Dergiler / ANASAY / 2020 / Sayı: 13

ULUS-DİN İLİŞKİSİ BAĞLAMINDA YAHUDİ MİLLİYETÇİLİĞİNİN TEMELLERİ VE POLİTİK YANSIMALARI

DOMITIAN’S DACIAN WAR

Dergi
ANASAY
Sayfa
125–148
DOI
—

Özet

Milliyetçilik, esas olarak bireysel, demokratik, iradi, laik söylemler minvalinde 1789 Fransız devrimi sonucu ile şekillene gelmiştir. Bu söylemler, Batı tipi milliyetçiliğin temel özelliklerini yansıtmaktadır. Fakat 20. ve 21. yüzyıl milliyetçi hareketlerinin ortaya çıkışı ve gelişim safhaları incelendiğinde bu sürecin değişiklik arz ettiği görülecektir. Bu değişiklik, toplumların ihtiyaçlarına göre, diğer bir deyişle özgüllük kavramının nasıl kazanılacağıyla da ilgili bir durum olarak kabul edilir. Özellikle 20. yüzyıldan sonra milliyetçiliğin laik/secüler söylemini kaybettiği, bu süreçten sonra türdeşleşme, bütünleşme, öteki ile farklılığı ortaya koyan temel argüman olarak kullanıldığı görülmektedir. Aynı zamanda kültürel bir öğe olarak dinsel unsurdan beslenen milliyetçilik anlayışının, toplumları harekete geçirmede daha etkin ve kapsamlı olduğu, şiddeti ahlak ve değerler yönünden meşrulaştırdığı görülmektedir. Bu çalışmada; İsrail’in kurulmasına kadar olan dönem içinde Yahudi milliyetçiliğinin gelişimi, 1948 sonrası Yahudilerin yüksek tehdit güvenlik algılamalarında Yahudilerin kutsal kitabı olan Tevrat/Tevriye/Torah’ın etkisinin politik yansımaları ve şiddetin meşrulaştırılmasında, kültürel bir öğe olarak din faktörünün rolü açıklanacaktır. Ayrıca dini temelli oluşan milliyetçiliklerin doğası gereği ortaya çıkan tarihsel hafıza canlandırılması, düşman kavramı ve şiddet eylemlerinin ulus-devlet bütünleşmesi üzerindeki etkileri incelenecektir.

Abstract

Domitian, who was one of the most vilified Roman emperors, had suffered damnatio memoriae by the senate after his assassination in 96. The condemnation of senate sympathizer authors such as Tacitus, Suetonius, and Cassius Dio overshadowed many of Domitian’s accomplishments, including the Dacian campaign. Despite initial setbacks in 86 and 87, Domitian managed to push the invading Dacians into the Dacian territory and even approached to the Dacian capital in 88. However, the Saturninus revolt and instability in the Chatti and Pannonia in 89 prevented Domitian focusing on the Dacia region. The peace treaty which stopped the Dacian incursions, without annexing the Dacian territory is consistent with Domitian’s non-expansionist imperial policy. This peace treaty stabilized a hostile area and turned Dacia a client kingdom. After dealing with various threats, in his final years, he strengthened the auxiliary forces in Dacia, stabilizing the Dacian frontier. Domitian’s these new endeavors opened the way of the area’s total subjugation by Trajan in 106.

Anahtar kelimeler: Şiddetin meşrulaştırılması, Dini milliyetçilik, Yahudi milliyetçiliği, tevrat