Dergiler / ADALYA / 2009 / Cilt: 0 - Sayı: 12

Burdur Uylupınar Nekropolisi Keramiği

The Pottery from Burdur Uylupınar Necropolis

Dergi
ADALYA
Sayfa
29–76
DOI
—

Abstract

Uylupınar Nekropolü, Burdur ili, Gölhisar ilçesine yaklaşık 15 km. uzaklıkta Uylupınar Köyü yakınında yer alır. Köy, Gölhisar gölünün güneydoğu kıyılarına bakan yamaçlar üzerindedir. Göle doğru uzanan bir yarımadanın kuzeydoğusunda yükselen üç tepe, Toprak Tepe, Kabak Kırı ve Gavur Damı, nekropolün yayılım alanı içindedir. 1975 yılında zamanın Burdur Müze Müdürü Kayhan Dörtlük tarafından yapılan tek sezonluk bir kurtarma kazısında, mezarların Kabak Kırı ve Gavur Damı olarak anılan mevkilerde daha yoğun olduğu saptanmıştır. Alanda kaçakçılık faaliyetlerinin sürdüğü bilinmektedir. Bu bağlamda, Burdur Müzesi’ne satınalma veya zoralım yoluyla kazandırılmış eserlerin yanı sıra, yukarıda anılan kurtarma kazısı sonrasında da çok çeşitli tip, form ve dönem özellikleri sergileyen keramik eserler koruma altına alınmıştır. Bu çalışmada, halen Burdur Müzesi’nde mevcut olan tüm eserler, saptanabilen üretim yerleri ve bezeme özellikleri temel alınarak değerlendirilmiştir. Ele geçmiş keramik malzemede dikkati çeken en önemli nokta, birbirinden çok farklı üretim yerlerine ait olmalarıdır. Bunlar kabaca ithal ve yerel olmak üzere ikiye ayrılabilir. Bu noktada açıklanması gereken bir husus, ithal malzemenin, deniz aşırı yolla bölgeye gelen ve ayrıca komşu bölgelerde üretildiği kesin olan malları kapsadığıdır. Bunlar arasında iki Korinth aryballosu, Attik siyah figürlü kyliksleri ve kyliks parçaları sayılabilir. Söz konusu bu malzeme, muhtemelen adalar üzerinden yöreye ulaşmış olmalıdır. Yine ithal malzeme arasında Doğu Yunan ve Rhodos üretimi eserler de dikkati çeker. Çoğunlukla birer örnekle temsil edilen alabastron, savaşçı başı şeklinde aryballos, amphoriskos ve İonia kyliksleri komşu bölge ya da bölgelerde üretilen eserler olup, Uylupınar Nekropolisi repertuarındaki ithal malları oluşturur. Lydia Bölgesi’nde üretildiğini düşündüğümüz malzemeler de yine ithal buluntular arasında ele alınmaktadır. Bununla beraber, Sardes ürünü olduğu kesinleştirilebilen tek bir lydion mevcuttur. Benzer şekilde Ephesos Ware ve Ephesos Ware taklidi olması muhtemel iki parça da Lydia ürünü olarak değerlendirilmiştir. Henüz tam olarak üretim yeri kesinleştirilemeyen ve “Güneybatı Anadolu Demir Çağı Çanak-Çömleği” olarak adlandırılan grup ise, yerel malzeme arasında incelenmiştir. Bu başlık altında “black-on-red”, “bikrom” ve “black-on-buff” mallar bulunmaktadır. Bunlar arasında sayısal yönden fazlalığı “black-on-red” parçalar oluşturmaktadır. Uylupınar’daki “black-on-red” tipi keramiklerde bezeme açısından geleneksel motiflerin tekrarlanmasına karşılık, hamur yapısı ve form özellikleri, bilinen üretim yerlerindekilerden (Kıbrıs, Kilikia, Sardes gibi) farklılık sergiler. Bu grup içindeki bir oinokhoe, figürlü bezemesiyle dikkati çeker. Oinokhoe üzerinde yer alan bir geyik motifi, daha önce bulunmuş Lydia ürünü iki eserle gösterdiği benzerlik açısından oldukça önemlidir.“Bikrom” mallar arasında, ağız kenarından karına kadar krem rengi astarla kaplı yüzey üzerine dörtlü ya da beşli gruplar halinde ve bazen diagonal bir şekilde yerleştirilmiş dalga motifli içe dönük ağızlı kaseler belirgin bir alt grubu oluşturur. “Black-on-buff” mallar ise bezeme açısından “black-on-red” ve “bikrom” keramikleri takip eder. Bununla beraber, ön yüzünde olasılıkla bitkisel, arka yüzünde ise çizgisel bezemeli bir krater, komşu bölgelerle etkileşimi gösteren önemli kanıtlar sunar. Yerel malzeme arasında ayrıca, olasılıkla Orta Anadolu’nun köklü keramik geleneğinden etkilenilerek yapılmış ya da oradan ithal edilmiş eserler de bulunmaktadır. Ancak bunların yerel mi yoksa ithal mi olduğu yapılacak kil analizleriyle anlaşılabilecektir. Bölgenin coğrafi açıdan hem Batı Anadolu, hem de Orta Anadolu ile bağlantılı olması, malzemede çeşitliliğe yol açmıştır. Kronolojik yönden ise söz konusu arazinin nekropol olarak kullanımının, yoğun bir biçimde İ.Ö. 7.-6. yy.’da başlayıp, İ.Ö. 5. yy.’a kadar devam ettiği anlaşılmaktadır. Bölgenin yerel keramiğinin daha iyi tanınması ve çevre ile olan bağlantısının daha iyi belirlenebilmesi, ancak yeni yüzey araştırmaları ve kazı çalışmalarının yapılmasıyla mümkün olabilecektir.