Dergiler / Çocuk ve Gençlik Ruh Sağlığı Dergisi / 2012 / Cilt: 19 - Sayı: 1
TÜRKİYE'DE DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞUNDA TEDAVİ UYGULAMALARI VE YAŞAM KALİTESİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: 12 AYLIK PROSPEKTİF GÖZLEMSEL BİR ÇALIŞMA
- Sayfa
- 5–16
- DOI
- —
Özet
Amaç: Uluslararası, çok merkezli, 12 aylık prospektif, gözlemsel bir çalışmanın Türkiye verilerinin analizi ile Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) için reçete edilen tedavi rejimlerini ve hastaların yaşam kalitelerini tanımlamak amaçlanmıştır. Yöntem: Yaşları 6-17 arasında, DEHB nedeniyle tedavi edilen 283 hasta, Çocuk ve Ergen Belirti Envanteri-4 Ebeveyn Formu (ÇBE-4), Klinik Global İzlem - DEHB Şiddet Ölçeği (KGİ-Ş) ve Çocuk Sağlık ve Hastalık Profi li- Çocuk Versiyonu (ÇSHP-ÇV)-Ebeveyn formu kullanılarak değerlendirildi. Hastalar tedavi alan ve almayan gruplandırıldı. Sonuçlar: Çalışmada DEHB tanısı konan çocuk ve ergenlerin %76sının farmakoterapi, psikoterapi veya her iki tedaviyi de aldıkları gözlendi. Geriye kalan %24ü ise ya tedavi almıyordu ya da diğer alternatif bir tedavi alıyordu. Tedaviler karşılaştırıldığında en büyük hasta grubunu başlangıçta sadece farmakoterapi alan hastalar (%37.1) oluşturuyordu ve 12. aydaki değerlendirmede, farmakoterapi ile tedavi edilen hastaların oranı %83.6ya yükselmişti. Çalışma başlangıcında, tedavi grupları arasında demografi k veriler, DEHB şiddeti ve ek tanılar açısından anlamlı bir fark görülmedi. Başlangıçta, hastalarda bütün yaşam kalite parametrelerinin bozuk olduğu ve tedavi grubunda yaşam kalitesinin daha da bozuk olduğu görüldü. Tartış- ma: Türkiyedeki DEHB hastalarının yaşam kalitesi tanı esnasında bozulmuştur ve tedavi kararının verilmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Bu çalışma sonuçlarının ileride DEHB tedavi uygulamaları ile ilgili yapılacak çalışmalar için bir temel oluşturacaktır.
Abstract
Objective: Primary objective was to describe the treatment regimens prescribed for Attention Defi cit Hyperactivity Disorder (ADHD) and the patients quality of life (QoL) via data analyses for Turkey from an international, multicentered, 12- month prospective observational study. Method: 283 patients aged between 6-17 years who were being treated for ADHD were assessed by using the Child and Adolescent Symptom Inventory-4 Parent Checklist, Clinical Global Impressions-ADHD-Severity scale, QoL and Child Health and Illness Profi le-Child Edition (CHIP-CE) parent report form. Patients were grouped as treatment and non-treatment groups. Results: In the study, it was observed that 76% of the children and adolescents diagnosed with ADHD received pharmacotherapy, psychotherapy or both. The remaining 24% received either no treatment or another alternative treatment. When treatment practices were compared, the biggest group of patients consisted of those who had received pharmacotherapy alone at baseline (37.1%) and at the 12th month visit, the percentage of patients being treated with pharmacotherapy had increased to 83.6%. No statistically signifi cant difference was observed between treatment groups for baseline demographics, ADHD symptom severity, and comorbid diagnoses. Baseline QoL of patients was impaired in all parameters and was more impaired in the treatment cohort. Discussion: QoL of ADHD patients in Turkey is impaired at the time of diagnosis and impaired QoL seemed to play a substantial role in giving the decision for treatment. Results of this study will provide a base for future ADHD treatment practice studies.