Dergiler / Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / 2020 / Cilt: 0 - Sayı: 66

KÖTÜLÜĞÜN SIRADANLIĞI VE SOSYAL MEDYA: TWİTTER’DA SURİYELİ MÜLTECİLER ÖRNEĞİ

THE BANALITY OF EVIL AND SOCIAL MEDIA: THE CASE OF SYRIAN REFUGEES ON TWITTER

Sayfa
200–219
DOI
—

Özet

Yeni iletişim teknolojilerinde meydana gelen gelişmeler ve hayatın bütün alanlarına hâkim olan dijitalleşme,toplumsal ve bireysel anlamda pek çok dönüşümü beraberinde getirmiştir. Bu dönüşüm, zaman- mekân algısındadeğişim, kimlik, gerçeklik gibi konuları kapsamakla birlikte, insani bir eylem olarak kötülüğün var olma biçimlerinive etki alanlarını da içine almaktadır. Kötülük, günümüzde dijital ortamın sahip olduğu özellikler dolayısıyla dahakolay bir biçimde, daha geniş bir kitleye, etkili bir biçimde ulaşabilmektedir. Kötülüğü anlama sorunsalına kendiniadamış bir teorisyen ve yurtsuzluğu deneyimlemiş birisi olarak Hannah Arendt’in düşüncelerinin, sosyal medyadavar olan kötülüğü anlamada yol gösterici olacağı düşünülmüştür. Arendt’in düşüncesizlik ve yargı yetisinin kaybıylailişkilendirdiği “kötülüğün sıradanlığı” kavramı bağlamında, sosyal medyada kötülüğü sorgulamaya açmak, buçalışmanın temel amacıdır. Bu amaç doğrultusunda, “Suriyeli mültecilere yönelik sosyal medyada nefret söylemigibi söylem türlerini, kötülüğün sıradanlığı ile ilişkilendirmek mümkün müdür?”, “Sosyal medya özellikleribağlamında, kötülüğün dolaşıma girmesinde etkin midir?” soruları sorulmuştur. Sosyal medyaya yönelik eleştirel biryaklaşımı esas alan çalışmada kötülük, nefret söylemi, ötekileştirme ve otoriteryen kişilik çerçevesinde, Twitter’daSuriyeli mülteciler örneği üzerinden, eleştirel söylem analizi yöntemiyle ortaya konulmaya çalışılmıştır. İncelenensöylem analizlerinden hareketle, sosyal medyada kötülük deneyimlerinin, Arendt’in kavramlarıyla sıradan, basit veyüzeysel olduğu; sosyal medyanın kötülüğün yayılımına elverişli bir ortam sağladığı, kötülüğü yaygınlaştırarakgiderek normalleştirdiği söylenebilir

Abstract

Developments in communication technologies and digitalization dominating all areas of life brought the coexistence of transformations in social and individual sense. This involves change in time-space, identity and reality perception, existence of evil as a human action, and its influence areas. Due to digital environment’s qualities, evil can reach a wider mass effectively and easily. The thoughts of Hannah Arendt, a theoretician dedicated to the problem of understanding evil, were considered guiding in understanding evil on social media. This study aims to bring evil on social media to question in terms of the “banality of evil” associated with absence of thinking and loss of judgement capacity. Questions "Is it possible to associate discourse types like hate speech towards Syrian refugees on social media with the banality of evil?" and "Is it effective in evil’s circulation regarding social media features?" were asked. With a critical approach, evil was presented within hate speech, marginalization and authoritarian personality using critical discourse analysis with Syrian refugee Twitter examples. Based on discourse analysis, it can be stated experiences of evil on social media are ordinary, simple and superficial in Arendt’s terms; social media provides a convenient environment to spread and normalize evil by popularizing it.