Dergiler / Çanakkale Araştırmaları Türk Yıllığı / 2016 / Cilt: 14 - Sayı: 21
Cezayirli Gâzi Hasan Paşa'nın Çanakkale Civarındaki Eserleri
- Sayfa
- 47–78
- DOI
- —
Özet
Cezayirli Gazi Hasan Paşa Osmanlı döneminin ünlü devletadamlarından biridir. Hasan Paşa 18. yüzyılın ikinci yarısında kaptan-ıderyalık ve sadrazamlık görevlerinde bulunmuş; özellikle denizcilikalanındaki başarıları ve kahramanlıklarıyla "gâzi" ünvanını almıştır.Cezayirli Gazi Hasan Paşa ülkenin birçok yerinde hayır eserleriinşa ettirerek onları vakıflarla desteklemiştir. Onun beş adet vakfiyesibilinmektedir. Bu vakfiyelere göre Hasan Paşa; İstanbul'da çok sayıdaçeşme, bir cami, mektep ve Kalyoncular kışlası, Vize, Limni, Sakız, İstanköyve Rodos'ta dinî ve sosyal yapılar inşa ettirmiştir. Vakfiyelerde, yukarıdasayılan yerlerden başka Çanakkale çevresinde de hayır eserleri yaptırdığıve bunlar için gelirler tahsis ettiği görülmektedir. Paşa'nın Çanakkalecivarındaki eserlerinin başında Nara burnunda yaptırdığı cami, tekke,hamam ve çeşmeler gelmektedir. Bunlardan başka Çanakkale (Kal'a-iSultaniye) şehri içinde iki çeşme, Kilitbahir'de bir çeşme, Ezine'ye bağlıSultanhisarı nahiyesinde bir cami, Yerkesiği'nde çiftlik, konak, hamamgibi binalar yaptırmıştır. Vakfa gelir getirmek üzere Gelibolu'da bir ev,Kilitbahir, Nara gibi yerlerde dükkanlar, Yerkesiği ve Kalabaklı civarındadeğirmenler tahsis etmiştir.Cezayirli Gazi Hasan Paşa'nın Çanakkale civarındaki yapılarındangeriye sadece Yerkesiği'ndeki harap konak ile Nara'da askeri alandakorunan iki çeşmenin kitabesi kalmıştır. Buna karşılık Nara'daki cami, tekke,hamam, Çanakkale şehrindeki ve Kilitbahir'deki çeşmeler ile Sultanhisarınahiyesindeki cami ile Yerkesiği çiftliği ve hamam gibi yapılar ortadankalkmıştır. Hasan Paşa'nın zaman zaman ikamet ettiği Yerkesiği'ndekikonak, kule tarzı mimarisiyle araştırmacıların ilgisini çekmiştir. Bu tarzkule-ev yapıları özellikle Ege denizi çevresinde Ortaçağ'dan itibarengörülebilmektedir. Türk mimarisinde 15. yüzyıldan Manisa Sarayı'ndakikule ev bu türün erken örneklerindendir. Geç Osmanlı mimarisinde iseözellikle Batı Anadolu'da böyle yapılarla karşılaşılmaktadır.
Abstract
Ghazi Hasan Pasha of Algiers was among the prominent state figures of the Ottoman Period. He served as the Admiral-in-Chief and Grand Vizier in the second half of the 18th century and was given the title of "Ghazi" (Warrior) due to his achievements and valour particularly at sea. Ghazi Hasan Pasha had charity works built across the country and financially supported them with charitable foundations. There are five foundation deeds of him known to the researchers. According to these documents, he had many fountains, a mosque, a school and a sailors' barracks constructed in Istanbul and religious and social structures in Vize (Byzas), Limni (Lemnos), Sakız (Chios), İstanköy (Kos) and Rodos (Rhodes). The deeds also show that other than the aforementioned works, he had charitable works in the environs of Çanakkale and he had created income sources for these structures. Among these works are a mosque, a tekke (Islamic lodge), a hammam (Turkish bath) and fountains constructed by the Pasha on the Nara Point. He also had two fountains in Çanakkale (Kal'a-i Sultaniye), a fountain in Kilitbahir, a mosque in Sultanhisar-Ezine, and a farm, a mansion and a hammam in Yerkesiği. A house in Gelibolu (Gallipoli), shops in such locations as Kilitbahir and Nara and mills in Yerkesiği and Kalabaklı were allocated to financially support the foundation. Only a ruined mansion in Yerkesiği and the inscriptions of two fountains in a military zone in Nara have remained from the works of Ghazi Hasan Pasha in Çanakkale. However, the mosque, tekke and hammam in Nara, the fountains in Kilitbahir and Çanakkale, the mosque in Sultanhisar, and the farm and the hammam in Yerkesiği were ruined. The mansion in Yerkesiği where Hasan Pasha stayed from time to time has attracted much scholarly attention thanks to its tower-like architecture. The construction of such tower-houses on the Aegean coastline can be traced back to the Medieval Age. The tower-house in the Manisa Palace from the 15th century is one of the early examples of this kind. As for the Late Ottoman architecture, one can find such works especially in Western Anatolia.