Dergiler / Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Dergisi / 1999 / Cilt: 42 - Sayı: 3

Van yöresinde adölesan çağındaki kız çocuklarında kızamıkçık seroprevalansı

Rubella seroprevalence in adolescent girls in the Van region

Sayfa
351–356
DOI
—

Özet

Bu çalışmada Van bölgesinde yaşayan ve yaşları 11 ile 21 yıl arasında değişen 410 kız çocuğunda kızamıkçık seroprevalansı araştırıldı. Amacımız bölgemizdeki adölesan yaş grubundaki kızlarda kızamıkçık seroprevalansını ortaya koymaktı. Vakaların tümünde ELISA yöntemiyle antirubella IgG ve IgM düzeyleri çalışıldı. Rubella ile parvovirus arasında çapraz reaksiyon bulunduğundan antirubella IgM sonucu pozitif olan vakalarda ek olarak antiparvovirus IgM düzeyine de bakıldı. On vakada hem antirubella IgM hem de antiparvovirus IgM pozitif bulunduğundan bu vakalar çalışmaya alınmadı. Vakalarımızdan 110'u erken (11-13 yıl arasında) adölesan, 180'i orta (14-17 yıl arasında) adölesan, geriye kalan 110 (17-21 yıl arasında) vaka ise geç adölesan döneminde yer almaktaydı. Sosyoekonomik yönden değerlendirildiğinde 150 vakanın sosyoekonomik düzeyi iyi, 250 vakanınki kötüydü. Vakalarımızın 18'inde (%4.5) antirubella IgM' in pozitif olduğu, 22'sinde (%5.5) antirubella IgG ve IgM' in negatif, geriye . kalan 360 (%90) vakada ise IgG'nin pozitif olduğu bulundu. Çalışmada 11-13 yaş grubundaki vakaların %90'ında, 14-17 yaş grubundakilerin %87.9'unda, 18-21 yaş grubundaki vakaların ise %93.7'sinde antirubella IgG' nin pozitif olduğu saptandı. Vakaların yaş ve sosyoekonomik düzeyi ile serum IgG pozitifliği arasında istatistiksel olarak fark olmadığı görüldü (p>0.05). Sonuç olarak yöremizde adölesan çağındaki kız çocuklarında kızamıkçık seroprevalansının oldukça yüksek (%90) oranda olduğunu, bununla beraber vakaların %5.5'inde seronegatiflik saptandığından özellikle kız çocuklarının kızamıkçık yönünden rutin olarak aşılanmasının uygun olacağını söyleyebiliriz.

Abstract

In this study, rubella seroprevalence was investigated in 410 adolescent girls in the Van region whose ages ranged between 11 and 21 years. Antirubella IgG and IgM levels in all patients were studied by ELISA method. In all patients testing antirubella IgM positive, anti-Parvovirus IgM levels were also studied because a cross reaction might be observed between rubella and Parvovirus. Ten patients who tested antirubella IgM and anti-Parvovirus IgM positive were not included in the study. Of the remaining 400, 110 patients were in the early period (between 11-13 years) adolescence, 180 patients were in the middle period (between 14-17 years), and 110 patients were in the late period (between 18-21 years). The socioeconomic status was high in 150 patients and low in 250 patients. Antirubella IgM was positive in 18 (4.5%) patients, and antirubella IgG and IgM were negative in 22 (5.5%) patients. Antirubella IgG was positive in the remaining 360 (90%) patients. The serum antirubella IgG level was positive in 90 percent patients in the group aged 11 to 13 years, in 87.9 percent patients in the group aged 14 to 17 years, and in 93.7 percent of patients in the group aged 18 to 21 years. There was not a statistically significant difference between antirubella IgG positivity, age groups and the socioeconomic status of the girls (p>0.05). In conclusion, we emphasize that the seroprevalence of rubella was fairly high (90%) in adolescent girls in our region (it was the highest ratio in the group of 18-21 year olds). Furthermore, we believe that the rubella vaccine should be routinely performed in the girls because seronegativity was established in only 5.5 percent of the patients.