Dergiler / Journal of Analytic Divinity / 2020 / Cilt: 4 - Sayı: 2
Anadolu Millî Mücadele Hareketine Tekke ve Tarikat Şeyhlerinin Katkıları
- Sayfa
- 148–165
- DOI
- —
Özet
Mondros Mütarekesi akabinde Osmanlı Devleti parçalanmak istenmiş, bunun üzerine Mustafa Kemal (1881-1938) devletin işgaline karşı Anadolu merkezli Millî Mücadele hareketi başlatmıştır. Bu mücadele hiç şüphesiz toprakları yabancı güçler tarafından işgal edilmeye yüz tutmuş bir devletin yeniden inşası ve bekası bakımından oldukça önem arz etmektedir. Bu nedenle, Mustafa Kemal ve silah arkadaşları İstanbul Hükümeti’nden bağımsız Erzurum, Sivas kongreleri düzenlenmiş ve belli bir mücadele planı yapmışlardır. Başta askeri erkan olmak üzere, ilmiye sınıfı, aşiret ağaları yanında ulusal ve yöresel çapta faaliyet gösteren tarikat şeyhleri de bu mücadeleye çok büyük katkı sağlamışlardır. Bu makalede, Anadolu’da başlayan Millî Mücadele yıllarında gerek İstanbul gerekse İstanbul dışında faaliyet gösteren tekke ve tarikat şeyhlerinin katkıları ele alınmıştır. Çalışmanın kapsamı daha ziyade 1918-1923 yıllarıyla sınırlı tutulmuştur. Bu bir arşiv çalışması değildir. Bu nedenle yararlanılan kaynaklar mümkün mertebe o dönem ve daha sonra kaleme alınmış yazılı çalışmalardan oluşmaktadır. Çalışmamız akabinde sufilerin çok büyük bir kısmının vatanın müdafaasında Gazi’nin yanında yer aldıkları, kimilerinin fiilen müritleriyle birlikte savaşlara iştirak ettikleri görülmüştür. Yine bu gibi zevatın bazen motive güç olarak halkı cesaretlendirdiği, bazı tekkelerin Anadolu’ya silah sevkiyatında adeta bir üs olarak görev üstlendiği anlaşılmıştır. Millî Mücadele başarıldıktan sonra yeni Cumhuriyetin başkenti ilan edilen Ankara, Hacı Bayrâm-ı Velî (öl. 833/1429-30) etrafında teşekkül eden manevi bir atmosfere ev sahipliği yapmış, yeni Meclis burada kılınan Cuma Namazı akabinde kurbanlar kesilerek ve dua edilerek açılmıştır. İlk Mecliste Gazi’nin iki yardımcısı da tanınmış iki tasavvuf şeyhidir.
Abstract
Following the Treaty of Mondros, the Ottoman State was asked to break up, upon which Mustafa Kemal (1881-1938) started the Anatolian-centered National Struggle against the occupation of the state. This struggle is undoubtedly very important for the reconstruction and survival of a state whose territory has been occupied by foreign powers. For this reason, Erzurum and Sivas congresses were organized by Mustafa Kemal and his fellow soldiers independent of the Istanbul Government and a certain struggle plan was prepared in those. First of all, military power, in addition to this scientific class, the cult sheikhs operating nationally and locally as well as tribal warlords made a great contribution to this struggle. In this article, the contributions of the takkah and tarikah sheikhs who worked both in Istanbul and outside Istanbul during the National Struggle years started in Anatolia are discussed. The scope of the study was limited to the years between 1918-1923. This is not an archive work. For this reason, the resources used consist of written works that were written at that time and later on. After our study, it was observed that a great majority of the Sufis were with Gazi in the defense of the homeland, and some of them actually participated in the war together with their followers. It was also understood that such crafts sometimes encouraged the public as a motivating force, and that some lodges served as a base in delivering arms to Anatolia. In Ankara, which was declared the capital of the new Republic after the National Struggle, gathered around Ḥājjī Bayrām Walī (d. 833/1429–30), that hosted a spiritual atmosphere. After the Friday Prayer, the new Assembly was opened here by sacrificing the victims and praying. In the first Assembly, two assistants of Gazi are two well-known Sufi sheikhs.