Dergiler / ADALYA / 2010 / Cilt: 0 - Sayı: 13

Anadolu Akdenizi'nde Roma ve Erken Bizans dönemlerinde taş kesme makineleri

Stone sawing machines of Roman and Early Byzantine times in the Anatolian Mediterranean

Dergi
ADALYA
Sayfa
283–303
DOI
—

Özet

Yabancı Öz Yok

Abstract

Pax Romana zamanında, imparatorluk genelinde refah düzeyi yükseldiğinde kent yaşamının standart elemanları haline gelen kamu ve özel hamamların suyunu getirmek için hemen hemen her kentte sukemerleri inşa edildi. Bu hamamların ve diğer yapıların duvarları, Antalya civarında da yoğun şekilde görüldüğü üzere mermer ile kaplandı. Söz konusu mermer levhalar giderek artan miktarlarda üretilmiş olmalıdır. Anadolu Akdenizi'ndeki yeni bulgular su ile çalışan taş kesme makinelerinin daha Roma Dönemi'nde bilindiğini gösteriyor. Phrygia Hierapolisi'nin (Pamukkale) kuzey nekropolisindeki bir lahit kapağı üzerindeki kabartmadaki teknik desende, sıra dışı bir şey, su ile çalışan taş kesme makinesi betimlenmiş. Değirmen şimdiye dek Ortaçağ'da icat edildiği düşünülen krank ve krank kolu sistemine sahiptir. Krank ve krank kolu sistemi, su çarkının döner hareketinin, ters lineer harekete dönüştürülerek mermer levhaların toplu üretiminin yapılmasını sağlar.Erubris (Ruwer) Irmağının sularıyla çalışan mermer kesme makineleri ve tahıl değirmenlerinin sesini Ausonius, İ.S. 370 civarında kaleme aldığı Mosella adlı şiirinde şöyle betimliyor: "Taşları, baş ileride döndüren ve gıcırdayan testereleri pırıldayan mermerden geçiren Erubris, her iki yakasında da sürekli gürültü dinliyor." Bu şiir zaten testere makinelerinin daha Roma döneminde var olduğuna dair kanıt sayılıyordu fakat 1960'larda krank ve krank kolu sisteminin Roma Dönemi'nde var olamayacağı kanaatine varılınca Mosella şiirinin aslında 10. yy.'da tahrif edildiği düşünülmüştü. 1980'lere gelindiğinde bu düşüncenin yanlış olduğu kanıtlandı ve aslında şiirin orijinal olduğu anlaşıldı. Yine de kanıt mevcut olmadığından Romalıların krank ve krank kolu sistemini bildikleri bir türlü tasavvur edilemiyordu; Ausonius'un şiirini karşılayabilecek dairesel testere veya sürekli tel testere gibi alternatif mekanizmalar önerildi ki, bunların hepsinin ciddi teknik sorunları bulunuyor. Hierapolis'teki kabartma artık, Romalıların krank ve krank kolu sisteminin bildiklerini ve taş kesme makinelerinde bu sistemi kullandıklarını, 4. yy.'da Ausonius'un Alplerin kuzeyinde suyla çalışan makinelerle mermer kesilmesi sesini doğru bildiğini açıkça gösteriyor.Ephesos'taki iki paralel bıçaklı taş kesme makinesine ait kalıntılar ve Gerasa (Ürdün)'deki dört bıçaklı benzer bir makine 6. ve 7. yy.'lara tarihlenmekte olup bu makinelerin Hierapolis örneğinden sonra oldukça gelişmiş olduğunu gösteriyor. Hierapolis kabartması ile birlikte Bizans Dönemi'ne ait bu bulgular sayesinde, bu yazıda irdelenen bir dizi antik taş kesme makinesi rekonstrüksiyonları geliştirildi. Tüm rekonstrüksiyonlar-da krank ve krank kolu öngörülmekte ancak testere çerçevelerinin ve testere bıçaklarının kılavuz sistemlerinin teknik özelliklerinde farklılıklar vardır. Kesme makineleri için testere bıçaklarının monte edileceği çerçeveler