Dergiler / ADALYA / 2009 / Cilt: 0 - Sayı: 12

Rhodiapolis Hamamları

Rhodiapolis Baths: The First Evaluation Following the and its Contribution to the Knowledge on Lycian Baths Architecture and Technique

Dergi
ADALYA
Sayfa
230–260
DOI
—

Abstract

Rhodiapolis’in doğu sınırındaki son kamu yapısıdır. Toplam 1077 m2’lik bir alanı kaplayan yapı kompleksi akropolün doğu eteğindeki eğimli arazide inşa edilmiştir. Yapının güney yarısını (%58,5) palaestra ve palaestranın terasını oluşturan sarnıçlar, kuzey yarısını (%41,5) da hamam oluşturmaktadır. Doğu duvarının tümü tonoz örtünün başlangıcına kadar ayakta olan hamamın içi ve çevresi kazı çalışmaları öncesine kadar moloztaş ve harçla örülen duvarların ve tonozların yıkıntısından oluşan moloz dolgu ile kaplamıştır. Birkaç yapısal evrenin izlenebildiği Roma Dönemi hamamındaki köklü yapısal değişiklikler Bizans Dönemi’nde gerçekleşmiştir. Yapı genelinin Bizans Dönemi’nde hypokaustumun zeminine kadar kullanılması nedeniyle iç mimaride, donanımlarda ve küçük buluntularda Roma Dönemi hamamından geriye çok fazla bir şey kalmamıştır. Bizans Dönemi’nin değişikliklerine karşın hamamın tüm bölümleri tanımlanabilmektedir: 1 nolu bölüm içinde ocaklar içeren ve yakacaklar depolanan “servis odası”, 2 nolu bölüm “giriş odası”, 3 nolu bölüm “Apoditerium”, 4 nolu bölüm “merkezi geçiş odası ve Apoditerium”, 5 nolu bölüm “Frigidarium”, 6 nolu bölüm “Tepidarium”, 7 nolu bölüm “kaldarium”, 8 nolu bölüm ise “Palaestra”dır. %95’i kazılmış olan hamamla Lykia’da, bugüne dek bilinen hamamlar içerisinde kazıları tamamlanmış olan 2 hamama (Phaselis, Arykanda) yeni bir örnek daha eklenmiştir. Rhodiapolis örneği, orta ölçekli kentlerde de nitelikli hamamlar beklenebileceğini göstermiştir. Aquadükt vasıtası ile beslenen bir su temin sistemi bulunmadığı halde hamam yapmaktan geri kalmamış olmaları, kentlerde hamamın ne denli vazgeçilmez olduğunu bir kez daha göstermiştir. Tasarım Anadolu’daki hamam-gymnasium komplekslerinin temel karakteriyle tam bir uygunluk içerisindedir. Bu hamamların bazı dikdörtgen birimlerinin ölçülerinin yaklaşık aynı olduğu görülür. Yerel yaygınlığı olan, birimlerin sayısı ve ölçüsündeki benzerlikten çok, diziliş biçimidir. Rhodiapolis Hamamı, üç ana mekanın dizilişinde en yakın benzerlerini Oinoanda’da bulur. İlginç bir biçimde ölçüleri de yaklaşık aynıdır. Palaestranın kuzeybatı köşesinde yan yana dizili 3 dikdörtgen birim, Anadolu’daki hamamlardan sadece Arykanda’dan bilinen bir düzenlemenin bölgedeki diğer bir örneğidir. Bu birimler palaestral faaliyetlerde, eğitim gibi tamamlayıcı fonksiyonlar üstlenmiş olmalıdır. Hamam içi trafiğin çözüldüğü bir kavşak-oda işleviyle 4 nolu oda özgün bir konumdadır. Bu oda palaestra ile yıkanma bölümleri arasında geçişi sağladığı gibi apoditeriumla palaestra ve apoditeriumla yıkanma birimleri arasındaki geçişleri de sağlamaktaydı. Hamam mimarisinin çok organik ve güçlü bağlantılarla dengeli olarak çözülmüş olmasında bu birimin yerleştirilişinin büyük önemi bulunmaktadır. Ayrıca bu odanın konumunun sağladığı avantajla, ikinci bir Apoditerium işlevi de yüklenmiş olması beklenir. Rhodiapolis