Dergiler / Felsefi Düşün - Akademik Felsefe Dergisi / 2018 / Cilt: 2 - Sayı: 11
FICHTE’DE KARŞIKOYMA (ENTGEGENSETZEN) VE MANTIKSAL KARŞITLIK İLKESİ
- Sayfa
- 109–132
- DOI
- —
Özet
Bu çalışmada Johann Gottlieb Fichte’nin 1794/95 yılına ait olan Genel Bilim Öğretisinin Temeli eserinde karşıkoyma ve mantıksal karşıtlık ilkelerini nasıl açıkladığı incelenmiştir. Fichte’nin açıklamalarının daha iyi anlaşılabilmesi için öncelikle çelişmezlik ilkesini felsefenin en yüksek ilkesi olarak gören Wolffçü metafiziğe karşı Immanuel Kant’ın gerçek karşıtlık ve mantıksal karşıtlık arasındaki ayrımı felsefeye sunmasından kısaca bahsedilmiştir. Daha sonra Karl Leonhard Reinhold’un felsefeyi tek bir ilkede temellendirmek için ortaya koyduğu bilinç ilkesi ve bu ilkenin çelişmezlik ilkesi ile ilişkisi ele alınmıştır. Fichte bir Bilim Öğretisi olarak gördüğü felsefenin ayrı bir bilim olan mantığı temellendirdiğini iddia etmekle birlikte Bilim Öğretisi ilkelerini açıklamak için mantığı bir çıkış noktası olarak kullanmıştır. Fichte’ye göre mantığın ilk ilkesi olan mantıksal özdeşlik ilkesi Bilim Öğretisi 'nin mutlak ilk ilkesi olan ‘Ben varım’ ilkesinden koyma aktı ile ortaya çıkmaktadır. Mantığın ikinci ilkesi olan mantıksal karşıtlık ilkesi, ‘A-olmayan değil = A’, ise formca mutlak fakat içerikçe koşullanmış olan ‘Ben'e mutlak olarak Ben-olmayan karşıkonur’ ilkesinden karşıkoyma aktı ile çıkmaktadır. Kant gibi Fichte de çelişmezlik ilkesini mantıksal karşıtlık ilkesi olarak isimlendirmiştir. Fichte olumsuzlama kavramına yaklaşımı ile çelişmezlik ilkesini kendisinden önceki filozoflara kıyasla daha ayrıntılı bir şekilde belirleyebilmiş ve bu ilkenin felsefenin ilk ilkesi olma tartışmasının yönünü değiştirmiştir.
Abstract
This article examines how Johann Gottlieb Fichte explains the principles of counter-positing and logical opposition in The Science of Knowledge of 1794/95. For a better understanding of Fichte's explanations, I will expound briefly Immanuel Kant’s distinction between real opposition and logical opposition against Wolffian metaphysics, which regards the principle of non-contradiction as the highest principle of philosophy. After that, I will show the relation of Karl Leonhard Reinhold’s principle of consciousness, which is presented in order to establish philosophy on a single primary principle, to the principle of non -contradiction. Even though Fichte thinks that logic, as a separate science, is based on philosophy, which he regarded as a Science of Knowledge, he used logic to explain the principles of The Science of Knowledge. According to Fichte, the principle of logical identity, which is the first principle of logic, derives from the principle of ‘I am’, the absolute first principle of The Science of Knowledge. Like Kant, Fichte called the principle of non-contradiction as the principle of logical opposition. The logical principle of opposition, which is the second principle of logic and formulated as ‘Not-A not=A’, is derived from the principle of ‘Not-I is counter-posited to I absolutely’. This principle is formally absolute but materially conditioned with an act of counter-positing. With the help of his approach to the notion of negation, Fichte has been able to elucidate the principle of non-contradiction in more detail than his predecessors and changed the direction of the debate to be the first principle of philosophy about this principle.