Dergiler / ATATÜRK YOLU DERGİSİ / 2020 / Cilt: 0 - Sayı: 66

OSMANLI KADIN HAREKETİ’NİN ÖZGÜN DEĞERLERİNDEN KADINLIK MECMUASI VE ALİYE HAŞMET’İN “FEMİNİZM YÂHÛD HUKÛK-U NİSVÂN MESELESİ” ADLI YAZISI

KADINLIK MAGAZINE AS ONE OF THE UNIQUE VALUES OF THE OTTOMAN WOMEN'S MOVEMENT AND ALIYE HAŞMET'S ARTICLE "THE QUESTION OF FEMINISM OR WOMEN'S LAW"

Sayfa
1–39
DOI
—

Özet

Bu araştırmanın amacı, II. Meşrutiyet döneminde yayımlanan Kadınlık adlı dergi ile“Feminizm Yâhûd Hukûk-u Nisvân Meselesi” adlı yazının incelenmesidir. Sözkonusu dergi ile yazı, II. Meşrutiyet yılları kadın hareketinin niteliğininaydınlatılmasını sağlayarak dönemin düşünsel karakterinin açığa çıkartılmasınayardımcı olmaktadır. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden birisi olan dokümananalizi yaklaşımıyla gerçekleştirilmiştir. II. Meşrutiyet yıllarında özellikle süreliyayınlarda kadın, pek çok konuya göre daha yoğun irdelenmiştir. 21 Mart 1914-30Mayıs 1914 yılları arasında 11 sayı yayımlanan Kadınlık mecmuası da dönemininözgün süreli yayınlarından bir tanesidir. Feminizm, kadınlık, evlilik, kadın eğitimi,kadın hukuku, çalışma hayatı, moda, kadın güzelliği ve terzilik gibi konu başlıklarınıele alan dergide tefrika romanlar, ünlü kadınları anlatan makaleler, öyküler,notalar ve şiirler yer almıştır. Kadın tartışmalarında yaşanan zıtlaşmanınzararlarına odaklanan mecmua, daha ılımlı bir yol takip edeceğini söyleyerek kadınıiçinde bulunduğu karanlıktan kurtarmayı hedeflemiştir. Dergide kadın eğitiminingenelleşememesi, milli bir kıyafetin geliştirilememesi, cinsler arasındaki ilişkininerkek ile kadına bırakılmaması, cahil annelere çocukların teslim edilmesi, İstanbuldışındaki kadınların genellikle göz ardı edilmesi gibi noktalar eleştirilmiştir. AliyeHaşmet ise 26 Mart 1914’te yayımladığı makalesinde feminizm ve kadın hukukuhakkında bilimsel gerçeklerden yararlanarak bağlantılar kurmuştur. Kadın ile erkekarasındaki eşitliğin ancak hayatın ilk köklerinde mümkün olduğunu savunan yazar,uygarlık geliştikçe farklılıkların belirginleştiğini, kadının eşit olacağım derken erkekleştiğini iddia etmektedir. Kadının dış görünüşünün erkeğin dış görünüşüneyaklaşmasını eleştiren Aliye Haşmet, annelik görevi unutulmamak üzere yeni birkadına işaret etmektedir.

Abstract

The aim of this study is to examine the journal titled "Kadınlık (Femininity)", which was published in the Second Constitutional Era, and the article titled "Feminizm Yâhûd Hukûk-u Nisvân Meselesi (The Issue of Feminism or Women's Rights)”. The aforementioned journal and article help to reveal the intellectual disposition of the era by clarifying the characteristics of the women's movement during the Second Constitutional Era. The study was conducted with the document analysis approach, which is one of the qualitative research methods. Women’s magazines of the Second Constitutional Era played a significant role in setting the course of the women's movement at the time. Particularly in periodicals, the woman issue was addressed with a much more intense discourse than many other subjects. Kadınlık (Womanhood) magazine that published 11 issues between 21 March 1914 and 30 May 1914 was one of the distinctive periodicals of the Second Constitutional Era. Covering such topics as feminism, womanhood, marriage, women's education, women's law, work life, fashion, female beauty and couture, the magazine also published serial novels, articles on renowned women, stories, musical notes and poems. With a focus on the harms of excessiveness of debates on women, Kadınlık claimed that it would take a more moderate course and aimed to save women from the darkness they lived in. Kadınlık criticized issues like the failure to create a national dress, not leaving the relationship between the sexes to man and woman, submitting children at the hands of ignorant mothers, usually overlooking women outside Istanbul, and failure to generalize women's education in particular. In her article published on 26 March 1914, Aliye Haşmet established a link between feminism, women's law and scientific facts by referring to social evolution. Maintaining that the equality between man and woman was possible among the first living beings, the author asserted that the differences became clearer as the civilization advanced, and women became "man" while trying to be equal. Criticizing that women's appearance resembled that of men, Aliye Haşmet pointed to the emergence of a new woman, but by not forgetting the duty of motherhood.