Dergiler / Damar Cerrahi Dergisi / 2002 / Cilt: 11 - Sayı: 3
İzole radial ya da ulnar arter yaralanmalarına yaklaşımda cerrahi ikilem: Tamir-ligasyon
- Sayfa
- 122–128
- DOI
- —
Özet
Giriş-Amaç: Literatürde bildirilen açık kalma oranlarının farklılığı nedeniyle radial ya da ulnar arterin izole yaralanmalarına cerrahi yaklaşımın ne yönde olması gerektiği halen tartışmalıdır. Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde bu şekilde yaralanmalara yaklaşım şekli arteriyel devamlılığın sürdürülmesi amacıyla tamir yönündedir. Bu çalışmanın amacı tamir uyguladığımız radial ya da ,ulnar arter yaralanmalarına ait orta dönem açık kalma sonuçlarımızın değerlendirilmesidir. Hastalar-Metod: Bu çalışma Haziran 1999- Haziran 2002 tarihleri arasında Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalında radial ya da ulnar arter yaralanması nedeniyle cerrahi tedavi uygulanan 24 hastayı kapsamaktadır. Hastalara ait kayıtlar retrospektif olarak dosyalarından elde edilmiştir,Tamir yapılan arterdeki açıklığın değerlendirilmesi renkli doppler ultrasonografi, el fonksiyonlarının değerlendirilmesi ise postoperàtif poliklinik kontrolü sırasında alınan anamnez ve yapılan fizik muayene ile sağlanmıştır. Sonuçlar: Hastaların 23'ü erkek, 1'i kadındı. Yaş ortalaması 26.9 ± 10.3(3-52) olarak bulundu. Arter kesilerinin 21 hastada "kendi-kendini yaralamaya", 3 hastada ise iş-trafik kazasına ikincil olarak ortaya çıktığı saptandı. Onbeş hastada ise arter yaralanmasına tendon ve sinir kesişi eşlik ediyordu. Kontrol amacıyla 18 olguya ( % 75.0 ) erişilebildi. Operasyondan sonra ortalama takip süresi 10.1 ±4.8 (1-18) aydı. Doppler ultrasonografi ile yapılan kontrollerde tamir yapılan arterlerin 14'ünün ( % 77.7 ) açık olduğu saptandı. El fonksiyonlarına ilişkin şikayetlerin (klodikasyo, hareket kısıtlılığı, his ve güç kaybı gibi) arter yaralanmasına tendon ve sinir kesişi eşlik eden olgularda ortaya çıktığı görüldü.Tartışma: Açık kalma oranlarının yayınlara göre değişiklik göstermesi nedeniyle her merkez radial ya da ulnar arter yaralanmalarına yaklaşımını kendisi belirlemektedir. İzole radial ya da ulnar arter yaralanmalarında ligasyona göre tamir yapılarak arter devamlılığının sağlanmasının aşağıdaki nedenlerden ötürü hastaya daha fazla yarar sağlayacağına inanmaktayız. 1)Doğal arteriyel anatominin korunması ileride gerekecek invaziv arteriyel monitorizasyonlara, arteriovenöz fistül işlemlerine ve greft ihtiyaçlarına yönelik alternatif kaynak sağlar. 2) İleride ortaya çıkacak benzeri yaralanmalar sonrasında elin dolaşımının tek bir artere bağlı kalması önlenir. 3) Damar cerrahisinde asistan eğitimini için bir fırsat yaratılır.
Abstract
Background: Due to the diversity of patency rates reported in the literature the surgical management of isolated radial or ulnar artery laceration remains still controversial. The philosophy of our department is repairing the lacerated artery in such injuries.; The aim of this study is to evaluate the midterm patency results of our operations performed to radial or ulnar artery laceration Patients and Methods: This study includes 24 patients who underwent arterial reconstruction for isolated radial or ulnar artery laceration between June 1999 and June 2002 at Trakya University Medical Faculty Department of Cardiovascular Surgery. The hospitalization records and operative, logs were retrospectively reviewed in order to obtain patient demographics. The patency of repaired arteries was evaluated via color doppler ultrasonography, and hand functions evaluated during postoperative visits. Results: There were 23 males and 1 female with a mean age of 26.9 ± 10.3 (3 to 52 years) Twenty-one of the patients had self-inflicted glass wounds on their forearms. Three patients were victims of traffic or home accidents. Nine patients had only arterial, laceration while 15 patients had additional nerve and tendon injuries. Eighteen patients (75 %) returned for follow-up. The mean:follow-up period was 10.1 ± 4.8 months (1 to 18 months). The patency rate was found 77 % (n:14) In color doppler examination. Hand functions were normal in patients who had only arterial laceration. Neuropathic symptoms (such as claudication, cold intolerance, paresthesia and hand weakness ) were detected in patients with additional nerve and tendon injury. Conclusion: Because of the variation of patency rates, every department has determined its own private policy for the isolated radial or ulnar artery injury. Contrary to some reports, we conclude that the repair of injured forearm arteries may have greater benefits than ligation, such as (1) the preservation of native arterial anatomy that will serve as a cannulation site, inflow for the arteriovenous fistula or a conduit for bypasses, (2) the prevention of hand ischemia from similar injuries in future, and (3) serving as an opportunity for residency training