Dergiler / Anadolu ve Balkan Araştırmaları Dergisi / 2021 / Cilt: 4 - Sayı: 8
EDİRNE KIBRIS GAZİLERİNİN GÖZÜNDEN KIBRIS BARIŞ HAREKÂTI
- Sayfa
- 385–417
- DOI
- —
Özet
Kıbrıs, jeopolitik konumundan dolayı tarih boyunca tüm devletlerin elde etmek istediği bir ada olmuştur. Rumlar ENOSİS’i gerçekleştirmek yani Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlamak için çok uzun zaman uğraşmışlardır. Rumlar bu hedefleri doğrultusunda Kıbrıs’ta yaşayan Türklere saldırılarda bulunmuşlardır. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Yunanistan’ın ENOSİS faaliyetleri daha da hızlanmıştır. Özellikle 1963, 1964 ve 1967 yıllarında yoğunlaşan Rum saldırıları yüzünden, Türkiye bu saldırıları önlemek için girişimlerde bulunmuştur. 15 Temmuz 1974 tarihine gelindiğinde ise Yunanistan Silahlı Kuvvetleri’ne bağlı subaylar, Makarios’u devirerek Kıbrıs Helen Cumhuriyeti’nin kurulduğunu açıklamışlardır. Tüm bu durumlar karşısında Türklerin daha fazla eziyet altında kalmasına göz yummak istemeyen Türkiye Cumhuriyeti, 20 Temmuz 1974 tarihinde Kıbrıs Barış Harekâtı’nı gerçekleştirmiştir. Bunun sonucunda Kıbrıs’ta yaşayan Türkler zulümlerden kurtulmuş ve insanca yaşama hakkına kavuşmuştur. Uzun yıllar geçmesine rağmen Kıbrıs Sorunu pek bir çözüme ulaşamamıştır. Bunun neticesinde 1983 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilan edilmiştir. Böylece artık Kıbrıs Sorunu sadece Kıbrıs’ta yaşayan iki toplumu değil iki devleti de ilgilendiren bir durum olarak ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada Kıbrıs Barış Harekâtı, sözlü tarih çerçevesinde Kıbrıs Barış Harekâtı’na katılan Edirne ilindeki gazilerin gözünden aktarılmaya çalışılmıştır. Bu araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Edirne’deki Kıbrıs gazileriyle görüşmeler yapılıp Kıbrıs Barış Harekâtı’na nasıl gittikleri, neler yaşadıkları, harekât hakkındaki düşünceleri, döndükten sonra neler yaşadıkları ve gelecek nesillere neler aktarmak istedikleri ortaya konulmaya çalışılmıştır.
Abstract
This paper analyzes the relationship that exists between human capital and the labor market. The focus of this study is the labor market in Albania. Albania, being a developing country, is facing the loss of its workforce as a result of the brain drain. The study analyzes the role of international migration policies in the management of this phenomenon. It emphasizes the role of the EU in acquiring skilled people from developing countries including Albania. It estimates that Albania has now turned into a sending country of workforce because the number of young people who have left Albania in recent years to migrate toward the EU has increased. Two of the main consequences of this phenomenon are the decrease in the workforce and the crisis in the pension system. The study also shows that despite Albania is one of the youngest middle-aged countries in Europe, brain drain has caused population decline.