Dergiler / lnternational Journal of Geography and Geography Education / 2019 / Sayı: 39
TÜRKİYE’DEKİ COĞRAFYACILARIN ULUSLARARASI YAYIN PERFORMANSI (1945-2015): SON 10 YILDA (2005-2015) NE DEĞİŞTİ?
- Sayı
- 2019 · Sayı: 39
- Sayfa
- 121–150
- DOI
- —
Özet
Bu çalışma son 70 yılda (1945-2015) Türk coğrafyacılarının uluslararası yayın performansını analiz etmektedir. Çalışmanın amacı, Türk coğrafyasının uluslararasılaşma düzeyini 7 farklı parametre yoluyla ampirik olarak saptamak ve özelikle son 10 yılda (2005-2015) gelinen noktayı kritik perspektiften değerlendirmektir. Bu çerçevede Web of Science veri tabanı kullanılarak coğrafyacıların SCI-SSCI indekslerinde taranan uluslararası dergilerde ve bu indekslere giren 46 fiziki ve 76 beşeri coğrafya dergisinde yaptıkları yayınlar analiz edilmiştir. Bulgular, Türk coğrafyacılarının 70 yıllık dönemde indekse giren dergilerde toplam 318 makale yayınladığını ancak bunun 274 tanesinin (%86) son 10 yılda basıldığını göstermektedir. Coğrafyacıların son 10 yılda yayın sayısı büyük bir atılım (9 kat) göstermiş ancak yayınların kalitesi eskiye göre 3 kat düşmüş ve birçok yayın hiç atıf almamıştır. Türkiye’deki coğrafyacıların sadece %20’si indeksli dergilerde yayın yapmış, ancak bu yayınların çoğunu da disiplin içindeki az sayıda aktör yapmıştır. Fiziki coğrafyacılar uluslararası işbirlikleri sayesinde yurtdışı yayın sayısında büyük bir artış sağlarken, beşeri coğrafyanın başarısının önemli bir kısmı coğrafya eğitimi sayesinde olmuştur. Coğrafyacılar yayınladıkları makalelerin %77’sini disiplinin kendi dergilerinde değil, alan dışında yer alan, etki faktörü düşük kolay dergilerde yapmışlardır. Yayınların çoğu üç büyük metropoldeki köklü bölümlerden ziyade Anadolu’daki yeni bölümlerden kaynaklanmaktadır. Artan yurtdışı yayına rağmen, indeksli coğrafya dergilerinde Türkiye’den yapılan yayınların fiziki coğrafya alanında sadece %16’sı, beşeri coğrafya alanında da sadece %8’i Türkiye’deki coğrafyacılar tarafından yapılırken, geri kalanı coğrafyacı olmayan Türkler tarafından yapılmıştır. Bu durum en azından uluslararası arenada Türkiye’yi halen, fiziki coğrafyada jeologların, beşeri coğrafyada da şehir-bölge plancılarının coğrafyacılardan daha fazla temsil ettiğini göstermektedir. Sonuç olarak Türk coğrafyasının uluslararasılaşma düzeyi halen düşük olmakla beraber, son 10 yılda olumlu bir sürecin başladığını vurgulamak gerekir. Ancak bu olumlu sürecin tam bir uluslararasılaşma değil, bazı yönlerden “çarpık bir uluslararasılaşma” olduğunu da belirtmek gerekir.
Abstract
This paper analyzes the international publication performance of Turkish geographers in the last 70 years (1945-2015), especially by focusing on over the past decade (2005-2015) experience from a critical perspective. Using the Web of Science platform, the paper analyzes the research outputs and impacts of Turkish geographers in 46 physical and 76 human geography journals as well as other journals indexed in SCI-SSCI. The findings show that Turkish geographers published 318 articles in the indexed journals during 70 years period, but 274 (86%) of them were in the last 10 years. The number of articles during the last decade has shown a great leap (9 times), but their quality has decreased by 3 times compared to the past. Only 20% of Turkish geographers have published in indexed journals and, among them, only few actors have published most of the papers. While physical geographers have achieved a significant increase in the number of articles, the success of human geography has been largely thanks to geography education. 77% of the articles have not appeared in geographical journals, instead published in non-disciplinary, easy-fast low impact factor journals. Most of the published articles originated from the young departments in Anatolia, not from the old departments in metropolis. The fact that only 8-16% of all articles from Turkey published by Turkish geographers mean that Turkish physical geography is still more represented by geologists and Turkish human geography by city-regional planners than geographers at least in the international arena. As a result, although the level of internationalization of the Turkish geography is still low, a very positive process has started in the last 10 years. However, this positive process is not a “complete internationalization”, but in some respects, it is a “distorted internationalization”.