Dergiler / Dicle Tıp Dergisi / 2022 / Cilt: 49 - Sayı: 2

Büyüme Hormonu Tedavisi alan Çocukların Klinik Özellikleri ve Tedaviye Yanıtlarının Değerlendirilmesi

Retrospective Comparison of Chemotherapy Plus Anti-HER2 Therapies at First-line Treatment in Patients with Metastatic Gastric Adenocarcinoma

Sayfa
352–360
DOI
—

Özet

Amaç: Boy kısalığı olan çocuklarda etiyolojik neden sıklıkla normalin varyantı boy kısalıklarıdır. Bununla birlikte, büyüme hormonu eksikliği (BHE) çocukluk çağında boy kısalıklarının nadir ancak önemli bir nedenidir. Bu çalışmada BHE tanısı ile takip edilen çocukların klinik özellikleri ve tedavi yanıtlarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntemler: Büyüme hormonu eksikliği tanısı konulan 152 hastanın dosya kayıtları incelendi. Büyüme hormonu eksikliğine neden olan tanı, antropometrik ölçümler, laboratuvar incelemeler, büyüme hormonu (BH) uyarı testleri ve recombinant BH (RBH) tedavisine alınan yanıtlar kaydedildi. Bulgular: Büyüme hormonu eksikliğinin en sık nedeni idiopatik büyüme hormonu eksikliği (İBHE) iken, çoklu hipofiz hormon eksikliği (ÇHHE) ikinci en sık nedendi. İdiopatik büyüme hormonu eksikliği en sık erkek çocuklarda tespit edildi. Büyüme hormonu eksikliği saptanan olgularda en sık radyolojik patoloji empty cella idi. Ortalama serum IGF-1 ve IGFBP3 düzeyleri sırasıyla 110.8±73 ng/ml ve 2.98±1.51ng/ml bulundu. Ortalama RBH dozu 0.03±0.004 mg/kg/gün idi. Yıllık büyüme hızı (YBH)’ndaki en büyük artış RBH tedavisinin birinci ve altıncı yıllarında saptandı. Çoklu hipofiz hormon eksikliği saptanan hastaların RBH tedavisi altında YBH SDS değerleri anlamlı düzeye ulaşmamakla birlikte, İBHE’li olgulara gore daha yüksekti. Rekombinant BH tedavisi sırasında en sık gözlenen yan etki baş ağrısı idi. Sonuç: İdiopatik büyüme hormonu eksikliği erkek çocuklarda daha sıktır. Büyüme hormonu eksikliği saptanan tüm olgularda diğer hipofiz hormonları denetlenmeli ve olası hipotalamohipofizer patolojilere yönelik radyolojik görüntüleme yapılmalıdır. Çoklu hipofiz hormon eksikliği saptanan hastaların RBH tedavisi altında YBH SDS değerleri anlamlı düzeye ulaşmamakla birlikte, İBHE’li olgulara göre daha yüksektir.

Abstract

Aim: We aimed to compare the efficacy and the safety of cisplatin plus 5-FU plus trastuzumab and mFOLFOX-6 plus trastuzumab at first-line treatment in HER2-positive metastatic gastric cancer. Method: It was a retrospective observational monocentric study. Patients diagnosed with HER2-positive metastatic gastric adenocarcinoma between January 2013 and December 2020 in Dr AY Ankara Oncology TRH were screened. Patients treated at least one cycle of treatment with either CF-T or mFOLFOX-T were included. Survival outcomes and treatment compliance of patients were compared between groups. Results: Of 52 patients, 55.8% (n=29) of patients were treated with CF-T, and 44.2% (n=23) with mFOLFOX-T. The median age at diagnosis was 60 years (IQR: 52-70) in the CF-T and 64 years (IQR: 59-70) in the mFOLFOX-T groups. De novo metastatic disease comprised 96.6% (n=28) of patients in the CF-T and 69.6% (n=16) in the mFOLFOX-T groups (p=0.016). Both IHC3+ and ISH positivity were observed 82.8% (n=24) of patients in the CF-T and 56.5% (n=13) in mFOLFOX-T groups (p=0.038). The mPFS was 10.4 months (95% CI 8.7-12.2) in the CF-T and 6.5 months (95% CI 5.5-7.6) in the mFOLFOX-T groups (p=0.532). The mOS was 12.2 months (95% CI 11.3-13.2) in the CF-T and 12.5 months (95% CI 9.8-15.5) in the mFOLFOX-T groups (p=0.974). No statistically significant difference regarding at least one dose reduction (31.0% vs 21.7%, p=0.453) and at least one dose delay (24.1% vs 21.7%, p=0.838) was observed between groups. Conclusion: It was revealed that CF-T and mFOLFOX6-T had similar efficacy and tolerability in patients with HER2-positive metastatic gastric adenocarcinoma.

Anahtar kelimeler: büyüme hormonu eksikliği, çocuklar, büyüme hormonu tedavisi.