Dergiler / ADALYA / 2011 / Cilt: 0 - Sayı: 14
Kaunos demeter kayalığından ele geçen Kıbrıs heykelcikleri;
- Dergi
- ADALYA
- Sayfa
- 17–26
- DOI
- —
Özet
Kaunos Demeter Kayalığı’nda 2010 yılı kazılarında iki adet kireçtaşından yapılmış heykelcik bulunmuştur. Bizans Dönemi’nde üzerine kilise inşa edilen alandaki orta nef kazı çalışmalarından ortaya çıkan bu heykelciklerden birincisi, 10-15 cm. yüksekliğe sahip akıntı toprak ve hemen altındaki ince kırık taşlardan bir tabakanın hemen altında ve yoğun kernos parçaları ile az sayıda terrakotta figürinin yer aldığı pişmiş toprak eserlerin en üst kısmında ele geçmiştir. Bel ve diz hizasında olmak üzere iki kırıklı üç parça halinde ele geçen eserin buna rağmen orijinal formunu koruması, eserin adandığı sırada atılması sonrası kırıldığını göstermektedir. Bu eserin ilk adandığında tam olarak nereye bırakıldığını belirlemek mümkün değilse de, beraberinde ele geçen eserlerle birlikte adak olarak bırakılmış olması güçlü bir ihtimaldir.İkinci heykelcik ilk heykelciğin yaklaşık 2 m. batısında ele geçmiştir. Kilisenin orta nefi içerisindeki anakaya bloğunun yarım daire çizdiği alanın içerisinde ve yürüme zemininden yaklaşık 30 cm. aşağıda iki parça halinde, ancak birleşik olarak ele geçmiştir. Birinci heykelin aksine yakınında hiçbir küçük buluntu ele geçmemiştir. Form ve stil özelliklerine göre birbirleriyle çok yakın benzerlik gösteren bu iki eserin aynı alan içerisinde, ancak değişik yerlerde ele geçmesi ve bunların atılmış oldukları; ancak, aynı dönemde farklı alanlara ya da farklı dönemlerde aynı yere bırakıldığı izlenimini uyandırmaktadır. İki eser de khiton üzerine himation giymekle birlikte giysilerin verilişleri birbirlerinden farklılık göstermektedir. İki heykelcik de sol ellerinde birer keçi figürü taşırken sağ elleri serbest biçimde aşağıya doğru sarkıtılmıştır. Birinci figür sağ eliyle elbisesini tutarken ikinci figürün kolunun alt kısmı ele geçmemiştir. Keçilerin verilişi de figürlerin işlenişiyle benzerlik göstermektedir. Birinci heykelcik sığ ve basık yapılmışken ikinci heykelcik daha dar ama daha derinlikli işlenmiştir. Bu genel form keçilerde de karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca elbiselerin işlenişinde de farklılık göze çarpmaktadır. Her ne kadar iki betimlemede de elbise İkinci heykelciğin elbisesinin kıvrımları biraz daha ince ve sık, ancak daha yüzeysel işlenmiştir ve himationun vücuda sarılması da farklıdır. Adorant tipine ait olan bu iki heykelcik hem yapıldıkları malzeme hem de stil özelliklerinden dolayı tamamen Doğu Akdeniz’i çağrıştırırlar. Eserler, büyük olasılıkla Kıbrıs'ta ya da Kıbrıs etkisi altındaki başka bir merkezde üretilmiş olmalıdır. Bu tip antik dünyanın birçok merkezinde ve değişik tanrılara adanmış olarak karşımıza çıkmaktadırlar.Henüz tanımlamada bir birlikteliğin karşımıza çıkmadığı bu tip eserlerin stili 'karma stil' veya 'Kıbrıs-İon' stili olarak adlandırılır ve tarihlemeleri hakkında kesin veriler bulunmamaktadır. Çıplak gözle yapıldıkları malzemeler aynı olmakla birlikte stil ve işlenişteki farklılıklardan dolayı bu eserlerin arasında belirli bir zaman farkı olmalıdır. Kaunos'da bulundukları alan ve katmanda kesin tarihlenebilir buluntu kontekstlerinin ele geçmemiş olması tarihleme konusunda yeni bir görüş ortaya konamamasına neden olmuştur. Bu eserleri tarihlemek ancak diğer buluntu merkezlerinde bulunan ve göreceli olarak tarihlendirilebilen eserlerle karşılaştırma yöntemiyle mümkün olabilmektedir. Genel olarak İ.Ö. 4. yy.'a ait olan eserlerle beraber bulunan bu eserlerden birinci heykelcik karşılaştırma örneklerinden hareketle İ.Ö. 5. yy.’ın ilk yarısı (Subarkaik Dönem) ikinci heykelcik ise İ.Ö. 5. yy.’ın 2. yarısına, yani Erken Klasik Dönem’e tarihlendirilebilirler. Kaunos'da erken dönemlerden çok ender ithal buluntu ele geçmiştir ve bu da Kaunoslular'ın dışarıdan gelen eserlere ve mallara pek ilgi duymadıklarını göstermektedir. Bu eserlerin Kıbrıs'dan ya da Doğu Akdeniz'deki diğer üretim merkezlerinden ticari yolla gelmiş olabilmeleri yanında diğer bir olasılık ise, bu dönemde paralı asker olarak Mısır'a yerleşmiş olan Karialılar’ın geriye döndüklerinde bu eserleri beraberlerinde getirdikleri ve bu alana adak olarak bıraktıklarıdır. Her ne kadar aralarında stil ve tarih farkı bulunsa da bu eserlerin aynı anda bu alana bırakıldıkları kabul edilebilir. Ancak şimdiye kadar Demeter Kayalığı’nda herhangi bir orijinal buluntu alanına ya da altara rastlanmadığı için bu eserlerin hangi konumda bu alana bırakıldıkları tespit edilememiştir. Yine Doğu Akdeniz ürünü camdan yapılmış ve 6.-5. yy.'lara ait bir başın da bu iki eserle birlikte gelme ihtimali bulunmaktadır.Bu iki eser hem Kaunos'un ticari ilişkilerine yeni bir boyut getirmiş hem de Demeter Kayalığı'nın en erken buluntuları arasında yer almalarıyla kutsal alanın işlevi ve tarihlendirilmesine yönelik katkı yapmışlardır.
