Dergiler / Fe Dergi / 2020 / Cilt: 12 - Sayı: 2
Kilitler Altına Alınmış Kadın Bedeninin Gençliğin O Yakıcı Mevsimi’nde Uyanışı
- Dergi
- Fe Dergi
- Sayfa
- 141–148
- DOI
- —
Özet
Platon ile başlayıp, Aristoteles ile sistematik hale gelen ve Fransız filozof René Descartes ile birlikte ‘Kartezyen Düalizmi’ olarak kabul edilen ‘ben/öteki’, ‘özne/nesne’, ‘zihin/beden’, ‘mantık/duygu’ ve ‘maddesellik/rasyonellik’ dikotomileri, ataerkil toplumlarca zamanla ‘eril/dişil’ karşıtlığına dönüştürülmüştür. Kadın bedeni ve cinselliği üzerinden gerçekleşmiş bu dönüşüm süreci kadını erkek bakış açısıyla tanımlayarak ötekileştirmiş ve ataerkil sınırlandırmalar içinde tutsak etmiştir. Bu esaretten kurtulabilmenin arayışı içerisinde kadınlar ve kadın yazarlar, silikleştirilen bedenlerini ve dillendiril(e)meyen cinselliklerini dile getirme, zorunlu bir sessizliğe hapsedilen hemcinslerine ihtiyaç duydukları sözcükleri ve farkındalığı sağlayabilme çabası içine girmişlerdir. Kadın bedeni ve cinselliğini erkek egemen kültürün sınırlayıcılığı nedeniyle dile getirmenin zorluklarının bir kadın ve kadın yazar olarak bilincinde olan Erendiz Atasü, kadınların oluşturulan itaatkâr ve ikincil konumlarını değiştirmenin alternatif yollarını arayan öncü kadın yazarlardan biridir. Bu düşünceler doğrultusunda Atasü, kökleş(tiril)miş ‘eril/dişil’ karşıtlığı sınırlandırmalarının ötesine geçmek için çaba sarf etmekte ve kadın bedeni ve cinselliği üzerinden oluşturulmuş fallosentrik söylemleri ve dillendiril(e)meyen tabuları yıkmanın ve yeniden yapılandırmanın önemini vurgulamaktadır. Bu bağlamda, bu çalışma post-yapısalcı feminizmin kuramlarını temel alarak Atasü’nün Gençliğin O Yakıcı Mevsimi adlı şiirsel eserini incelemiş ve bu eser doğrultusunda, kadınların kendileri için oluşturulmuş fallosentrik söylemleri ve hiyerarşik ikilemleri reddederek, nasıl zihin, beden ve cinsellikleri ile varlıklarını onaylayan, doğrulayan ve kabul eden yeni bir kadın geleneği oluşturabileceklerini kanıtlamayı amaçlamıştır.
Abstract
The dichotomies of 'self/other', ‘subject/object’, 'mind/body', ‘reason/emotion’ and'materiality/rationality', having been initiated and systematized by Plato and Aristotle respectively,and accepted as ‘Cartesian Duality’ with the ideas of French philosopher René Descartes, have beengradually turned into strongly established binary opposition of ‘male/female’ by patriarchalsocieties. This transformation process deriving from female body and sexuality has defined andmarginalized woman in accordance with androcentric terms and imprisoned her within patriarchalconstraints. Women and women writers, aiming to subvert male hegemony, have been in a strugglefor articulating the unspoken female body and sexuality, and giving voice to muted fellows with therequired words and awareness. Erendiz Atasü, knowing all the difficulties and limitations as awoman and a woman writer in a patriarchal society, is one of those women writers seekingalternative ways to change women’s constructed submissive and secondary position. In accordancewith those considerations, Atasü strives for transcending beyond long-established genderdichotomies emanated from primary ‘male/female’ opposition and emphasizes the significance ofunshackling and de(con)structing the phallocentric discourses and unspoken taboos in regard tofemale body and experiences. In this respect, based on the theories of post-structuralist feminism,this study analyzes Atasü’s poetic work, That Scorching Season of Youth, and aims to prove howwomen can establish a new, female-oriented tradition that will allow, justify and acknowledge theirfemale existence through the rejecting the constructed phallocentric discourses and hierarchicalbinary oppositions.