Dergiler / Felsefi Düşün - Akademik Felsefe Dergisi / 2019 / Cilt: 1 - Sayı: 12

KIŞ UYKUSU : VAROLUŞÇULUK AÇISINDAN BİR YORUMLAMA

WINTER SLEEP: AN INTERPRETATION IN TERMS OF EXISTENTIALISM

Sayfa
138–149
DOI
—

Özet

Bu makale Nuri Bilge Ceylan’ın Kış Uykusu filmini varoluşçuluk açısından yorumlamayı amaçlamaktadır. Filmde karşımıza çıkan ana karakterler, Martin Heidegger’in yurtsuzluk veya yuva yokluğuyla dile getirdiği hal içindedirler. Bu yurtsuzluk hali, teknik veya modern çağın ruhundan kaynaklanır. Modern dünyayla birlikte ortaya çıkan bu yeni insan türü, yersiz ve yurtsuz olduğundan, özleyeceği, yöneleceği ve kendini ait hissedeceği bir yuvadan yoksundur; dolayısıyla bir istikameti olmadan kalır. Böylece hareket etmek yerine, içinde olduğu durumu sürdürür. Bu ise modern bilimin temel dayanaklarından olan, Galileo’nun inertia/eylemsizlik yasasını hatırlatır. Bu ilkeye göre durağanlık gibi devinim de, bir engelle karşılaşmadığı sürece durumunu sürdürür. İşte yurtsuz insan da durumunu değiştirmek konusunda isteksizdir. Tüm bunlar, Heidegger’in Dasein’ının esas dinamiği olan yönelimsellik açısından düşünüldüğünde, sahicilikten uzak görünür; çünkü dünya-içinde-varlık olan Dasein, oradakilere yönelerek aradaki mesafeyi kaldıran ve kurduğu ilişkilerle kendini gerçekleştirme imkânı olan varlıktır. Oysa şimdi o, hiçbir şeyle yakınlık kuramadığından, tam bir mesafesizlik hüküm sürer. Burada söz özel bir önem taşır. Hakikatin açıklığı olabilecek olan söz, sahicilikten uzaklaşıldığı ölçüde, boş söze dönüşür. Artık birbirini anlamak imkânsız olur. İşte Kış Uykusu, tüm bu açılardan yorumlamaya uygun görünmektedir.

Abstract

This article aims to interpret the movie of Nuri Bilge Ceylan, Winter Sleep in terms of existentialism. Main characters in the movie are in a condition that Martin Heidegger describes as absence of burrow. This status of absence is based on the soul of technical or modern age. This new type of men who emerged with the modern world, since it's absence of burrow, is devoid of a home that it can miss, head to or feel belonging to. Therefore, it stays without a destination. So, instead of moving, it sustains the condition it is in. That reminds Galileo's Law of Inertia, one of the foundations of modern science. According to this law, motion, like stability, is sustained as it does not encounter with an obstacle. Likewise, people devoid of burrow are reluctant to change its condition. When all these is thought in terms of intentionality, base dinamics of Dasein of Heidegger, seems unrealistic, as Dasein is a being-in-the-world and Dasein is the being which can remove the distance by directing towards the sides and can self-substantiate with the relationships it establishes. But now, since it cannot bond a sincere relationship with anything, a complete absence of distance reigns. Here, discourse has a special importance. Discourse, which can be the openness of truth, turns to be idle talk if wandered away from authencity. Understanding each other becomes impossible. Here, Winter Sleep seems suitable to interpret in these respects.