Dergiler / Celal Bayar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / 2018 / Cilt: 16 - Sayı: 1/2
ANTROPOSEN ÇAĞINDA BİR HAFIZA EYLEYİCİSİ OLARAK SU: EMMI ITÄRANTA’NIN DİSTOPİK İKLİM-KURGU ROMANI SU UNUTMAZ’DAKİ MADDESEL VE SÖYLEMSEL BAĞLANTILAR
- Sayfa
- 1–26
- DOI
- —
Özet
“Antroposen Çağında Bir Hafıza Eyleyicisi Olarak Su: Emmi Itäranta’nın Distopik İklim-Kurgu Romanı Su Unutmaz’daki Maddesel ve Söylemsel Bağlantılar:” Antroposen Çağı’nda gözlemlenen güncel ekolojik tehditler ve insan kaynaklı çevresel dönüşümler altında, su yeri doldurulamaz bir doğal kaynağa, insanın hayatta kalması için gerekli değerli bir varlığa dönüşmüştür. Daha endişe verici olan ise, su kıtlığının yakın gelecekte daha da şiddetlenmesinin ve suya sahip olma meselesinin pek çok ülkeyi de içine alacak şekilde küresel boyutlarda su savaşlarına sebep olabileceği beklenmesidir. Yeni Maddecilik teorik çerçevesi içinde, Emmi Itäranta’nın iklim-kurgu romanı Su Unutmaz’ın [Memory of Water] (2014) ekoeleştirel analizi üzerine kurulu bu çalışma, suyu çevresinin morfolojik yapısını değiştirme kapasitesine, aynı zamanda da, gerçek ve mecazi anlamda, “bu dünyada gerçekleşmiş herşeyi hafızasında depolayabilen” (Itäranta 90) bir bilince sahip insan olmayan eyleyici bir öğe olarak ele alır. Gerçek anlamda bakıldığında, yakınında gerçekleşen çeşitli insan eylemleri sonucunda çevreye yayılan toksik kimyasalları emerek, su insanlar taraından kirletilir. Doğal olmayan bu yollarla değişen rengi, insanların bu kirlenmedeki sorumluluğunu da ele verir. Benze şekilde, mecezi anlamda da, su, insanlar yarafından kendine “yapılan” herşeyi hatırlar. Bu bağlamda, bu çalışma, suyun insan hafızasını ve çevresel hafızayı bir araya getiren bir anlatı aracı olarak hafızaya dayalı bir eyleyici olduğunu iddia eder. Emmi Itäranta’nın Su Unutmaz [Memory of Water]’da vurguladığı gibi, su, insanlar için hayati bir doğal kaynak olmasına rağmen, aynı zamanda da insan yapımı zincirlere asla boyun eğmeyecek, bağımsız bir çevresel güçtür. Su asla insanlar tarafından sahiplenilemez; su herkese ve hiçkimseye aittir. Su Unutmaz [Memory of Water]’da Itäranta, küresel ısınma, eriyen buzullar, su kıtlığı gibi sorunların meydan okuması altında olan, ve su suçluları, sıkı su kotaları, kanundışı su boru hatları, su muhafızları, su karaborsası, toksik plastic mezarlıkları, suya bağlı hastalıklar ve korku ve şiddet yoluyla dünyada arta kalan içme suyu kaynaklarını tekel altına almaya çalışan askeri ve siyasi güç odakları tarafından domine edildiği -Milenyum Yüzyılı olarak adlandırılan- distopik bir gelecek canlandırır. Her ne kadar, çay üstadları tarafından kadınların çırak alınması geleneksel bir uygulama olmasa da, romanın on yedi yaşındaki ana karakteri Noria, geleneklere aykırıolarak babası Master Kaitio tarafından bir çay üstadı olmak üzere eğitilir, ki çay üstadı aynı zamanda suyun hizmetkari ve de koruyucusu olmak anlamına gelmektedir. Su kıtlığının mevcut tüm söylemsel oluşumları yeniden şekillendirdiği böyle kıyametvari bir gelecekte, Noria hayatta kalmaya, hayati kararlar almaya ve en önemlisi de baskıcı ataerkil güçler tarafından yazılmakta olan tarih içinde kendi dişi sesini yükselterek, kendi hikayesini anltmaya çalışmaktadır. Bu noktada, değişken, zapt altına alınamayan insan olmayan bir öğe olarak suyun hafızası ve suyun koruyucusu görevini üstlenmiş bir çay üstadının beşeri hafızası birbiri içine girer.
Abstract
Under the contemporary ecological threats and human-inducedenvironmental transformations observed in the Anthropocene, waterhas turned into an irreplaceable natural resource and a valuable assetfor human survival. More alarmingly, scarcity of water has beenexpected to be more severe in the near future, and cause global scalewater wars over the possession of it involving many countries. Within aNew Materialist theoretical framework, this study, which is based onthe ecocritical analysis of Emmi Itäranta’s Cli-Fi novel Memory ofWater (2014), treats water as an agential nonhuman element with thecapacity to change the morphology of its surroundings as well ashaving a consciousness enabling water to store “in its memoryeverything that’s ever happened in this world” (Itäranta 90), bothliterally and metaphorically. Literally, absorbing the toxic chemicalsreleased by various human activities nearby, water gets contaminatedby humans. Its unnaturally changed colour reveals the responsibility ofthe humans in this contamination. In a similar way, metaphorically,water remembers what has been “done” to it by humans. In this respect,this study argues that water has a mnemonic narrative agencycombining human memory and environmental memory. Althoughwater is a vital natural resource for human beings, it is also anindependent environmental force that will never yield to man-madechains, as Emmi Itäranta highlights in Memory of Water (2014). Watercan never be possessed by humans; it belongs to everyone and to noone.In Memory of Water (2014), Itäranta envisions a dystopic future –TheTwilight Century- challenged by global warming, melting ice-caps,shortage of fresh water, and dominated by water criminals, strictwater quotas, illegal water pipes, water guards, black markets, toxicplastic graves, water-related illnesses, and military and political powerholders trying to monopolise the remaining fresh water reservesthrough fear and violence. Although it is not customary for the teamasters to accept women as apprentices, the seventeen-year-old femaleprotagonist of the novel, Noria, is unconventionally trained by herfather Master Kaitio to be a tea master; the watcher of water as well as its servant. In such an apocalyptic future, when scarcity of waterreconfigures all prevailing discursive formations, Noria tries to survive,to make crucial decisions, and most importantly, to tell herstory as afemale voice raised against the history written by the suppressivepatriarchal forces. At that point, the memory of water as a versatile,unyielding nonhuman element, and the human memory of a teamaster, the watcher of water, are entangled.