Dergiler / Fırat Tıp Dergisi / 2022 / Cilt: 27 - Sayı: 2
Çocuklarda Korozif Madde İçimine Bağlı Gastrointestinal Kanal Yaralanmaları
- Dergi
- Fırat Tıp Dergisi
- Sayfa
- 82–86
- DOI
- —
Özet
Amaç: Bu çalışmada, korozif madde içimine bağlı olarak kliniğimizde takip ve tedavi edilen hastaların sonuçlarının retrospektif olarak incelenerek literatür ışığında değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Kliniğimizde 2000-2012 yılları arasında korozif madde içimi nedeni ile takip ve tedavisi yapılan hastalar yaş, cinsiyet, semptom ve bulgular, içilen madde, lezyonun lokalizasyonu, tanı ve tedavi yöntemleri ile morbidite ve mortalite açısından değerlendirildi. Bulgular: Çalışmamızda korozif madde içimi nedeni nedeniyle takip ve tedavisi yapılan 270 hasta geriye dönük olarak değerlendirildi. Hastaların 156’sı erkek (%57.8) ve 114’ü kız (%42.2) idi. Hastalar en fazla (%40.7) 0-3 yaş grubunda, ikinci olarak (%32.2) 3-6 yaş gurubunda görüldü. En sık içilen korozif madde kireç çözücü (%28.9), tuz ruhu (%25.6) ve yağ çözücü (%19.2) olarak saptandı. Hastalarımızın en sık muayene bulguları dudak, ağız ve orofarenksteödem (%66.6), kusma (%24.8) ve disfaji (%20.3) idi. Endoskopi yapılan 87 hastamızın 30 (%34.5)’inde grade 1 yanık, 34 (%39.2) olguda grade 2a yanığa rastlanıldı. Takiplerde 56 (%20.7) hastada uzun dönemde özofagus darlığı, 15 hastada (%5.5) mide çıkış obstrüksiyonu saptandı. Sonuç: Korozif özafagus ve mide yanıkları çocuklarda, özellikle ilk 6 yaş grubunda, önemli bir sağlık problemi olmaya devam etmektedir. Özofagus ve mide yanığının sonuçları göz önüne alındığında önemli bir morbidite ve mortalite nedeni olduğu ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle, korozif maddelerin hem üreticiler ve hem de tüketiciler açısından bilinçli şekilde kullanılması oldukça önemlidir.
Abstract
Objective: In this study, it was aimed to evaluate the results of patients who were followed up and treated in our clinic due to corrosive substance ingestion retrospectively and evaluated in the light of the literature. Material and Method: Patients who were followed up and treated for corrosive substance ingestion between years 2000 and 2012 in our clinic were evaluated in terms of age, sex, symptoms and findings, the substance consumed, the location of the lesion, diagnosis and treatment methods, morbidity and mortality. Results: In our study, 270 patients who were followed up and treated for corrosive substance ingestion were evaluated retrospectively. Hundred and fifty-six of the patients were male (57.8%) and 114 of them were female (42.2%). The patients were mostly seen in the 0-3 group (40.7%) and secondarily (32.2%) in the 3-6 age group. The most commonly consumed corrosive substances were lime remover (28.9%), hydrochloric acid (25.6%) and degreaser (19.2%). The most common examination findings of our patients were edema in the lips, mouth, oropharynx (66.6%), vomiting (24.8%) and dysphagia (20.3%). Conclusion: Corrosive esophageal and gastric burns continue to be an important health problem in children, especially in the first 6 years of age. Considering the result of esophageal and gastric involvement, it appears to be an important cause of morbidity and mortality. Therefore, it is very important to use corrosive materials consciously both for producers and consumers.