Dergiler / ATATÜRK YOLU DERGİSİ / 2021 / Cilt: 0 - Sayı: 68
ATATÜRK VE MİLLİ İRADE: OTORİTERLİĞİN KAYNAĞI MI YOKSA CUMHURİYETÇİ DEMOKRASİNİN SİMGESİ Mİ?
- Dergi
- ATATÜRK YOLU DERGİSİ
- Sayfa
- 55–79
- DOI
- —
Özet
Milli Mücadele’nin önderi Mustafa Kemal Paşa, kongreler döneminde Milli Mücadele’nin felsefesini “milli iradeyi hakim kılmak” şeklinde belirlemiş ve bu doğrultuda Milli Mücadele, bir meclis aracılığıyla yürütülmüştü. Bu yaklaşım savaştan sonra da sürdürülmüş ve milli irade anlayışı Cumhuriyet yönetimi ile taçlandırılmıştır. Bu çalışmada, Mustafa Kemal Paşa ile birlikte ülke siyaseti için önemli bir yer tutmaya başladığı anlaşılan milli irade felsefenin niteliklerini tespit etmek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda hareket eden çalışma bu milli irade anlayışının, Aydınlanma dönemi düşünürü olan Jean-Jacques Rousseau’nun genel irade yaklaşımından esinlenip, esinlenmediği ile özgürlük ve demokrasi açısından nasıl bir yaklaşıma sahip olduğu sorunsallarını irdelemeye çalışmıştır. Bu bağlamda ilk olarak Rousseau’nun genel irade felsefesini ortaya koyduğu temel eserler ile Mustafa Kemal Paşa’nın milli irade anlayışına yönelik söylemlerini içeren yayınlar esas alınarak, karşılaştırmalı, analitik bir inceleme yapılmış, ardından da konu üzerindeki çeşitli araştırmalardan yararlanılarak milli/genel irade kavramının demokrasi-hürriyet tartışmasında durduğu pozisyon tartışılmaya çalışılmıştır. Bu değerlendirmeler sonucunda Rousseau’nun genel irade ve Atatürk’ün milli irade kavramları arasında çeşitli yönler bakımından benzerlikler olduğu tespit edilmiş ve bu düşüncelerin liberal bir demokrasi olmasa da cumhuriyetçi bir demokrasinin parçası olduğu ileri sürülmüştür.
Abstract
Mustafa Kemal Pasha, the leader of the National Struggle, determined the philosophy of the National Struggle as "making the national will sovereign" during the period of congresses and based on this philosophy, the National Struggle was carried out through a parliament. After the war this philosophy was completed successfully with Republican administration. So in this study, it is aimed to identify the features of this philosophy, which started to take an important place in the politics of the country after Mustafa Kemal Pasha period. Acting in line with this purpose, the study also tries to examine whether this understanding of national will was inspired by the “general will” approach of Jean-Jacques Rousseau and what kind of approach it had regarding democracy and freedom. In this context, firstly a comparative and analytical analysis has been made based on the main books of Rousseau that includes his “general will philosophy” and the books that include Mustafa Kemal Pasha's discourses on his understanding of national will. Afterwards, using various researches on the subject, the position of the concept of national/ general will in terms of democracy and freedom debate was tried to be discussed. As a result of these evaluations, it has been supposed that the general will and national will concepts used by Rousseau and Atatürk have significant similarities by various aspects. It has also been claimed that these ideas are a part of a republican democracy, but not a liberal democracy.