Dergiler / Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / 2020 / Cilt: 0 - Sayı: 64

OSMANLI DOĞMAK SURİYELİ OLMAK; İMPARATORLUĞUN SONUNDA SINIR GEÇİŞKENLİĞİ

BORN OTTOMAN BECAME SYRIAN; BORDER TRANSITIVITY AT THE END OF THE EMPIRE

Sayfa
247–264
DOI
—

Özet

XX. Yüzyılın başında Osmanlı hakimiyetinde Bereketli Hilal bölgesi önemli bir zenginlik kaynağı ve önemli birmerkezdi. I. Dünya Savaşı ile bölgenin hakimiyeti önemli ölçüde kaybedilirken Osmanlı/Türk ve Arap sınırınıbelirleyen unsurların mobilizasyonu bölgeden olmayan İngiltere ve Fransa gibi güçlerin başa çıkmak zorunda olduğumeselelerden birisiydi. 1919 Aralığında başlayıp 1920 ortalarına kadar aktif biçimde süren Deyrizor harekatı bu sınırgeçişkenliğinin en dikkat çekici örneklerindendi. Bu harekatı gerçekleştiren Ramazan Salaş ve beraberindeki isimlerinve kabilelerin Osmanlı/Türk otoriteleriyle iletişimi olmakla birlikte savaş sonrası muğlak sınırlar tüm planları şartlaragöre değiştirmeyi gerektirmekteydi. Yine de savaşın sonunda bölgeden olmayan İngiltere ve Fransa için RamazanSalaş gibi Osmanlı geçmişi, imparatorluk aşiret mekteplerinde eğitimi olan ve son dönem Osmanlı harplerindegayrinizami garp tecrübesi olan isimler, tanımlanması zor bir o kadar da bölgedeki İngiliz-Fransız yönetici ve askerleriçin sorun yaratan aktörlerdi. Deyrizor’un İngilizlerden alınarak yağmalanması ve buranın Arap Hükümeti’nebağlanması olayı şimdiye kadarki literatürde ele alınanın aksine Arap milliyetçilerinin Türk sınırından önemliisimlerle iletişim halinde ve zaman zaman teşvikiyle gerçekleştirilmişti. Bu iletişim Mevlüd Muhlis’in RamazanSalaş’ın yerine atanmasıyla da devam etti. İmparatorluk siyasi açıdan bitmişti ancak beşeri unsurlar yeni devletyapılarına kolaylıkla adapte olamamakta, günün koşullarına uygun girişimlerde bulunurken savaş öncesi bağlantılarıkullanmaktaydı.

Abstract

At the beginning of XXth century, Fertile Crescent region under the dominance of Ottoman Empire was an important region. Deir ez-Zor operation which was started on December 1919 and lasted until the middle of 1920 was one of the most remarkable examples of this border transitivity. Although Ramadan al-Shalash and accompanying people and tribes who performed this operation were in communication with Ottoman/Turkish authorities, the ambiguous borders after the war required to change the plans accordingly. Nevertheless, people such as Ramadan al-Shalash who have experience in the Imperial Tribal Schools and have experience of irregular warfare in the final stage Ottoman wars were actors who cause problems for English-French rulers and soldiers who were not from the region. On the contrary to the literature, the pillaging of Deir ez-Zor and giving it to Arab State by taking away from the English was performed with the occasional incentive and in communication with the important people from Turkish border by Arab nationalists. This communication continued with the appointment of Mavlud Muhlis in place of Ramadan alShalash. The empire collapsed politically, however, people could not easily adapt to the new government structures and used the pre-war connections while performing enterprises of that period.