Dergiler / Dil Dergisi / 2009 / Cilt: 0 - Sayı: 146

Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde “mikro öğretim tekniği”: Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi hazırlık sınıflarında karşılaştırmalı bir çalışma

Use of the “micro teaching method” for teaching Turkish as a foreign language: A comparative study on prep students at Kyrgyz Turkish Manas University

Sayfa
49–70
DOI
—

Özet

İletişim, enformasyon ve bilişim alanındaki hızlı dönüşümlerle betimlenen küresel dünya, doğası gereği bütünleşen, herkesi bir şekilde içine alan ve herkese kendine ait kültürün damgasını vurmak itibariyle benzeştiren bir dünyaya işaret etmektedir. Küresel dünyanın dayattığı bu süreç, her ülkeye kendi kültürel varlığının temsili ve gücü olarak dilini koruma ve geliştirme sorumluluğu yüklemektedir. Kültürlerarası var olma sürecinin dil-diyalog ekseninde ön plana çıktığını düşündüğümüzde, dünya ölçeğinde farklı lehçeleriyle birlikte yaklaşık iki yüz milyon insanın konuştuğu dil olarak dikkati çeken Türkçenin önemi kendiliğinden belirginlik kazanmaktadır. Küresel boyutta bir yandan Avrupa Birliğine üyelik çalışmaları ile diğer yandan Kıbrıs, Kafkaslar ve Orta Asya hattında ekonomik, politik ve kültürel açılımlarıyla göze çarpan Türkiye, bu eksende Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi uygulamalarında yeni programlar geliştirmekte ve bilimsel araştırmalara hız kazandırmaktadır. Bu çalışmalar, Avrupa dil konseyinin 2000 yılında belirlediği dil ölçütlerinde “dilin kullanımına önem verilmesi” kararına koşut ilerlemiş, kapsam lı eğitim programları ve yeni öğretim materyalleri geliştirilmiştir. Söz konusu çalışmalar kuramsal dayanağını “iletişimsel kapasite”, “dil yetisi”, “konuşma eylemi”,“iletişimsel eylem” kavramlaştırmalarına göndermede bulunan Toplum dilbilimsel yaklaşımdan almıştır. Bu yaklaşımdan beslenen kuramsal açılımların öngördüğü dil öğretim yaklaşımlarının zenginleştirilmesi adına, içerdiği sistematik ve rasyonalist stratejiler bakımından etkin bir şekilde uygulanan “Mikro Öğretim Tekniği”nin geliştirilerek kullanılması bu alandaki çalışmalara yeni bir boyut kazandırmaktadır..

Abstract

The global world that is characterized by the rapid transformations in the fields of communication and information technologies, as a natural result of the process, points out to a world order that encompasses and uniforms everyone by labeling them all with its prevailing culture. This process which is imposed by the global world, charges every single country with the responsibility of protecting and improving its language as a representation and power of the cultural heritage. As we consider the significance the intercultural survival process has gained at the level of language and dialogue, we could better understand the significance of Turkish at the global level, as being a language spoken by nearly two hundred million people worldwide. Calling the international attention over itself, both by the EU membership process and its economical, political and cultural initiatives in Cyprus, Caucasia and Central Asia, Turkey has been developing new programs and has speeded up the scientific studies related with the issue of teaching Turkish as a foreign language. These studies have been executed parallel with the criteria of ‘attaching importance to the way language is used’ of 2000 European language council; moreover, comprehensive educational programs and new teaching materi als have been worked out. The theoretical ground of these studies could be found in the sociolinguistic approach that refers to the concepts of ‘communicational capacity’, ‘language competence’, ‘speech-act’ and ‘communicational act’. With the aim of enriching the language teaching methods being proposed by the theories that are fed upon this approach, the use of an elaborated version of ‘ Micro Teaching Method’ for the rich systematic and rationalist strategies it contains, is believed to add new dimensions to the current studies in this field.