Dergiler / Erdem / 2020 / Cilt: 0 - Sayı: 78
Ignácz Kúnos’un Macar BilimlerAkademisine Sunduğu RaporlardaEsir Rusya Türkleri ve Bazı KültürÖgeleri
- Dergi
- Erdem
- Sayfa
- 103–126
- DOI
- —
Özet
I. Dünya Savaşı sırasında Rus hâkimiyeti altında bulunan Müslüman Türkler (Kazan Tatarları, Kırım Tatarları, Başkurtlar, Mişerler, Nogaylar, Kumuklar, Türkmenler), Rus ordusunda savaşmak zorunda kaldılar. Avusturya-Macaristan ordusuna esir düşen Rus ordusundaki bu Türk kökenli askerler için Avusturya-Macaristan topraklarında iki esir kampı kuruldu.I. Dünya Savaşı yıllarında Avusturya-Macaristan topraklarında bulunan esir kampları Macar bilim adamlarına dil bilimi, antropoloji, folklor gibi alanlarda araştırma yapmaları için imkânlar sunmuştur. Esir Tatar askerlerin yerleştirildiği iki kamp özellikle Macar bilim adamları ve doğulu milletlerin Macarlarla olan akrabalığının araştırılmasını ve onlarla ilişkilerin sıklaştırılmasını amaç edinen Macar Turan Derneği açısından çok önemli idi. Bu derneğin, esir kamplarında araştırma yapılması yönündeki teklifini Macar Bilimler Akademisi kabul etti. Gerekli araştırmayı yapmak üzere bazı bilim adamlarını görevlendirdi.Bu bilim adamlarından biri Macar Türkolog Ignácz Kúnos idi. Kúnos savaş yıllarında esirler arasında folklor malzemeleri topladı. Bu verileri ve düşüncelerini 3 Ocak 1916 tarihinde yapılan Macar Bilimler Akademisinin toplantısında rapor olarak sundu. Jelentés a mohamedan fogolytáborokban végzett tanulmányokról (Müslüman Esir Kamplarında Yapılan İncelemeler Hakkında Rapor)” adı altında Akademiye sunduğu bu rapor aynı yıl Budapesti Szemle adlı dergide “Tatar foglyok táborában (Tatar Esirlerin Kampında)” adıyla yayımlandı. Kúnos tekrar gözden geçirdiği raporlarını 1918 yılında Magyar Figyelő’de tekrar yayımladı.Kúnos raporunda Kırım Tatarlarından Kazan Tatarlarına, Başkurtlardan Mişerlere, Nogaylardan Türkmenlere kadar esirlerin duygu ve düşünce dünyasına tanık olmuş, bunları dile getirmiş, onlardan örnekler sunmuştur. Onun raporları Türkoloji, antropoloji, tarih gibi disiplinlere önemli kaynak oluşturduğu gibi, esir kamplarının araştırmacılar açısından bir okul görevini gördüğünü göstermekte, Macar Türkolojisinin önemini ortaya koymaktadır. Ayrıca esir kamplarındaki sosyokültürel yaşam hakkında bilgiler verilmektedir.I. Dünya Savaşı sırasında kurulan esir kampları sosyokültürel bakımdan yeterince araştırılmamış bir konudur. Avusturya-Macaristan İmparatorluğu topraklarında kurulan esir kampları bu bağlamda incelenmeye muhtaçtır. Kúnos’un bu döneme ışık tutan raporları ülkemizde hemen hemen hiç araştırma konusu olmamıştır. Bu çalışmada Kúnos’un Macar Bilimler Akademisi’ne sunduğu raporlarının ışığında, adı geçen esir kamplarında yaşayan Müslüman Türk esirlerin sosyokültürel durumları, kültür tarihine katkı amacıyla, dönemin TürkMacar ilişkileri çerçevesinde ortaya konulacaktır. Ayrıca, Macar Bilimler Akademisi’ne Kúnos, tarafından sunulan raporlar ile esir kamplarına giriş süreciyle ilgili Macar Bilimler Akademisi Arşivi (Magyar Tudományos Akadémia Levéltára) ve Macar Etnografya Müzesi Arşivi’nde (Magyar Néprajzi Múzeum Levéltára) bulunan Kúnos’a ait şahsi mektuplar, giriş süreci ile ilgili resmi yazışmaları oluşturan arşiv malzemesinden yararlanılarak, bu alanda yeni belgeler bilim dünyasına sunulacaktır.
