Dergiler / Damar Cerrahi Dergisi / 2006 / Cilt: 15 - Sayı: 3
Aortoiliofemoral tıkayıcı arter hastalıklarda risk faktörleri, cerrahi tedavi sonuçlarımız ve orta dönem takip
- Sayfa
- 25–29
- DOI
- —
Özet
Amaç: Çalışmamızda aterosklerotik aortoilifemoral tıkayıcı hastalıklarda risk faktörleri ve cerrahi tedavi sonuçlarımızı retrospektif olarak değerlendirmeyi amaçladık. Yöntem: Mart 2001 ve aralık 2005 tarihleri arasında 133 elektif hasta aterosklerotik aortoilifemoral tıkayıcı hastalık nedeniyle kliniğimizde ameliyat edildi. Hastaların 128'i erkek 5'i kadın ve yaş ortalaması 59.78±9.47 yıl (36-85 yaş arası) idi. Tüm hastalar hasta anamnezi, fizik muayene, karotis ve alt ekstremite arteriyel sisteminin Doppler ultrason incelemesi, koroner anjiografi ve aortoiliak ve alt ekstremite arteriografisi ile değerlendirildi. Bulgular: Eşlik eden hastalık ve risk faktörü olarak 97 hastada (%72.9) sigara içme alışkanlığı, 78 hastada (%58.6) koroner arter hastalığı, 33 hastada (%24.8) hipertansiyon, 17 hastada (%12.7) hiperlipidemi, 15 hastada (%11.2) diyabet, 13 hastada (%9.8) kronik obstrüktif akciğer hastalığı ve 7 hastada (%5) renal hastalık vardı. Koroner arter hastalığına sahip 78 hastanın 35'inde (%26) aortoilifemoral tıkayıcı hastalığın cerrahi tedavisinden önce 27 hastada (%20) koroner arter bypass greft ve 8 hastada (%6) perkütan transluminal koroner anjioplasti yapıldı. Hastaların 69'una (%51.8) aortobifemoral baypas greft, 34'üne (%25.5) aortofemoral baypas greft, 17'sine (%12.7) iliofemoral baypas greft, 9'una (%6.7) ekstraanatomik baypas greft ve 2'sine (%1.5) aortobiiliak baypas greft ve 2'sine (%1.5) aortoiliak baypas greft ameliyat yapıldı. Hastaların 19'una (%14.2) eşzamanlı olarak femoropopliteal baypas greft ameliyatı yapıldı. Ortalama takip süresi 13.8 ay (3-58 ay) idi. Toplam ölüm oranı 2.2 idi. Tüm olgularda greft açıklık ve ekstremite kurtarma oranı %99.3 idi. Sonuç: Aortoiliofemoral tıkayıcı hastalıklarda cerrahi tedavi orta dönem iyi greft açıklık ve ekstremite kurtarma oranları ile güvenli bir metottur ve iyi seçilmiş hastalarda düşük riske sahiptir.
Abstract
Background: In this study, we aimed to evaluate our retrospective risk factors and surgical treatment results in the aortoiliofemoral occlusive disease. Methods: Between March 2001 and December 2005, 133 elective patients were operated in our clinic owing to aortoiliofemoral occlusive disease. There were 128 men and 5 women. The mean age of the patients were 59.78±9.47 years (range,36 to 85 years). All patients were evaluated with history and physical examination of the patients, Doppler ultrasound examination of the carotis and lower extremity arteries, coronary angiography, and aortoiliac and lower extremity arteriography. Results: The comorbid diseases and risk factors were smoking (n-97;72.9%), coronary artery disease (n=78;58.6%), hypertension (n=33;24.8%), hyperlipidemia (n=17;12.7%), diabetes mellitus (n=15; 11.2%), chronic obstructive pulmonary disease (n=13;9.8%), and renal disease (n=7;5%). A total of 35 patients (26%) underwent coronary artery bypass grafting (n=27;20%) or percutaneous transluminal coronary angioplasty (n-8;6%) before being performed surgical treatment of the aortoiliofemoral occlusive disease. Sixty-nine patients (51.8%) underwent to aortobifemoral bypass graft, 34 patients (25.5%) to aortofemoral bypass graft, 17 patients (12.7%) to iliofemoral bypass graft, 9 patients (6.7%) to extraanatomic bypass graft, 2 patients (1.5%) to aortobiiliac bypass graft, end 2 patients (1.5%) to aortoiliac bypass graft. Nineteen patients (14.2%) were also performed simultaneous femoropopliteal bypass graft. Mean follow-up was 13.8 months (range, 3 to 58 monts). The overall mortality rate was 2.2%. Overall patency and limb salvage rates was 99.3%. Conclusion: Surgical reconstruction of aortoiliofemoral occlusive disease is a safe method with good middle-term results in patency and limb salvage rates and has low risk in the selected patients.