Dergiler / Bilimname / 2019 / Cilt: 0 - Sayı: 39

DİN DİLİ VE ANTONY FLEW’UN İNANÇ DEĞİŞİKLİĞİNİN DİN DİLİNE YANSIMASI

RELIGIOUS LANGUAGE AND REFLECTION OF ANTONY FLEW’S BELIEF CHANGE TO RELIGIOUS LANGUAGE

Sayfa
447–468
DOI
—

Özet

Din dili en genel şekliyle Tanrı hakkında konuşmak olarak tanımlanmaktadır.Tanrı hakkında konuşmanın anlamlı olup olmadığının soruşturulması yaklaşıkolarak 20. yüzyılın başlarında Mantıkçı Pozitivistlerin doğrulanabilirlik ilkesibağlamında ele alınmıştır. Doğrulanabilirlik ilkesi deneye ve gözlemedayanmayan ifadelerin anlamsız olacağının belirlenmesinde kriter olmuş ve bukriter çerçevesinde Mantıkçı Pozitivistlerce Tanrı hakkında konuşmak anlamsızsayılmıştır. Din dilindeki anlam sorunu Antony Flew (1923-2010)’un KarlPopper (1902-1994)’in bilimsellik ayracı olarak kullanılmasını önerdiği,Mantıkçı Pozitivistlerin doğrulanabilirlik ilkesine karşı geliştirilenyanlışlanabilirlik ilkesini din diline uyarlamasıyla yeniden gündeme gelmiştir.Yanlışlanabilirlik ilkesi, herhangi bir önermenin hangi durumlarda yanlışolabileceğinin sınanmasını temel alarak, bir önermenin ancak yanlışlanabilirliğekarşı koyduğu müddetçe geçerli olacağını savunur.Flew, yanlışlanabilirlik ilkesini din diline uyarlamasıyla din dili tartışmalarınaözgün bir bakış açısı getirmiştir. Bu makalede din dili tartışmasında Flew’unyanlışlanabilirlik ilkesine dair farklı dönemlerindeki görüşleri karşılaştırılarakincelenecektir. Doğrulanabilirlik ve yanlışlanabilirlik ilkelerinin din diliyle olanilişkisi ve Flew’un din dili hakkındaki görüşleri tartışılacaktır. Flew’un kendieserlerinin referans alındığı açıklamalar; sentezleme, tanımlama ve nedenselyöntem kullanılarak yapılacaktır.Bu araştırmada din diline dair tartışmalara yer verilerek Flew’un, deizmibenimsemesinin yanlışlanabilirlik ilkesi ve din diline nasıl olumlu yansıdığıgösterilmiştir. Flew’un görüşüne göre din dili yanlışlanabilir olduğunda anlamlıolmaktadır. Tanrı’nın varlığına delil olan bilimsel gelişmeler, din dilindekiifadelerin bir iddia barındırdığı düşüncesini de desteklemiştir. Diğer bir deyişle,din dilinin anlamına dair tartışmalar hem bilimsel gelişmelerin belirlemeleriyle hem de yanlışlanabilirlik ilkesinin din diline uyarlanmasıyla modern felsefedeyer edinmiştir. Flew’un, inanç değişikliği din dili tartışmalarına farklı bir boyutkazandırmış olsa da halen din dilinin olgusal bir içeriğinin ve anlamının olupolmadığı tartışılmaya devam etmektedir.

Abstract

Religious language defines the most general form as talking of God. That questioning whether talking about God is meaningful or not has been taken into consideration under the verifiability principle of Logical Positivists around the beginning of 20th century. The verifiability principle has been a criterion in determining that the statements not relying on experiment and observation would be meaningless and within this criterion, speaking about God has been deemed meaningless by the logical positivists.The meaning problem in religious language is been resurfaced with the adaptation of principle of falsifiability, which was suggested to be used as scientificness separatrix of Karl Popper by Antony Flew and is developed as opposing to the verifiability principle of Logical Positivist, to the religious language. Principle of falsifiability defends that a thesis, with testing under which conditions any thesis may be false as a principle, shall be valid as long as it can endure fallibilism. Flew has brought a unique perspective to the discussion of religious language with his adaptation of the principle of falsifiability. This article will be examine by compare his views on the principle of falsifiability as it developed over different periods of his work. It will examine the principles of verifiability and falsifiability and their relationship to religous language and also discuss Flew's views on the religious language. Flew's own work is referenced, it will draw on the methods of synthesis, identification and causal analysis.