Dergiler / ATATÜRK YOLU DERGİSİ / 2018 / Cilt: 0 - Sayı: 62
YAKLAŞIM FARKLILIKLARI AÇISINDAN DEMİRCİ MEHMET EFE’NİN KUVA-YI MİLLİYE’YE KATILIŞI ve KUVA-YI MİLLİYE BÜNYESİNDEKİ FAALİYETLERİNİN NİTELİĞİ
- Dergi
- ATATÜRK YOLU DERGİSİ
- Sayfa
- 199–252
- DOI
- —
Özet
Demirci Mehmet Efe, Yunan birliklerinin 15 Mayıs 1919’da İzmir’i işgali ilebaşlayan süreçte, Kuva-yı Milliye bünyesinde faaliyet gösteren çete reislerinin enönemlilerinden biridir. Demirci Mehmet Efe, Batı Anadolu Kuva-yı Milliyesi içindeönemli bir rol üstlenmiş bir çete reisi olarak Milli Mücadele öncesinde bölgede yürüttüğüeşkıyalık alışkanlıklarından hemen vazgeçememiştir. Bu açıdan Kuva-yı Milliye’ye katılışıkonusu tartışmalı olmuştur. Bu tartışma Kuva-yı Milliye içinde yürüttüğü bazıfaaliyetlerin niteliği ile de ilgilidir. Bu durum Demirci Mehmet Efe özelinde “Kuva-yıMilliye’ ye katılınca eşkıyalığı bıraktı” şeklinde özetlenebilecek bir anlayışın yaygınlıkkazanmasına yol açmıştır. Bu kabul ise Kuva-yı Milliye bünyesi içindeykengerçekleştirdiği Denizli Faciası gibi olayların açıklanmasını güçleştirmektedir. Yörük AliEfe, Çerkez Ethem gibi diğer Batı Anadolu bölgesinin ünlü Kuva-yı Milliyecileri ve kimieylemleri de düşünüldüğünde, düzenli ordunun tarihsel gerekliliği belirginleşmektedir. Bunoktada hem Kuva-yı Milliye’yi dönemsel bir gereklilik olarak vurgulayıp, getirileneleştiriler dolayısıyla düzenli ordunun Kuva-yı Milliye yerine geçirilmesinin tarihselgerekliliğini yerli yerine oturtmak, hem de özellikle Demirci Mehmet Efe’nin Kuva-yıMilliye bünyesindeki eylemlerinin gerçek niteliğini vurgulamak için yukardaki yaklaşımındüzeltilmesi gereklidir. Batı Anadolu Kuva-yı Milliyesi, bütün eksik ve hatalarıyla birhalkın ulusal bağımsızlık savaşının öncüsü olarak, son derece önemli bir tarihsel işlevitamamlayıp yerini düzenli orduya bırakmış olmasına rağmen dönemin koşullarına göredeğerlendirilmesi, bilimsel ölçüler ışığı altında ele alınması gereken bir olgu olaraktarihte yerini almıştır.
Abstract
Demirci Mehmet Efe is one of the most important chieftains fighting under the auspices of the Kuva-yi Milliye, or National Forces, at a time when Greek forces invaded Izmir on 15 May 1919. As a chieftain who assumed an important role in the Western Anatolia Kuva-yi Milliye Demirci Mehmet Efe was not able to easily give up his old banditry operations in the region. That’s why his joining the Kuva-yi Milliye was a matter of controversy. This has also everything to do with some of his actions within the Kuva-yi Milliye. However, there was a unfounded general understanding that Demirci Mehmet Efe left banditry when he joined the Kuva-yi Milliye. This acceptance makes it harder to explain the cases like Denizli Faciasi (Denizli Disaster) he did under the Kuva-yi Milliye movement. Considering such famous figures of Western Anatolia in the Kuva-yi Milliye as Yörük Ali Efe and Çerkez Ethem and some of their actions the historical necessity for a Standing Army becomes obvious. The above approach should be corrected in order to emphasize, on the one hand, especially the real features of the actions by Demirci Mehmet Efe in the Kuva-yi Milliye and to situate in its right place the historical necessity of replacement of the Kuva-yi Milliye by the Standing Army due to criticisms levied while acknowledging the temporary necessity of the Kuva-yi Milliye. Western Anatolia Kuva-yi Milliye, which as a pioneer of national independence war of a people, regardless of all its shortcomings and mistakes, fulfilled a very important historical function and transformed into a Standing Army, has taken its place in history as a fact that needs to be assessed by taking into account the circumstance of the time and examined scientifically.