Dergiler / Felsefe Dünyası / 2020 / Cilt: 2 - Sayı: 72
Anschauung Terimi Ekseninde Türkçe Felsefe Sözlüklerinde ve Kant Felsefesinin Türkçeye Çevirisinde Terimsel Çokluk Sorunu
- Dergi
- Felsefe Dünyası
- Sayfa
- 310–331
- DOI
- —
Özet
Türkçedeki Kant çevirilerinde ve Kant üzerine yapılan akademik çalışmalarda terimsel bir birliğin olmayışı bu sahada yapılan çalışmaların muhatabı açısından birtakım zorluklara yol açmaktadır. Bu varsayımdan hareketle terimsel birliğin önemi meselesini ele alaca-ğız. Kant’ın eleştirel felsefesinin temel terimlerinden olan Anschauung kelimesi üzerin-den geçmişten günümüze felsefe sözlüklerinden hareketle terimin çeviri yolculuğuna ve buna eşlik eden düşünce dünyasına yer vereceğiz. İkincil literatürde aynı terimin farklı varyasyonlarla taşıdığı anlam dünyalarına işaret edeceğiz. Terimsel birliğin düşünsel tu-tarlılığa imkan tanıdığını savunmaktayız. Buna istinaden makalemizde felsefî mefhum-ların anlaşılması adına dilde ortaya çıkan nevzuhur kelimelerin üretimi yerine var olan sözcüklerin dolaşıma sokulmasının önemine işaret edeceğiz. Çalışmamızda bu noktadan hareketle Kant’ın felsefesine dair Türkçe literatürde terimsel birliğin sağlanamamasının ne gibi sorunlara yol açabileceğine işaret edeceğiz. Terimsel birliğin nasıl sağlanabilece-ğine dair bir öneri sunacağız.
Abstract
The fact that translations of Kant’s oeuvres and the second literature consacred to his thought in Turkish don’t have an agreement on the terminological basis leads the add-ressed reader to several difficulties. In respect to this hypothesis, we will discuss the im-portance of terminological consensus in this literature. Via one of the fundamental term of Kant’s critical philosophy, Anschauung, we will examine aforementioned term’s trans-lation history and accompanied intellectual universe throughout philosophy dictionaries written frompast to the present day. Also, we will show the same term indicates different intellectual universes by means of its various translations. We defend that linguistic con-sensus enables intellectual consistency. Based on this argument, in this article we will point out that it is rather proper to use already existing terms instead of using the novel invented ones. To show the legitimacy of our argument we will remark the problems oc-cured because of the lack of terminological consensus in the literature dedicated to Kant’s philosophy in Turkish. Finally, we will submit a proposal in order to ensure the required terminological consensus.