Dergiler / Celal Bayar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / 2018 / Cilt: 16 - Sayı: 3

EVA HOFFMAN’IN LOST IN TRANSLATION ADLI ANI YAZISINDA ANLAMSAL ŞEYLEŞME İLE ŞEKİLLENEN AMERİKAN DENEYİMİ

EVA HOFFMAN’S LOST IN TRANSLATION: AN AMERICAN EXPERIENCE CONDITIONED BY SEMANTIC REIFICATION

Sayfa
137–158
DOI
—

Özet

Eva Hoffman’ın Lost in Translation: A Life in a New Language (Tercümede Kayboluş: Yeni Bir Dilde Yeni Bir Yaşam) adlı anı yazısı (1989) göçmen bir kadının deneyimlerini dil edinimi sürecine yaptığı vurguyla ele alır. Eser, dildeki kelimelere yüklenen sabit anlamların ortak algılarını nasıl şekillendirdiği ve bu algıların bireylerin hayatı üzerinde ne tür bir etkisi olduğu sorularına odaklanır. Eserde Eva’nın Lehçe konuşan benliği ve İngilizce konuşan benliği birbirine ters düşer. Yazar kelimelerin kültürel anlamlarını kaybetmeden bir dili diğerine çevirme çabaları esnasında bocalar. Edinilen dilde kendini tanımlamaya çalışırken zorlanır ve kelimelere atfedilen değişmez, sınırlı anlamlar onu rahatsız eder. Diğer bir deyişle, anlamsal şeyleşme ona hayatı zorlaştırır. Bu çalışma, sosyoloji, tarih ve felsefe gibi birçok farklı disiplinin bakış açılarından faydalanarak, anlamsal şeyleşmenin Hoffman’ın Amerikadaki göçmenlik deneyimi üzerindeki olumsuz etkilerini ve Hoffman’ın bunları aşmayı başarıp başaramadığını tartışır.

Abstract

Eva Hoffman’s Lost in Translation: A Life in a New Language (1989) is based on the experience of a Polish immigrant woman with an emphasis on her language acquisition process. Her memoir focuses on how fixed meanings of words in language affect collective perceptions and how these perceptions affect individual lives. Throughout her work, Eva’s Polish-speaking and English-speaking selves contradict one another. She is confused because of the difficulty of translating one language into the other without losing the cultural meanings of the words. She has hard times trying to define who she is in the acquired language and is bothered by the fixed and determinate meanings attributed to the words in it. In other words, she is troubled with the reification in language. Making use of the points of view of various disciplines on language and reification such as sociology, history and philosophy, this work will show how semantic reification influences Hoffman’s life as an immigrant in America and discuss whether she manages to overcome the negative influences of it.