Abstract
The Muslim-Turkic soldiers (Kazan Tatars, Crimean Tatars, Bashkirs,Mishars, Nogais, Kumyks, Turkmens) under Russian domination hadto fight in the Russian armed forces during the First World War. Twoprison camps were built in the Austro-Hungarian territory for thesesoldiers of Turkic origin who were in the Russian army and capturedby the Austro-Hungarian army. During the World War I, war prisoner camps located within the bor ders of Australian-Hungarian lands provided opportunities for Hun garian scholars to conduct research in different fields such as linguis tics, anthropology and folklore. Two camps where Tatar war prisonerswere kept were of special importance for Hungarian scholars and theHungarian Turan Association aiming to investigate the kinship re lations between eastern nations and Hungarians and to intensify therelationships with these eastern nations. The proposal of this associa tion for conducting research in war prisoner camps was approved byHungarian Academy of Sciences and they appointed some scholars toconduct this research.One of these scholars was Hunarian Turcologist Ignácz Kúnos. Kúnoscollected some folkloric data from war prisoners during the war. Hepresented the collected data and his personal opinions as a report ina meeting of Hungarian Academy of Sciences on 3 January 1916.The reported presented to the academy with the name of “Jelentés amohamedan fogolytáborokban végzett tanulmányokról” (Report ofthe investigations conducted in Muslim was prisoner camps) was alsopublished in a journal called Budapesti Szemle in the same year as anarticle entitled as “Tatar foglyok taboraban” (In the camp of Tatar warprisoners). After revising his reports, Kúnos published them again inMagyar Figyelő in 1918. In his reports, Kúnos gives information and examples about the worldsof emotions and thoughts of war prisoners including Crimean andKazan Tatars, Bashkirs, Mishars, Nogais and Turkmens. His reportshave become important sources for Turcology and anthropology stud ies and also served the function of a school for war prisoner campresearchers and thus, reveals the importance of Hungarian Tucology.Moreover, information about socio-cultural atmosphere in the warprisoner camps is also provided. The Muslim-Turkic soldiers (Kazan Tatars, Crimean Tatars, Bashkirs,Mishars, Nogais, Kumyks, Turkmens) under Russian domination hadto fight in the Russian armed forces during the First World War. Twoprison camps were built in the Austro-Hungarian territory for thesesoldiers of Turkic origin who were in the Russian army and capturedby the Austro-Hungarian army. During the World War I, war prisoner camps located within the bor ders of Australian-Hungarian lands provided opportunities for Hun garian scholars to conduct research in different fields such as linguis tics, anthropology and folklore. Two camps where Tatar war prisonerswere kept were of special importance for Hungarian scholars and theHungarian Turan Association aiming to investigate the kinship re lations between eastern nations and Hungarians and to intensify therelationships with these eastern nations. The proposal of this associa tion for conducting research in war prisoner camps was approved byHungarian Academy of Sciences and they appointed some scholars toconduct this research.One of these scholars was Hunarian Turcologist Ignácz Kúnos. Kúnoscollected some folkloric data from war prisoners during the war. Hepresented the collected data and his personal opinions as a report ina meeting of Hungarian Academy of Sciences on 3 January 1916.The reported presented to the academy with the name of “Jelentés amohamedan fogolytáborokban végzett tanulmányokról” (Report ofthe investigations conducted in Muslim was prisoner camps) was alsopublished in a journal called Budapesti Szemle in the same year as anarticle entitled as “Tatar foglyok taboraban” (In the camp of Tatar warprisoners). After revising his reports, Kúnos published them again inMagyar Figyelő in 1918. In his reports, Kúnos gives information and examples about the worldsof emotions and thoughts of war prisoners including Crimean andKazan Tatars, Bashkirs, Mishars, Nogais and Turkmens. His reportshave become important sources for Turcology and anthropology stud ies and also served the function of a school for war prisoner campresearchers and thus, reveals the importance of Hungarian Tucology.Moreover, information about socio-cultural atmosphere in the warprisoner camps is also provided.