Dergiler / Resilience / 2019 / Cilt: 3 - Sayı: 2

Meteorolojik Kaynaklı Afetlere Karşı Bir Meydan Okuma: Dirençli Planlama

An Stance Against to Meteorological Disasters: Resilient Planning

Sayfa
307–318
DOI
—

Özet

1970’ten günümüze kadar dünya nüfusu yaklaşık %87 büyümüştür. Aynı zamanda, nehir havzalarında sele maruz kalan insanların oranının %114, siklonlara maruz kalan kıyı şeridinin ise %192 arttığı ve gelecekte daha fazla artacağı öngörülmektedir. Meydana gelen meteorolojik kaynaklı afetlerin büyük bir kısmı daha çok kentsel alanları etkilemekte ve çeşitli riskleri de beraberinde getirmektedir. Kentsel alanlarda yaşayanların yoğunluğu ve altyapıya olan bağımlılık göz önüne alındığında, kentsel alanlar şiddetli fırtınalar, siklonlar, heyelanlar, taşkınlar, çığlar gibi meteorolojik kaynaklı afetlere karşı en duyarlı alanlar olarak görülmektedir.Planlamada meteorolojik kaynaklı doğal afet risklerinin göz önünde tutulmaması risklerden etkilenebilirliği artırmaktadır. Bir başka ifade ile afetlerin istihdam, konut, enerji, ulaşım, su kaynakları vb. üzerinde daha fazla hasara yol açtığı anlamını da taşımaktadır. Afet yönetiminin, esnekliğin/dayanıklılığın, risklerin ve kırılganlıkların hızla değiştiği kentsel ortamdaki etkisini azaltmak için esnekliğin/dayanıklılığın, risklerin ve kırılganlıkların tespiti önemlidir. Dirençli planlama, afet yönetimini gözeten, afet durumlarıyla başa çıkabilecek, önceden hazırlıklı olabilecek bir yaklaşım sunmaktadır. Bu nedenle, felaketlerin, bir kereye mahsus olduğu yaklaşımı yerine, bölgeleri/kentleri planlarken, riski azaltma ve dayanıklılığı artırma merceğiyle bakılması kritik önem arz etmektedir.Meteorolojik kaynaklı afetlerin risklerinin/etkilerinin önlenmesinde/azaltılmasında kent ve bölge planlama disiplini dirençli kentler ortaya konulmasında önemli bir araç olarak rol alır. Bu nedenle çalışmada, meteorolojik kaynaklı afetlere karşı dirençli kentleri oluşturmak için kent ve bölge planlama disiplininde mekânsal alanda hangi politika ve önlemler alınması gerektiği üzerinde durulacaktır. Meteorolojik kaynaklı afetlere karşı dirençli kentler adı altında kent ve bölge planlama disiplininde geliştirilen çalışmalar ele alınacak ve yeni öneriler sunulacaktır.

Abstract

From 1970 until today the world population has grown by about 87%. At the same time, it is estimated that the percentage of people exposed to floods in the river basins will by increase 114%, the coastline exposed to cyclones will increase by 192% and will increase further in the future. A large part of the meteorological disasters are mostly affects urban areas and brings various risks. Considering the density of urban residents and the dependence on infrastructure, urban areas are considered to be the most sensitive areas against meteorological disasters such as severe storms, cyclones, massive storms, landslides, floods, avalanches.In meteorological-based planning, non-consideration of the natural disaster risks increases the influenceability to risks. In other words, it means that disasters cause more damage on employment, housing, energy, transportation, water etc. resources. It is important to identify flexibility/durability, risks and fragility to reduce the impact of disaster management, flexibility/durability, risks and fragility on the urban environment in which it is rapidly changing. Resilient planning provides an approach that can be prepared in advance, which is capable of dealing with disasters, taking into account disaster management. Therefore, instead of a one-off approach to disasters, when planning urbans, it is critical to look at risk reduction and durability enhancement.Urban and regional planning discipline plays an important role in putting out resistant cities in reducing the risks of meteorological disasters. Therefore, in this study, it will be emphasized which policies and measures should be taken in spatial area in urban and regional planning discipline in order to create cities resilient to meteorological disasters. The studies developed in the discipline of urban and regional planning under the name of meteorological-resilient disasters will be discussed and new proposals will be presented.

Anahtar kelimeler: Afet, İklim Değişikliği, Dirençli Planlama, Kent ve Bölge Planlama, Meteoroloji