Dergiler / Felsefe Dünyası / 2016 / Cilt: 0 - Sayı: 63
Derrida'nın Mevcudiyet Metafiziği Eleştirisi
- Dergi
- Felsefe Dünyası
- Sayfa
- 5–19
- DOI
- —
Özet
Heidegger ve Derrida tarafından gerek Batı düşünce geleneğinin eleştirisi, gerekse söz konusu geleneğin hâkimiyetini nitelemek için kul-lanılan 'mevcudiyet metafiziği' kavramı, en genel anlamıyla, bilince su-nulmuş olduğu varsayılan şeye ontolojik bir öncelik bahşetmek suretiy-le, varlığı, tam bir mevcudiyet olarak belirleyen metafiziklere gönderme yapmaktadır. Heidegger'e göre, gerçekte Varlığın ifşa ve gizlenmesine gönderme yapan Pre-sokratik aletheia (Hakikat) anlayışı, Sokratik rasyo-nalizmle başlayan Batı metafizik geleneği boyunca, varolanların toplamı olarak düşünülen ve rasyonel düşüncenin muhatabı kılınan mevcudiyet olarak varlık ve hakikat fikrine dönüşmüştür. Heidegger'in Varlığın anlamının unutulması olarak gördüğü söz konusu metafiziksel hakikat anlayışı, Derrida tarafından da logos-merkez-cilik olarak nitelendirilmek suretiyle eleştirilmiştir. Derrida için anlam ve hakikat, hiçbir biçimde sabitleştirilip, totalleştirici bir biçimde ele alınması mümkün olmayan bir mahiyete sahip olmasına rağmen, bütün bir meta-fiziksel düşünce geleneği tarafından, nihayetinde metafiziksel bir şiddete yol açacak şekilde, hakikat ve anlamı rasyonel düşüncenin sınırlarına in-dirgemiştir.
Abstract
Metaphysics of presence concept which is used by Heidegger and Derrida for the purpose of criticizing tradition of Western thought and describing dominance of this tradition, in the most general sense refer to the metaphysics that determines the being as a full presence, assumed pre-sent to consciousness by giving ontological priority. According to Hei-degger, the Pre-socratic understanding of aletheia(truth), which refers to revealing and hiding of Being, has converted to the idea of being and truth which are considered as total of beings and seen as interlocutor rationalthought during Western metaphysics tradition that started with Socratic rationalism.Understanding of metaphysical truth which is considered by Hei-degger as oblivion of the meaning of being, had been criticised as logocen-tersim by Derrida. From Derrida's perspective, meaning and truth, altho-ugh fixed in any form and having an impossible nature which is allowed to totalizing, had been reduced to limits of rational thought in such a manner that lead to metaphysical violence