Dergiler / Amasya İlahiyat Dergisi / 2020 / Cilt: 0 - Sayı: 14
Rifâîliğin Anadolu’daki Tarihine Bir Katkı: “Ahmed-i Kebîr er-Rifâî” “Ahmed-i Kûçek” mi?*
- Sayfa
- 353–373
- DOI
- —
Özet
İsimleri XIV. asırdan günümüze ulaşan iki Rifâî şeyhinin, aynı ya da ayrışahsiyetler olup olmadıkları araştırmacılar arasında tartışma konusu olmuştur.Bu isimlerden biri Rifâîliğin Anadolu’daki en önemli temsilcisi kabul edilenAhmed-i Kûçek; diğeri ise Lâdik’teki türbesi bugün de ziyarete açık olanSâhibu’l-Hâl Seyyid Ahmed-i Kebîr’dir. Haklarında nakledilen rivayetler, aynıismi taşıyıp farklı lakaplarla anılan bu zatlar için zaman ve mekan birliğinin sözkonusu olduğunu ortaya koymaktadır. Ancak aynı ya da ayrı şahsiyetler olupolmadıkları hakkında kesin bir hükme varabilmek için soy bağlarını ortayakoyan künye bilgilerine ihtiyaç vardır. Bu çalışmada, daha önce üzerlerindeçalışılmamış kaynaklardan istifadeyle, söz konusu iki isme ait künyeler tespitedilerek, farklı lakaplarla tek bir isme işaret edildiği ortaya konulmuştur. Bunagöre, Lâdik’te medfun Ahmed-i Kebîr, nâm-ı diğer Ahmed-i Kûçek’tir.Makalede, daha yaygın bir şöhrete sahip Ahmed-i Kûçek ismi tercih edilerek,biyografisi yeniden teşekkül ettirilmiş, böylelikle Ahmed-i Kûçek’inşahsiyetinde Rifâîliğin bu topraklardaki seyri hakkında yeni malumatlarsunulmuştur.
Abstract
It has been discussed by the scholars that whether the names pointing out two Rifâî sheikhs, who are known since the fourteenth century, refer to two different figures or to the same person. One of these names refers to Ahmed-i Kûçek, the foremost representative of Rifâiyya Order in Anatolia; and the other refers to Sâhibu’l-Hâl Seyyid Ahmed-i Kebîr, whose tomb is in Lâdik and even today open to visit. The narratives reported about them, who have been mentioned with the same name but with different epithets, indicates that they lived in the same time period and environment. But it is still ambiguous whether they are same or different persons. To arrive at a conclusion, we need more information about their personal records showing their lineage. In this article, by depending on sources which have not been worked on yet, we fixed their names and showed that these to names refer to one person. Thus it has been proved that Ahmed-i Kebîr, whose tomb is in Lâdik, is Ahmed-i Kûçek. In the article, we preferred to use his most common name Ahmed-i Kûçek, and tried to rewrite his biography based on our new findings. While doing so, we also offered some new information about the course of Rifâî Order in Anatolia.