Dergiler / Flora İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Dergisi / 2021 / Cilt: 26 - Sayı: 3

Bir Üniversite Hastanesinde COVID-19 Pandemisinin İlk Yılında Laboratuvarda Doğrulanmış Pozitif Olguların Özellikleri

Characteristics of Laboratory-Confirmed Positive Cases in the First Year of the COVID-19 Pandemic in a University Hospital

Sayfa
446–460
DOI
—

Özet

Giriş: Çin’in Wuhan kentinde Aralık 2019’da ortaya çıkan ve kısa zamanda tüm dünyayı etkisi altına alan yeni koronavirüs SARS-CoV-2 olarak adlandırılmış, neden olduğu olağandışı viral pnömoni kliniğine Dünya Sağlık Örgütü tarafından COVID-19 ismi verilmiş ve 11 Mart 2020 tarihinde pandemi ilan edilmiştir. Yeni etken dünyaya hızla yayılmış, tüm ülkeler gibi Türkiye de salgından olumsuz yönde etkilenmiştir. Bu çalışmada, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi (EÜTF) Hastanesine salgın başlangıcından itibaren bir yıl içinde COVID-19 bulguları ile başvuran ve SARS-CoV-2 RT-PCR testi ile tanısı doğrulanan hastaların epidemiyolojik ve klinik özelliklerinin araştırılması amaçlanmıştır. Materyal ve Metod: Mart 2020-Şubat 2021 tarihleri arasında SARS-CoV-2 RT-PCR testi pozitif olan pediatrik ve erişkin hastaların bir yıllık verileri retrospektif olarak incelendi. Hastaların başvurdukları servislere ve aylara göre yaş ve cinsiyet özellikleri tarandı ve infeksiyonu geçirme ağırlıkları hafif, orta ve ağır olmak üzere üç grupta irdelendi. Ağır kategorisindeki hastaların, toplumda sık gözlenen komorbid hastalıkları ile sağ kalım durumları arasındaki ilişki değerlendirildi. İstatistiksel analizler, SPSS V.26.0 kullanılarak yapıldı. Bulgular: Pandemi başlangıcından itibaren bir yıllık süre içinde EÜTF Hastanesine 75851 kişi COVID-19 şüphesi ile başvurdu. Başvuran hastaların yaş medyanı 39 (yaş aralığı 0-96) ve %50.7’si erkek hastaydı. Bu hastaların 7951’i (%10.5, yaş medyanı 39) ve toplamda COVID-19 şüphesi ile başvuran hem kadın hem de erkek hastaların %10.5’i (p= 0.796) pozitif bulundu. Hastaların 9274’ü (%12.2) pediatrik, 66577’si (%87.8) erişkindi. COVID-19 şüphesi ile başvuran pediatrik hastaların %7.7’si (n= 716), erişkin hastaların %10.9’u (n= 7235) pozitif bulundu (p= 0.000). Hafif, orta, ağır olarak klinik sınıflama yapılan hastaların oranları sırasıyla %92.7, %3.4, %3.9 bulundu. Her üç düzey olgu grubu için ikili karşılaştırmalar sonucunda hafif olgularla diğerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu görüldü (p= 0.000). Ancak, orta ve ağır olgular arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı (p= 0.298). Hafif-orta-ağır klinik düzey dağılımları sırasıyla; erkeklerde 3.721 (%50.4), 142 (%52.7), 181 (%58.7), kadınlarda 3.653 (%49.5), 127 (%47.2), 127 (%41.2) oranlarında bulundu (p= 0.014). Ağır klinik düzeydeki 308 hastanın 234’ü (%76.0) yoğun bakım hastasıydı. Sağ kalan ve ölen hastaların sigara içme, obezite, hipertansiyon (HT), diabetes mellitüs (DM), koroner arter hastalığı (KAH), konjestif kalp yetmezliği (KKY), kronik böbrek yetmezliği (KBY) ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), malignite varlığı, kemoterapi öyküsü p değerleri sırasıyla; 0.037, 0.001, 0.052, 0.025, 0.003, 0.004, 0.006, 0.558, 0.355, 0.056 bulundu. Toplam pozitif olan hastaların %1.8’i (141/7951), ağır hastalık kategorisinde olan hastaların %45.8’i (139 erişkin, 2 çocuk), yoğun bakımda tedavi edilen hastaların %57.3’ü (p= 0.000), >60 yaş üstü hastaların (70 erkek, 52 kadın) %85’i ex oldu (p= 0.000). Ex olan hastaların %59.6’sı (n= 84) erkek, %40.4’ü (n= 57) kadın hastaydı (p= 0.791). COVID-19’un bir yıllık dağılımında, Kasım ayına ait pozitif olgular (%36.8) en yüksek düzeyde bulundu. Sonuç: Bir yıllık sürede COVID-19 hem pediatrik hem de erişkin grupta büyük oranda hastaneye yatış gerekmeksizin, hafif hastalık tablosu ile geçirilmiştir. COVID-19 bölgemizde %10.5 oranında pozitif bulunmuştur. Toplumda kadın ve erkek eşit oranlarda COVID-19 ile infekte olmuş, ancak ağır klinik düzey hastalık tablosu erkeklerde ve 60 yaş üzerinde daha sık görülmüştür. COVID-19 olan hastaların %1,8’i kaybedilmiştir. Ölüm oranları özellikle yoğun bakımda tedavi gören hastalarda yüksek oranlarda bulunmuştur. Sigara içme öyküsü, obezite, DM, KAH, KKY, KBY komorbiditeleri ile >60 yaş; kötü prognoz ve ölüm ile ilişkili bulunmuştur. Büyük olasılıkla Ekim sonundaki İzmir depremine bağlı olarak COVID-19, Kasım 2020’de pik yapmıştır.

