Dergiler / Endokrinolojide Diyalog Dergisi / 2011 / Cilt: 8 - Sayı: 3

Düzenli hemodiyalize giren hastalarda sekonder hiperparatiroidili ile koroner arter hastalığının ilişkisi

Association between secondary hyperparathyroidism and coronary artery disease in patients on regular hemodialysis

Sayfa
100–104
DOI
—

Özet

Amaç: Sekonder hiperparatiroidi/hiperfosfatemi ve koroner arter hastalığı olan hemodiyaliz olgularında parathormon değerlerinin yüksekliğini anlamak. Metod: Bu kesitsel çalışma hemodiyaliz alan 36 stabil hasta üzerinde yapıldı. Bir gecelik açlık sonrası serum kalsiyum, fosfor ve intakt parathormon (iPTH) çalışıldı, aynı zamanda 12 derivasyonlu elektrokardiyografide T dalgasında simetrik negatiflik gösterilmiş göğüs ağrısı, retro sternal huzursuzluk, göğüs sıkışması ve epigastrik ağrı veya yanma şikayeti olan olguların sublingual trinitrogliserin verildikten sonra ağrılarının hafiflediği gözlendi. Sonuçlar: Olguların yaş ortalaması 46,5±17 yıl idi. Olguların hemodiyalize girme süreleri 32±36 ay (ortalama: 19 ay idi). Göğüs ağrısı %21 olguda tespit edildi. Serum iPTH 434, 455 pg/mL idi. (ortalama 309 pg/mL). Göğüs ağrısı olan veya olmayan olgularda hemodiyaliz süresi (r=0.009), hemodiyaliz seansları sayıları (r=0.029) ve serum fosfor düzeyleri (r=0.013) arasında anlamlı fark saptandı. Aynı zamanda göğüs ağrısı olan veya olmayan erkek hemodiyaliz alan olgularda serum iPTH düzeylerinde anlamlı fark saptandı (r=0.026). Tartışma: Bizim bulgularımız koroner arter hastalığı olan hemodiyalizli olgularda serum fosfor düzeylerinin daha iyi kontrol altına alınmasının önemi ve parathormon değerlerinin yüksekliğinin önlenmesini desteklemektedir.

Abstract

Objective: To understand the association between parathormone excess due to secondary hyperparathyroidism/ hyperphosphatemia and coronary artery disease in hemodialysis (HD) patients. Methods: This cross-sectional study was carried out on 36 stable patients undergoing maintenance HD. Blood samples were collected after overnight fasting for serum calcium, phosphorus, and intact serum parathormone (iPTH). The presence of cardiac chest pain was confirmed through the complaint of heart burn or epigastric pain, of retrosternal discomfort and chest compression which was confirmed by symmetrical depressed T wavea observed in the 12-lead ECG performed at that time and also by observing the relief of the pain after taking sublingual trinitroglycerine. Results: The mean age of the patients was 46.5±17 years. The length of time patients had been on hemodialysis was 32±36 months (median: 19 months). Cardiac chest pain was detected in 21% of the patients. Mean level of serum intact PTH was 434±455 pg/mL (median: 309 pg/mL). A significant relationship was found between patients with and without cardiac chest pain in duration of hemodialysis (r=0.009), number of hemodialysis sessions (r=0.029) and serum phosphorus levels (r=0.013) There was also a significant relationship between male hemodialysis patients with and without cardiac chest pain in serum iPTH levels (r=0.026). Conclusion: Our data support the importance of better control of serum phosphorus levels and also of treatment of parathormone excess in promoting prevention of coronary artery disease in hemodialysis patients.