Dergiler / Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dergisi / 2012 / Cilt: 29 - Sayı: 1

DİŞETİNDE YASSI EPİTEL HÜCRELİ KARSİNOMA: OLGU BİLDİRİMİ

SQUAMOUS CELL CARCINOMA (SCC) OF GINGIVA: A CASE REPORT

Sayfa
45–50
DOI
—

Özet

Yassı epitel hücreli karsinoma (YEHK) ağız kanserleri arasında en sık görülen kanser tipidir. YEHK'nın erken teşhisi, hastalığın tedavisini ve prognozunu olumlu yönde etkilemektedir. Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji kliniğine sol alt çene arka bölge bukkal dişetinde 6 aydır iyileşmeyen ağrılı lezyon şikayeti ile başvuran 56 yaşındaki kadın hastamıza yapılan insizyonal biyopsi sonrasında ilk teşhis aktinomiçeslezyonudur. Lezyonun oral antibiyotik tedavisine olumlu yanıt vermemesi üzerine ikinci olarak eksizyonal biyopsi gerçekleştirilmiştir. Bu biyopsi sonucunda yeni teşhis YEHK olarak belirlenmiştir. Genel anestezi altında tümör rezeksiyonu ve sol fonksiyonel boyun diseksiyonu operasyonu uygulanmış, sol alt çene ikinci küçük azı, birinci ve ikinci büyük azı dişler çekilmiştir. Operasyon sonrası hastaya radyoterapi veya kemoterapiuygulanmamıştır. 3 yıllık takip süresi sonucunda herhangi bir rekürrens veya metastaz görülmemiştir. Bu vakada olduğu gibi lezyon bölgesindeki artmış aktinomiçes kolonizasyonu yanlış teşhise neden olabilir. Bundan dolayı klinisyen bu vakada olduğu gibi tedaviye olumlu yanıt vermeyen lezyonlarda dikkatli olmalı ve zaman kaybetmeden teşhisini sorgulamalıdır.

Abstract

Squamous cell carcinoma (SCC) is stated as the most common type of oral cancers. A 56-years old Caucasian female was referred to for the evaluation of painful, non-healing ulcer located on the posterior buccal gingiva in the left mandibular quadrant of 6 months' duration. An initial diagnosis after the incisional biopsy is actinomyces lesion. There was no improvement in the condition of the patients following the treatment ofthe actinomyces lesion with oral antibiotic therapy. Therefore the second biopsy was performed and the new diagnosis was SCC. Tumor was resected and second premolar, first and second molars were extracted. No radiotherapy or chemotherapy was required. No recurrence or metastasis was detected during the 3 years follow-up period. In this case report we discuss that the significantly increased Actinomyces species at thelesion might lead to misdiagnosis as actinomyces lesion. Therefore, clinicians must follow the improvements of the case carefully.