Dergiler / ANASAY / 2019 / Sayı: 10
XVI. YÜZYILDA SAFEVİLER’DE TARİH YAZICILIĞI VE BU DÖNEMDE YAZILMIŞ KRONİKLER
- Dergi
- ANASAY
- Sayı
- 2019 · Sayı: 10
- Sayfa
- 79–106
- DOI
- —
Özet
Safevi Devleti, adını merkezi Erdebil olan Safeviyye tarikatının piri Şeyh Safiyüddîn Erdebilî’den almıştır. Devletin kurucusu ise yine bu tarikata mensup olan Şah I. İsmail’dir. Şah İsmail 1501 yılında devletin merkezini Tebriz olarak belirlemiş daha sonra ise Şiiliği devletin resmi mezhebi olarak seçmiştir. Şah İsmail devleti kurduktan sonra otoritesini sağlamak için içte birliği sağlamaya çalışmış ve komşu devletlere siyasi ve askeri üstünlük kurmaya çalışmıştır. XVI. yüzyılda Şah İsmail ve ondan sonra gelen Şah Tahmasb, Şah II. İsmail, Şah Muhammed Hüdabende ve Şah I. Abbas dönemlerinde de Safeviler bölgede güçlü bir devlet olarak kalmayı başarmıştır. Çalışmamızın içeriği de bu şahların hükümranlık sürelerini de kapsayan XVI. yüzyıl Safeviler’de tarih yazıcılığı anlayışı ve bu dönemde yazılan kroniklerdir. Çalışma iki bölümden müteşekkil olup birinci bölümde İran’da İslam sonrası tarihçilik geleneğine ve Safeviler’de tarihçiliğin oluşum evrelerine değinilmiştir. Bu bağlamda İran’da İslam sonrası gelişen tarihçilik Arapçanın etkisi altında kalmış, Farsça tarihçilik ise X. yüzyılda Samanilerden sonra ortaya çıktığı söylenebilir. Safeviler döneminde tarih yazıcılığı ise XVI. yüzyılda başlamıştır. Ancak gerek devletin yeni kurulması ve gerekse Şah İsmail’in bazı politikalarından ötürü bu yüzyılın ilk çeyreğinde tarihçilik fazla gelişim gösterememiştir. Ancak bu süreçlerden sonra müstakil birçok eser verilmeye başlanmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise bu yüzyılda yazılmış Safevi kronikleri, kronolojik sıraya göre verilmiş olup eserler müellifleri ile beraber tanıtılmıştır.
Abstract
One of the most researched texts on Turkish philology and folklore studies is the text of Dädä Qorqut. The most important reason of it is that there are many problems waiting for a solution in the text. The creation of the Dädä Qorqut narratives is important question and this problem is not yet certainly solved. Some assumptions have been put forward about this problem. From a philological point of view, the meaning of some words in the text is still uncertain. To solve the problematic words need to explain their origins and give meaning according to the context. In the article, a new meaning suggestion about ban is proposed considering the contexts of narratives and the origin of ban.