Abstract

Introduction: The new coronavirus named SARS-CoV-2, emerged in Wuhan, China in December 2019 and caused a pandemic. Unusual clinic of viral pneumonia caused by this virus was named COVID-19 and pandemic was declared on 11 March 2020 by World Health Organization. In this study, it was aimed to investigate the epidemiological and clinical characteristics of pediatric and adult patients who were admitted to Ege University Faculty of Medicine (EUFM) Hospital, Izmir, Turkey with COVID-19 findings between March 2020 and February 2021 and whose diagnosis was confirmed by the SARS-CoV-2 RT-PCR test. Materials and Methods: Age and gender characteristics of the patients were screened according to the services and months they admitted to the hospital, and the severity of infection was evaluated in three groups as mild, moderate and severe. In the severe patient group, the relationship between the common comorbid diseases observed in the community and survival status of patients were also evaluated. All statistical analysis performed by SPSS V.26,0. Results: One year from the start of the pandemic, 75851 people applied to the EUFM Hospital with the suspicion of COVID-19. The age median of the patients who applied was 39 (age-range; 0-96) and 50.7% were male patients. SARS-CoV-2 were detected in a total of 7951 (10.5%, median age 39) patients, of them 4044 (10.5%) were male and 3907 (10.5%) were female (p= 0.796). All of the patients, 66577 (87.8%) were adults and 9274 (12.2%) were children. The rate of positivity for SARS-CoV2 in pediatric and adult groups were 7.7% (n= 716) and 10.9% (7235), respectively (p= 0.000). The percentage of patients who were classified as mild, moderate, and severe were 92.7%, 3.4%, and 3.9%, respectively. As a result of paired comparisons for all three level case groups, a statistically significant difference was found between mild cases and others (p= 0.000). However, there was no statistically significant difference between moderate and severe cases (p= 0.298). The mild-moderate-severe clinical level distributions were 3721 (50.4%), 142 (52.7%), 181 (58.7%) in male, 3653 (49.5%), 127 (47.2%), 127 (41.2%) in female, respectively (p= 0.014). All severe clinical level patients, 234 (76%) were intensive care patients. Smoking, obesity, hypertension (HT), diabetes mellitus (DM), coronary artery disease (CAD), congestive heart failure (CHF), chronic renal failure (CRF), chronic obstructive pulmonary disease (COPD),malignancy, and chemotherapy p values were found 0.037, 0.001, 0.052, 0.025, 0.003, 0.004, 0.006, 0.558, 0.355, 0.056, respectively. Conclusion: As a result, in a one-year period, COVID-19 showed up a mild illness in both the pediatric and adult groups without the need for hospitalization. In the community, women and men were equally infected with COVID-19, but severe-clinical-level disease was more common in men and over 60 years of age. Mortality rates were found to be high, especially in patients treated in intensive care. Smoking, obesity, DM, CAD, CHF, CRF comorbidities and being ≥60 years old, associated with poor prognosis and death. Due to the Izmir earthquake at the end of October, COVID-19 peaked in İzmir, in November 2020.