğitim Fakültesi Dergisi (. Ahi Evran Üniv. Kırşehir Eğt. Fak. Derg.)
- Sayfa
- 69–85
- DOI
- —
Özet
Osmanlı Devleti kendi egemenliği altındaki farklı toplulukları, din ya da mezhep esasına göre örgütleyerek oluşturduğu "Millet Sistemi"ne göre yönetmiştir. Fakat bu sistem, Tanzimat'tan sonra başlayan yeni süreç içerisinde bir takım değişikliklere uğramıştır. Milli Mücadele sırasında azınlıklara karşı bakış açısı, onları ayrıcalıklı hale getirecek herhangi bir tavizin verilmemesi şeklinde olmuş ve azınlıkların işgal güçleriyle birlikte hareket etmesi azınlıkları güvenilmeyecek bir unsur haline getirmiştir. Milli Mücadele döneminden sonra, azınlıkların hukuki statüleri Lozan 'da belirlenmiş ve Müslüman olmayan topluluklar azınlık olarak kabul edilmişlerdir. Ümmetçi bir anlayıştan, laik ve milli bir devlet oluşturma amacına yönelen Türkiye Cumhuriyeti 'nin ilk yıllarında, bu amaca uygun olarak, azınlıklara karşı duyulan güvensizliğinde etkisiyle 1923 yılında Türk-Yunan mübadelesi gerçekleştirilmiş, -vatandaş Türkçe konuş- kampanyaları düzenlenmiş, azınlık ve yabancı okullarla ve vakıflarıyla ilgili yeni uygulamalara gidilmiştir. Yahudilerle ilgili bir takım olaylarında yaşandığı Türkiye 'de azınlıklara karşı, ırkçı olarak nitelendirilebilecek herhangi bir yaptırıma gidilmemiştir.
Abstract
Ottoman State ruled the various communities under its sovereignty on the basis of the "Religious Community System " that was set up through an organization based on religion or sect. But this system had been removed of the after started with the new ages idemnity. The perspective towards the minorities during the period of National Fight envisaged a non-compromising attitude in order to prevent them from becoming privileged and they became unreliable since they acted on the same side with the occupying forces. Following the National Independence War, the status of the minorities was set out in Lausanne and the non-Moslem communities were recognized as minorities. In the early years of the Republic of Turkey which moved from a notion of "Religious Community" towards the aspiration of establishing a secular and national state, the Turkish-Greek Population Exchange was performed in 1923 partly due to the non-confidence in the minorities; "Speak Turkish!" campaigns were organized; Some new adjustments in connection with the minorities, foreign schools and their foundations were made. However, no racist sanction was imposed on the minorities in Turkey, where a series of events related to the Jews had occurred