Dergiler / Erdem / 2008 / Cilt: 0 - Sayı: 52
Venizelos'un Atatürk'ü Nobel Barış Ödülü'ne Aday Göstermesi
- Dergi
- Erdem
- Sayfa
- 91–109
- DOI
- —
Özet
Yunanistan’da Venizelos’un 1928’de iktidara gelişi, Türk-Yunan ilişkileri açısından yeni bir dönemin başlangıcı olmuştur. Venizelos Yunanistan’da iktidara geldikten sonra, geçmişte Megali İdea’yı gerçekleştirebilmek için Türkiye’ye karşı takip ettiği yayılmacı dış politikadan vazgeçerek, Türk-Yunan dostluğunu kurabilmek için bazı girişimlerde bulunmuştur. Venizelos’un Türkiye ile dostluk kurma girişimleri, Atatürk tarafından memnuniyetle karşılanmıştır. Nitekim bir süre sonra Venizelos Türkiye’ye davet edilmiştir. Bu daveti kabul eden Venizelos, 1930 yılında Türkiye’ye resmi bir ziyarette bulunmuştur. Bu ziyaret sırasında Türkiye ile Yunanistan arasında imzalanan antlaşmalar, Türk-Yunan ilişkilerinin gelişmesine büyük katkı sağlamıştır. Venizelos, 1933 yılında Yunanistan’da yapılan seçimleri kaybetmiş ve muhalefete düşmüştür; fakat Türk-Yunan ilişkileri ve Balkan Paktı ile ilgili görüşmeleri yakından takip etmeye devam etmiştir. Balkan Paktı imzalanmadan kısa bir süre önce de, dünya siyasi tarihinde bir ilki gerçekleştirerek, Balkan Paktı’nın gerçek kurucusu olduğuna inandığı, eski düşmanı Atatürk’ü 12 Ocak 1934’te Nobel Barış Ödülü’ne aday göstermiştir.
Abstract
Venizelos’ rise to power in 1928, in Greece has marked a new era for Turkish-Greek relations. After Venizelos secured his office in Greece, he gave up Greece’s expansive foreign policy against Turkey and the Megali Idea, and attempted to strike up a friendship with Turkey. Venizelos’ attempts of friendship with Turkey were welcomed by Atatürk. As a matter of fact, after a while Venizelos was invited to Turkey. Venizelos, accepting this invitation, had officially visited Turkey in 1930. The agreements signed between Turkey and Greece during this visit had contributed much to the development of good relations between these two countries. However, Venizelos lost the elections in 1933 and fell to the opposition, but continued to watch closely Turkish-Greek relations and negotiations for Balkan Pact. Shortly before the signing of Balkan Pack, he nominated his old enemy, Atatürk for No-bel Peace Prize in 12 January 1934, believing him to be the real founder of the pact, and became the first in world political history for such an act.