Abstract
Two limestone statuettes were uncovered in the course of excavations in the nave of a Byzantine church at Demeter Rocks in Kaunos. The first one was uncovered lying on top of a few terracotta figurines along with numerous kernos fragments. It was found under a layer of fine broken stones, 10-15 cm beneath the earth’s surface. The figurine was in three pieces broken at knee and waist levels but still preserving its original form. Possibly it was broken as it was thrown as an offering. Although it is not possible to identify where it was left as an offering, it is very possible it was left as an offering, together with the other items with which it was found. The second figurine was uncovered about 2 m. west of the other statue. It was found in two pieces found together, at about 30 cm. below the level walking area within the curving part of the bedrock of the nave. Contrary to the first find, there were no other small finds together with this one. These two works are closely parallel to each other with respect to form and stylistic features.The fact they were found at different points, but in the same area would suggest they might have been thrown, either at two different points in the same time period, or in the same area at two different points in time. Both figures are dressed with a himation over a chiton but their costume renderings are different. Both figures carry a goat in their left hands while their right hands hang down freely (the first one was clutching his himation, but the lower part of the second statue’s right arm has not survived). The two statues also resemble each other in that the goats’ rendering is also similar. The first statuette was rendered shallow and flat while the second one was executed narrow but deeper. This overall form is also observed on the goats. The executions of the statue’s clothing are also different. The drapes of the costume of the second figure are finer and close, but superficial and the himation wraps around the body differently as well. These two statuettes, of the adorant type, suggest the eastern Mediterranean for their materials and stylistic features. They were most likely produced in Cyprus or elsewhere under Cyprian influence. This types were dedicated to various deities and is found at many centers of antiquity. There is not a common description for such works and their style is usually called “composite/mixed style” or “Cyprian-Ionian” style; moreover, their dating is not certain. Their material would appear the same to the eye, but their stylistic and execution differences show a time difference between their execution. As no other contextual evidence helpful for dating was uncovered in the same area and layer at Kaunos, it is not possible, therefore, to propose a new opinion regarding their dates. These works can only be dated through comparison with finds from other centers and are relatively dated. These works are generally found with items from the 4th century BC; the first one is dated to the first half of the 5th century BC (sub-archaic period) while the second one is dated to the second half of the 5th century BC, i.e. early Classical period. Examples of imported wares have been uncovered at Kaunos very rarely and this suggests that Kaunians were not very much interested in imported items. These works could have been brought from Cyprus or other production centers in the Eastern Mediterranean. Another possibility is that mercenary Carians, who had served in Egypt, brought such devotional items with them when they returned to their homes, and they left them here as offerings. In spite of stylistic and dating differences between these two statuettes, it can be considered that they were left here at the same time. However, as no original find site or altar has been identified at Demeter Rocks to date, the positions these works were left in this area could not be identified. There is a glass head of the 6th-5th centuries BC, also of Eastern Mediterranean origin, which may have been brought here together with these two items. These two works have presented a new dimension to the commercial relations of Kaunos as well as they have contributed to the dating and function of Demeter Rocks for they are amongst the earliest finds from there.