Dergiler / Ege Pediatri Bülteni / 2001 / Cilt: 8 - Sayı: 3
Karaciğer nakli yapılan yedi çocuğun psikiyatrik değerlendirilmesi
- Dergi
- Ege Pediatri Bülteni
- Sayfa
- 133–139
- DOI
- —
Özet
Organ nakilleri, son 20-30 yıllık dönemde organ yetmezliklerinin tedavisinde bir devrim yaratmıştır. Böylece, organ nakilleriyle yaşam süreleri uzayan ve tedavi şekilleri değişen çocuklarda yaşam kalitesi ve bunu etkileyen durumların tartışılması gündeme gelmeye başlamıştır. Ancak, çocuk psikiyatrisinde organ nakilleriyle ilgili çalışmaların henüz sınırlı sayıda olduğu görülmektedir. Bu yazıda, karaciğer nakli yapılan çocuk olgularda görülmesi olası psikiyatrik sorunların araştırılması amaçlanmış; karaciğer nakli yapılmış, yaşları 10-16 arasında 4'ü kız, 3'ü erkek 7 çocuk ve gencin sosyodemografik özellikleri, tıbbi durumları ve DSM-IV tanı ölçütleri esas alınarak yapılan psikiyatrik muayene bulguları ayrıntılı olarak değerlendirilmiştir. Olgulardan 5'i nakil sonrası ilk bir yıllık dönemde değerlendirilmiş olup; 2 olguda anksiyete bozukluğu, 1 hastada duygudurum bozukluğu ve 1 hastada yıkıcı davranış bozukluğu ve sınırda zeka potansiyeli olduğu saptanmıştır. Olgu sayısının azlığı, ülkemizde karaciğer nakillerinin sınırlılığı ile ilişkili olup; gelecekte, hem olgu sayısının arttırılarak varolan verilerin daha güvenilir hale getirilmesi, hem de bu olguların uzun süreli izlemlerinde elde edilecek verilerin tartışılacağı çalışmaların yapılması planlanmaktadır.
Abstract
Both bone marrow transplantation and solid organ transplantation have undergone a revolution in the past 20-30 years, evolving from primarily experimental procedures to accepted treatment of diseases and varietes of end stage organ failure. In this paper, seven children who had been liver transplantation were evaluated about psychiatric diagnosis as DSM-IV diagnostic criterias. Four of them are girl and three of them are boy. Their ages are between 10-16. Five of the patients were evaluated after in the first year of liver transplantation. It has been estimated that, two patients have anxiety disorders, one patient has affective disorders and-one patient has distruptive disorders and borderline entellectual capacity.