Hamamı duvarlarında moloz taşlar, köşe, giriş ve pencere açıklıklarında blok taşlar kullanılmıştır. İç duvarların tamamı biçimsiz moloz taşlar ve harç yardımıyla düzensiz biçimde örülmüştür. Tepidarium, frigidarium ve kaldariumda, az da olsa ele geçen kiremit parçalarından hamamın 4-7 nolu mekanlar arasındaki ana bölümlerinin, beşik tonoz üzerinde kırma çatı ile örtülü olduğu anlaşılmaktadır.. Hamam içlerinde bir kastellum (su basınç odası) olduğuna ilişkin Anadolu’da tanımlanabilen çok az kalıntıdan biri burada ele geçmiştir. 1 nolu bölümün güneydoğu köşesinde yükselen kule üstünde hamama ait bir su basınç deposunu taşımış olmalıdır. Kastelluma gelen suyun kaynağı ise hamamın batısındaki yamaçtadır. 4 nolu birimin hemen arkasındaki bu düzenleme, kastelluma gelen suyun kaynağına ilişkin bir sistemidir. Yapıda atık su sisteminin anlaşılmasını sağlayacak kanallar da vardır. Rezervuarlardan elde edilmiş bir alt yapı üzerine kurulu palaestrası bilinen tek örnektir. Boşluk yüksekliği 1,30 m. olan Hypokaustum sistemi, geleneksel düzen ve tekniğe uymaktadır. Sadece suspensurayı taşıyan ayakların onarım ve ek desteklerinin nasıl yapıldığı konusunda bilgiler vermesiyle önemlidir. Bölümler arasında bulunan duvar altı hava kanallarının eğri kesimli olması da bir farklılık sayılmalıdır. Bu gelişkin teknik uygulama farkı sayesinde praefurniumdan çıkan sıcak gazların daha doğru ve hızlı bir biçimde diğer bölüme geçmesi sağlanıyordu. Sağlam ele geçen tepidarium verilerine göre uzunlamasına 10, enine 7 ayak sırasından oluşmaktadır. Ancak arada düzeni bozan pek çok ayağa rastlanmaktadır. Bunlar, sonradan eklenen onarım ve destek amaçlı ayaklardır. Duvara sokulan terrakotta çiviler yardımıyla yerleştirilen pişmiş toprak levhalarla oluşturulan boşluk sıcak havanın duvar içinde dolaşımını sağlamaktaydı ve Rhodiapolis Hamamı kazılarında bu çivi yuvalarından ve çivilerden çok sayıda örnek bulunmuştur. Kazılarda bulunan bir tip köşeli levha tutamağı duvar içi ısıtma sistemine farklı bir alternatif ve çok akılcı, sağlam bir yöntem sunmaktadır. Buluntu yoğunluğuna bakıldığında en çok “T” tipi köşeli çivi kullanılmıştır. Duvar ısıtma sistemlerine ilişkin çivi yuvaları sadece 6 ve 7 numaralı tepidarium ve kaldariumda ele geçmiştir. Bu bölümlerin de doğu ve batı uzun duvarlarında bulunmaktadır. Diğer bölümlerde herhangi bir iz bulunmamaktadır. Zeminden kısmen ısıtıldığı düşünülen 5 nolu bölümün duvardan da ısıtıldığına ilişkin herhangi bir iz yoktur. Yıkanma birimleri arasında bulunan kapıların karşılıklı gelmemesine dikkat edilmesi sıcak havayı koruyucu bir önlem olarak düşünülmüştür. Bu nedenle, kaldariuma giriş kapısı, praefurniuma en uzak olan güney uçtan bırakılmıştır. Yıkanma tekneleri, bölümlerin daha çok kuzey taraflarına yerleştirilmiştir. Yarım yuvarlak ve dikdörtgen formlardadır. 2 ve 4 nolu bölümlerde bulunan tekneler geç dönemde yapılmışlardır. Rhodiapolis Hamamı’nın daha önce A. Farrington tarafından yüzeyde görülen haliyle bir krokisi yayınlanmıştır. Yüzey çalışması olması nedeniyle, planında olduğu gibi bölüm tanımlamalarında da büyük yanlışlar ve eksikler vardır. Rhodiapolis hamamın