Dergiler / Adalet Dergisi / 2021 / Cilt: 0 - Sayı: 66
YAPAY ZEKA İLE İLGİLİ GÜNCEL DÜZENLEMELER: AVRUPA BİRLİĞİ VE AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİNDE ALINAN AKSİYONLAR IŞIĞINDA BİR DEĞERLENDİRME
- Dergi
- Adalet Dergisi
- Sayfa
- 445–469
- DOI
- —
Özet
Yapay zeka 1950'li yıllardan bugüne kadar süregelen gelişmelerle birlikte dijital ekonominin en önemli unsurlarından biri haline gelmiştir. Birçok ülke, yapay zekanın verimlilik, ulusal güvenlik, toplumsal ve çevresel faydaları gibi kritik etkilerinin farkına varılmasıyla birlikte, yapay zeka alanında küresel bir inovasyon avantajı elde etmek için yarışmaya başlamıştır. Bununla birlikte, yapay zeka uygulamaları insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü açısından endişelere yol açmaktadır. Bu endişeler, yapay zekanın etikliği tartışmasının ortaya çıkmasında etkili olmuştur. Söz konusu risklerin ele alındığı bir yasal düzenleme ihtiyacı, uluslararası rekabette aktif ülkelerin de gündeminde yer almaktadır. Ülkelerin yapay zekanın taşıdığı risklere karşı geliştirdiği ulusal stratejiler arasında önemli farklılıklar görülmektedir. Avrupa Birliği, oluşturulacak düzenlemelerin çerçevesinin belirlenmesinde referans teşkil eden yapay zekanın etik ilkeleri üzerinde önemli çalışmalar gerçekleştirmektedir. Amerika Birleşik Devletleri ise, yapay zekanın etik sorunlarını tanımakla birlikte, oluşturulacak yasal düzenlemelerin, teknolojik gelişmelerin önünde bir engel olabileceği düşüncesiyle, yasal düzenlemelerin sıkılığına karşı ihtiyatlı bir yaklaşım ortaya koymaktadır. Yapay zekaya ilişkin düzenlemelerin riskleri kontrol altına almak ve teknolojik gelişmeleri teşvik etmek arasında nihai dengeyi sağlaması gerekmektedir. Bu anlamda yapay zeka için yeni düzenleyici çerçevenin teknolojik gelişmeyi engellemeyecek nitelikte aşırı derecede kuralcı olmaması ve aynı zamanda riskleri kontrol etmede etkili olması gerekmektedir. Düzenlemelerin bu eksende oluşturulmasında esas alınacak ilkelerin belirlenmesi önem teşkil etmektedir.
Abstract
Artificial intelligence (AI) has become one of the most important elements of the digital economy with developments taken place since the 1950s. Many nations became aware of the critical impact of AI such as effectiveness, national security, societal and environmental well-being, leading to a race to achieve a global innovation advantage in AI. Nevertheless, AI systems raise serious concerns in terms of human rights, democracy, and the rule of law. These concerns lead to the debate on the ethics of artificial intelligence. The need for a legal regulation addressing these risks related to AI is also on the agenda of countries that are active players in international competition. There are significant differences between the national strategies adopted by countries against the risks related to AI. The European Union carries out important studies on the ethical principles of artificial intelligence, which constitute reference points in determining the future regulatory framework. The United States, on the other hand, recognizes the ethical issues of artificial intelligence and takes a precautionary approach to legal regulations for AI with the assumption that heavy legal conditions might militate against technological progress. Achieving a balance between risk control and encouraging technological developments is necessary for creating a legal framework of AI. The new regulatory framework for AI should be effective to control the risks while not being excessively prescriptive so that it would not hinder the technological development. In this regard, it is important to establish the principles that will be taken as basis in forming the regulations.