Dergiler / ATATÜRK YOLU DERGİSİ / 2019 / Cilt: 0 - Sayı: 65

TÜRK DIŞ POLİTİKASINDA İSLAM DÜNYASINA YÖNELİŞİN İDEOLOJİ VE GÜÇ DENGESİ BAĞLAMINDA ANALİZİ

ANALYSIS OF TENDENCIES TO ISLAMIC WORLD IN TURKISH FOREIGN POLICY IN THE CONTEXT OF IDEOLOGY AND POWER BALANCE

Sayfa
159–192
DOI
—

Özet

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan günümüze kadar olan süreçte Türk dışpolitikası (TDP), Batıyı ve Batıyla ittifakları esas alan bir karaktere sahip olmuştur.Ancak temel yöneliş Batı olmakla birlikte TDP’nın çok boyutlu bir görünümsergilediği de görülmüştür. Zira 70’li yıllar, İslam dünyası ile ilişkilerin sıklaştığı,hükümet ortakları arasında yer alan Milli Selamet Partisi (MSP)’nin dış politikaağırlığını İslam dünyasına verdiği bir dönem olarak göze çarpmaktadır.Bu çalışmada, 14 Ekim 1973 tarihli milletvekili genel seçimleri sonrası ile 12 Eylül1980 Askeri Darbesi arasında kalan süreçte, İslam Konferansı Örgütü’ne yönelişinkapsamı ele alınacaktır. Bu yönelişin, yeni bir yön arayışı şeklinde mi, yoksa Batıeksenli dış politikaya karşı bir denge unsuru olarak mı yorumlanması gerektiği ortayakonacaktır. Ayrıca bu yönelişin “dış politikada özgürlük” anlamına gelip gelmediği,bu yakınlaşmada tarihsel derinliğin etkisi konuları üzerinde durulacaktır.Ekonominin, Batı ile sorunların yaşanmasının, Türkiye’nin güvenliğinin, böylesi birdış politika çeşitliliğine katkı sağlayıp sağlamadığı, bu katkının tamamlayıcı nitelikteolup olmadığı sorularına yanıt aranacaktır.

Abstract

Turkish Foreign Policy, from the establishment until today, has been based on a western character. However, although the main trend is the West, it is also seen that Turkish Foreign Policy has a multi-dimensional appearance. The 70s is a period in which relations with the Islamic world are becoming more frequent and the National Salvation Party, which is one of the partners of the government, gives the foreign policy weight to the Islamic World. In this study, the scope of the orientation towards the Organization of the Islamic Conference will be discussed in the period between the general elections of 14 October 1973 and the military coup of 12 September 1980. It will be put forward whether this orientation should be interpreted as a search for a new direction or as a balance against Western-oriented foreign policy. It will also focus on whether this orientation means freedom in foreign policy and the impact of historical depth in this convergence. It will be searched in response to the question of whether this contribution is complementary in nature when considering the economy, problems with the West, Turkey's security.