Dergiler / lnternational Journal of Geography and Geography Education / 2018 / Sayı: 37

TÜRK COĞRAFYACILIĞINDA DÖRT GELENEK: AMPİRİK BİR ANALİZ

The Four Traditions in Turkish Geography: An Empirical Analysis

Sayfa
79–93
DOI
—

Özet

Bu çalışmada, ilk defa Amerikan coğrafyacı William Pattison tarafından 1964 yılında kavramsal çerçevesi çizilen coğrafyanın dört geleneği, Türk coğrafyacılığının tarihsel gelişiminin daha iyi bir anlayışının elde edilmesi amacıyla disiplin özelinde incelenmiştir. Bu amaçla, Türk coğrafyacıları tarafından 1943-2016 yılları arasında üretilen doktora tezleri ait oldukları coğrafi geleneğe göre sınıflandırılarak analiz edilmiştir. Çalışmanın bulguları, tüm periyot dikkate alındığında, en baskın pratiğin bölgesel geleneğe ait olduğunu; bunu yerbilimi geleneği ile mekansal geleneğin izlediğini ortaya koymaktadır. Türk coğrafyacılığında tarihsel olarak en zayıf pratik ise insan-çevre geleneğine aittir. Dört geleneğin Türk coğrafyacılığındaki örüntüsü, 1943-1989 yılları arasında yerbilimi geleneğinin; 1990-2016 yılları arasında ise bölgesel geleneğin baskınlığıyla karakterize olmaktadır. Coğrafi geleneklerin Türk coğrafyacılığı özelindeki bu kompozisyonu, 1990 öncesi dönemdeki yerbilimi geleneğinin ve merkez üniversitelerin egemenliğinin, 1990 sonrasında bölgesel gelenek ve çevre üniversitelerin egemenliğiyle yer değiştirdiğini; bu bakımdan, Türk coğrafyacılığının güncel kompozisyonunun geleneksel coğrafya pratikleri ile çağdaş coğrafya pratiklerinin birlikte, yan yana yaşadığı bir örüntüyle karakterize olduğunu göstermektedir.Bu çalışmada, ilk defa Amerikan coğrafyacı William Pattison tarafından 1964 yılında kavramsal çerçevesi çizilen coğrafyanın dört geleneği, Türk coğrafyacılığının tarihsel gelişiminin daha iyi bir anlayışının elde edilmesi amacıyla disiplin özelinde incelenmiştir. Bu amaçla, Türk coğrafyacıları tarafından 1943-2016 yılları arasında üretilen doktora tezleri ait oldukları coğrafi geleneğe göre sınıflandırılarak analiz edilmiştir. Çalışmanın bulguları, tüm periyot dikkate alındığında, en baskın pratiğin bölgesel geleneğe ait olduğunu; bunu yerbilimi geleneği ile mekansal geleneğin izlediğini ortaya koymaktadır. Türk coğrafyacılığında tarihsel olarak en zayıf pratik ise insan-çevre geleneğine aittir. Dört geleneğin Türk coğrafyacılığındaki örüntüsü, 1943-1989 yılları arasında yerbilimi geleneğinin; 1990-2016 yılları arasında ise bölgesel geleneğin baskınlığıyla karakterize olmaktadır. Coğrafi geleneklerin Türk coğrafyacılığı özelindeki bu kompozisyonu, 1990 öncesi dönemdeki yerbilimi geleneğinin ve merkez üniversitelerin egemenliğinin, 1990 sonrasında bölgesel gelenek ve çevre üniversitelerin egemenliğiyle yer değiştirdiğini; bu bakımdan, Türk coğrafyacılığının güncel kompozisyonunun geleneksel coğrafya pratikleri ile çağdaş coğrafya pratiklerinin birlikte, yan yana yaşadığı bir örüntüyle karakterize olduğunu göstermektedir.

Abstract

In this study, the four traditions of geography whose conceptual framework was for the first time drawn by William Pattison in 1964, empirically analyzed in the context of modern Turkish geography to have a better understanding of development of the discipline in Turkey. For this purpose, Ph.D. thesis written by geographers from 1943 to 2016 have been classified and then analyzed according to the traditions they belong to. Results show that the area studies (regional) tradition constitutes the most dominant form of disciplinary practice, followed by the earth-science and the spatial traditions. The man-land tradition is characterized by the weakest practice in Turkish geography historically. However, such a pattern shows periodical changes. While in the first period between 1943-1989 the earth-science tradition was the leading one, in the second period between 1990-2016 the area studies (regional) tradition became the dominant form of scientific practice in the discipline. This pattern reveals that the dominance of the earth-science tradition and the leading universities in the pre-1990 period of Turkish geography were replaced by the dominance of the regional tradition and peripheral universities after 1990s. In this respect, the study concludes that the contemporary composition of Turkish geography is characterized by a pattern in which traditional geographical practices and contemporary geographical practices have a sort of symbiosis.

Anahtar kelimeler: Dört gelenek, Türk Coğrafyacılığı, William Pattison, Doktora Tezleri