Dergiler / Abant İzzet Baysal Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi / 2017 / Cilt: 17 - Sayı: 3
“ŞIK BEYLER”İN BİR DEVAMI OLARAK “ASRÎ BEY”
- Sayfa
- 287–302
- DOI
- —
Özet
Akbaba, 1922 senesinde yayım hayatına başlamıştır ve basın tarihimizin en uzun ömürlü mizah gazetesi olarak bilinir. 1931-1933 ve 1950-1951 yılları arasında yayımına kısa süreli ara verilen bu önemli mizah gazetesi, 1977'ye kadar hayatını sürdürmüştür. Orhan Seyfi Orhon tarafından Akbaba mizah gazetesinde yayımlanan ve üç seneden beri tutkun olduğu kadına, içindekileri dökmek, aşkını itiraf etmek adına asrî bir beyin ağzından yazılan şiir, "Asrî Beyin İlân-ı Aşkı" adını taşır. Şiir, "Fiske" müstear adıyla kaleme alınmıştır ve 1920'li yıllarda yaşayan bir alafranga genci anlatır. Şiirde özellikleri verilen bu asrî beyin atası ise 1870'li yıllardaki şık beylerdir. 1870-1877 yılları arasında yayımlanan ilk dönem mizah gazeteleri, dönemin yozlaşmış gençlerini "şık beyler" olarak ifade etmiş ve onlarla sürekli alay etmiştir. 1870'lerin şıkları ile 1920'lerdeki bu asrî beyi arasında zihniyet ortaklığı olmakla beraber, geçen elli yıllık zaman dolayısıyla farklılıklar da bulunur. Yazımızda, Orhan Seyfi'nin bahsi geçen şiirinden hareketle şık beyler ile bu asrî bey arasında bir karşılaştırmaya gideceğiz. Böylelikle şiirdeki asrî beyin, şık beylerin bir devamı olduğunu ortaya koyacağız
Abstract
Akbaba which was first published in 1922, is the longest continued humour newspaper in the history of Turkish journalism. Although, this major humour newspaper took a break between 1931-1933 and 1950-1951, it remained until 1977. ”Asrî Beyin İlân-ı Aşkı”, which was a poem that published in Akbaba by Orhan Seyfi Orhon, tells the love of an “asrî bey” for a woman that he has had a crush on for three years. Orhan Seyfi wrote the poem as that “asrî bey” were himself. The poet used his pseudonym for his poem : “Fiske”. The poem refers to the “asrî bey” who were the youngster in European manner of the 1920s. The predecessors of these youngsters are “şık beyler” who lived in the 1870s. First humour newspapers, which were published between 1870-1877, used to describe corrupted youngsters of the era as “şık beyler” and made fun of them all the time. ”Şık Beyler” of 1870s and “asrî beyler” of the1920s are similar but also dissimilar in many ways due to fifty years gap between them. We are going to compare “asrî beyler” with “şık beyler” within the context of Orhan Seyfi’s poem above. Thus, similarities and dissimilarities between these two generations will be revealed