Dergiler / Diyanet İlmi Dergi / 2015 / Cilt: 51 - Sayı: 1
Eș'Arî ve Ebu'l-Muîn en-nesefî'de kesb teorisi
- Dergi
- Diyanet İlmi Dergi
- Sayfa
- 71–100
- DOI
- —
Özet
İnsanın eylemindeki rolü, davranışların sahibininkim olduğu ve olup bitenlerin kim tarafından tayinve takdir edildiği sorusu, İslam düşünce tarihinin ilktartışmalarına konu olmuştur.Bir yandan cahiliyeden kalma her şeyin dehr tarafından belirlenmiş olduğu şeklindeki fatalizmdendoğan Cebriye, diğer yandan kökenlerini felsefetarihinde bulabileceğimiz ve insan sorumluluğunu esasalan özgürlükçü kader anlayışı. Bunlardan birincisiniulûhiyet merkezli, ikincisini insan merkezli olarakkabul edebiliriz. Bu makale, bunların arasında bir yerdeolan kesb ile ilgilenmektedir. Eşarî ve Nesefî, bumakalenin ana mihverini oluşturmaktadır. Çünkü ilki,kavramı sistematik bir biçimde kader paradigmasınınmerkezine yerleştirmiştir. İkincisi de, kesbi oluşturan altkavramların tahlilini Mutezile diyalektiği çerçevesindeuzunca bir biçimde ortaya koymuştur. Ekol olarakfarklı çizgilere ait bu iki düşünürün, dönemin şartlarıdikkate alındığında benzer görüşleri savunduklarıanlaşılmaktadır. Kaynakları incelediğimizde, iki isminde ulûhiyeti esas aldığını ancak Nesefînin insansorumluluğuna ve özgürlüğüne daha fazla yer verdiğinigörmekteyiz. Bununla birlikte kader tartışmaları,bağlamından ve tarihinden koparılarak okunduğunda,ilgili düşünürlerin anlayışları yanlış yorumlanabilir.
Abstract
The questions of the roleof human on his/heractions, and who is theowner of behaviors, andwho is the determinerof the happenings havebeen the subject of the firstdebates of the history ofIslamic thought.On one side we haveJabriyah, which wasstemmed from the fatalismof Jahiliyyah that believedeverything was determinedby the time (dahr) on theother side liberal conceptof fate based on the humanresponsibility which wecan find its root in historyof philosophy. We canaccept the first one as thedivinity-centered and thelatter human-centered.This article deals withthe kasb which standsbetween them. Al-Ash ariand al-Nasafi consist of theaxis of this article. The firstone, placed the concept ina systematic manner to thecenter of fate paradigm. Thelatter revealed the analysisof the sub-concept of whatconstitutes kasb in detail inthe framework of Mutazilahdialectics. It is understoodthat these two thinkers ofdifferent schools defendedsimilar thoughts at thattime. When we investigatethe sources, though al-Nasafi gave more space tohuman will and liberty,we see that both thinkersgrounded their thoughtson the divinity-centeredunderstanding. However,when the debates regardingfate are handled apart fromthe context and history thethoughts of thinkers couldbe misunderstood.