Dergiler / Beykoz Akademi Dergisi / 2019 / Cilt: 1 - Sayı: 1

DOĞAL AFET DURUMU İÇİN CBS TABANLI MAKSİMUM KAPSAMA YERLEŞİM MODELİ: TUNCELİ ÖRNEĞİ

GIS-BASED MAXIMUM COVERING LOCATION MODEL IN TIMES OF DISASTERS: THE CASE OF TUNCELI

Sayfa
100–111
DOI
—

Özet

Afet zamanlarında insani lojistik açısından afetzedelerin barınma yerlerine erişimi önemli bir problemdir. İnsani lojistik yönetiminin önündeki en büyük zorluklardan biri de fazla sayıdaki afetzedelerin koordinasyonudur. Özellikle, olay mahallindeki mekânsal verinin eksikliği etkin bir planlamanın önündeki en büyük engellerden biridir. Bu çalışmada, afet zamanlarında kullanılmak üzere potansiyel afetzedelerin ilgili barınaklara atanması için Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) tabanlı bir çözüm yaklaşımı önerilmiştir. Ulaşılan afetzede sayısını maksimize etmek için ArcGIS’in maksimum kapsama yerleşim modeli kullanılmış ve Tunceli ili üzerinde test edilmiştir. Tunceli şehir merkezindeki 2.121 adet binaya 31.076 kişi, nüfus olarak atanmış ve 5 barınma merkezi ile model çalıştırılmıştır. Daha sonra farklı sayıda barınma merkezi ve kapsama alanları altında senaryo analizleri gerçekleştirilmiş ve sonuçlar yorumlanmıştır. Elde edilen sonuçlar, önerilen modelin afetzedelerin barınma merkezlerine atanmasında etkin bir araç olduğunu göstermiştir.

Abstract

In times of disasters, accessing to shelters by the victims is a vital task in humanitarian logistics.One of the humanitarian logistics challenges is the difficulty involved in effectivelycoordinating large numbers of victims. Especially, the lack of spatial information involved inthe rescue and recovery region is an obstacle for efficient planning. In this paper, a geographicinformation system (GIS)-based solution approach is developed to manage the assignments ofvictims to the shelters in times of disasters. To do so, the capacitated maximize coverage toolof ArcGIS is used and tested on the case of Tunceli city. As a result, different scenario analysesare generated under the distance and time restrictions between victims and shelters. Case resultsdemonstrate the proposed approach’s ability to support efficient and effective disastermanagement.