Dergiler / Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Derg. / 2003 / Cilt: 1 - Sayı: 8-9
Okul Öncesi Dönem Çocuklarının Konuşmalarının Akıcılık Özelliklerinin İncelenmesi
- Sayfa
- 23–35
- DOI
- —
Özet
Araştırma 2:6-5:6 yaş (2 yaş 6 ay-5 yaş 6 ay) grubundaki çocukların konuşmalarında hangi tip akıcılık kusurlarını hangi sıklıkla sergilediklerini ve bu akıcılık kusurlarının gelişimsel bir yapı gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2:6-5:6 yaş arası 96 çocuk oluşturmuştur. Örneklemi oluşturan çocukların konuşma örnekleri serbest oyun ortamında kaydedilmiştir. Konuşma örneklerinin transkripsiyonu yapıldıktan sonra 300 sözcüklük bölümünde sergilenen akıcılık kusurlarının sıklıkları belirlenmiştir. Akıcılık kusurlarının sıklık yüzdeleri açısından, yaş grupları arasında fark bulunup bulunmadığını belirlemek amacıyla Kruskal-Wallis Testi kullanılmıştır. Yaş gruplarının, akıcılık kusurlarının sıklık yüzdeleri açısından ikili olarak birbirleri ile karşılaştırılması amacıyla Mann-Whitney-U testi uygulanmıştır. Cinsiyet, SED ve anne babanın eğitim düzeyi gibi değişkenlerin akıcılık kusurları üzerinde herhangi bir etkisi olmadığı görülmüştür. Akıcılık kusurları tüm yaş gruplarında gözlenmiştir. Elde edilen bulgular çerçevesinde okulöncesi dönemde gözlenen akıcılık kusurlarının gelişimsel bir yapı sergilediği düşünülmüştür.
Abstract
It was aimed to determine the types of disfluencies in the speeches of the children between the ages of 2:6-5:6 (2 year and 6 months- 5 years and 6 months) and the developmental nature their disfluencies. It was designed as a cross-sectional study. 96 children were included in the study. The speech samples of the children recorded during free play. The recorded speech samples were transcribed and the frequency of disfluencies in 300-word portion of each speech sample was determined. Kruskal-Wallis test was used to determine the differences among age groups for the frequencies of disfluencies in children. Man-Whitney U test was used to compare age groups between each other for the frequencies of disfluencies in children. It was concluded that the disfluencies observed during early childhood must have a developmental nature.