düşey veya yatay olabilir. Hierapolis kabartmasında bu çerçevenin düşey olduğu kesin ancak Ephesos ve Gerasa'dan Bizans Dönemi örneklerindeki çerçeve tipleri belirlenemiyor. Bu antik kesme makineleri için hem düşey hem de yatay çerçeveler öngörüldü. Üstelik bazı bilim adamları kesimlerin düzgün olabilmesi için testere çerçeveleri için bir tür kılavuz sisteme gerek olduğunu düşünüyor.Almanya Römisch Germanisches Zentralmuseum'dan Fritz Mangartz'm 2009 yılında önerdiği Ephesos makinesi rekonstrüksiyonunda bıçaklar için kılavuz sistem bulunmuyor. Mangartz, bıçakların daha kolay monte edilebilmesi ve de çerçevenin ağırlık merkezinin testere bıçaklarının yukarısında değil de üzerinde olup daha iyi hizalama için yatay çerçeveler öneriyor. Yatay testere çerçeveleri dört köşesinden makara üzerinden karşı ağırlıkla iplerle asılıyor. Mangartz, ipler yeterli uzunlukta ise ileri geri itildiğinde testere çerçevesi yukarı aşağı hareket ederek taşa yalnızca kısa ama yeterli mesafede temas ettiği sarkaç testere ilkesini irdeliyor. Testerenin yukarı-aşağı hareketi ile etkin kesme işlemi için gerekli olan, bıçağın altında aşındırıcı ve su karışımının birikmesi sağlanır. 2010 yılındaki bir yayınında ise Mangartz, rekonstrüksiyonunun 1:1 ölçekli maketi ile yaptığı deneyleri irdeliyor.Fransa CNRS/Tours Üniversitesi'nden Jacques Seigne tarafından yapılan Gerasa makinesi rekonstrüksiyonunda, Hierapolis örneğine benzer şekilde dört paralel bıçak, düşey çerçeveye monte edilmişti. Orijinal konumda 1:1 ölçekli rekonstrüksiyon 2007 yılında gerçekleştirildi. Mangartz'm aksine Seigne karşı ağırlık kullanmadı. Fakat Seigne'in öngördüğü ağır testere çerçeveleri, aşındırıcı maddenin bıçakların yükselerek bıçakların altına girmesine fırsat vermiyor. Seigne, düşey testere çerçevelerinin düz bir hat boyunca ilerleyebilmesi için basit ahşap kılavuz çerçeveler öngörüyor. Ağır testereler için dayanıklı ve güçlü kılavuz çerçeveler gerekli ve dolayısıyla da ağır kranklar ve krank kolları gerekli (artık bunlar için karşı ağırlıkların gerekli olduğu düşünülüyor). Bu durumda asırlardır bilinen ve bir veya iki adamla çalıştırılabilen, Gerasa atölyesinde bulunanlara benzer ebatlarda taşları ke-sebilen, sarkaç tipi ve karşı ağırlıklı manüel taş testereler ile tezat ortaya çıkıyor. Yukarıda sözü geçen makalede Gerasa çok bıçaklı sisteminde daha gelişkin ve de dayanıklı düşey bir çerçeve gerekmesine karşın ebatları ve ağırlığı mümkün olduğunca azaltmanın ve karşılayıcı ağırlıklar eklemenin hayati bir önemi olabilir. Gerasa'da yapılması öngörülen yeni deneyler bu konuyu açıklığa kavuşturabilir.Hierapolis taş kesme makinesiyle ilgili olarak Almanya Bonn'dan Klaus Grewe tarafından önerilen üçüncü bir rekonstrüksiyon ise hem yatay hem de düşey kılavuz sistemine sahiptir. Grewe 1718 yılında Alman mühendis Sturm tarafından önerilen bir makineye atıfta bulunuyor. Çerçevelerden biri, üzerine kesilecek bloğun yerleştirildiği platform üzerine sabitlenen bir tür ray sistemi üzerinde yatay hareket edebilen, tekerlek veya benzeri bir düzeneğe sahiptir. Bu taşıyıcı, su çarkıyla hareket eden bir krank ile krank kolu sayesinde itilip çek