Dergiler / Resilience / 2019 / Cilt: 3 - Sayı: 2
İş Sağlığı ve Güvenliği Kapsamında Ölümlü İş Kazalarına Yönelik Yargıtay Kararları
- Dergi
- Resilience
- Sayfa
- 101–111
- DOI
- —
Özet
Teknoloji ile beraber makineleşmenin çalışma hayatındaki yeri hızla artsa da üretimin merkezinde hala insan ve onun emeği bulunmaktadır. Üretim ve çalışma düzeni ne kadar farklı şekil alırsa alsın çalışılan mekânlar insan sağlığı ve güvenliğine ilişkin bir takım riskler taşımakta ve bu riskler insanların hayatlarını tehlikeye sokabilmektedir. Çalışma hayatında karşılaşılan riskler taraflara ekonomik ve psikolojik yönden zarar verebileceği gibi işgücü kayıplarına sebebiyet vererek üretimin azalmasına yol açabilir. Kaza, ani olarak ve istenilmeden zarar doğuran sebepler bütünüdür. İş sağlığı ve güvenliği açısından iş kazası iş sağlığı ve güvenliği olgusunun kalbini oluşturur. Yapılan sayısız mücadelenin ve mevzuat çalışmasının asıl amacı iş kazası ve meslek hastalığının meydana gelmemesi içindir. İş kazasının ne olduğu, hangi durumların iş kazası olarak kabul edildiği hukuki açıdan son derece önemli bir konudur. Gerçekleşen bir kazanın iş kazası olup olmamasına göre doğuracağı sonuçlar farklı olacaktır. Bu çalışmada, 2013-2018 yılları arasında Türkiye’de İş Sağlığı ve Güvenliği kapsamında yaşanan ölümlü iş kazalarına yönelik Yargıtay kararları incelenmiştir. Ayrıca iş kazasının Türk hukuk sisteminde nasıl açıklandığı araştırılmış ve buna göre verilen kararların bakış açısı olarak kusur sorumluluğuna mı yoksa kusursuz sorumluluğa mı daha yakın olduğu araştırılmıştır. İşverenin bir kazadan dolayı sorumlu olabilmesi için oluşan zarar ile işverenin herhangi bir eylemi veya tutumu arasında illiyet bağının kurulabilmesi gerekir. İş kazaları davalarında öncelikli olarak bu bağın varlığı araştırılır. Ölümle sonuçlanan iş kazalarına yönelik Yargıtay karar sonuçları; işveren tarafı taksirle adam öldürme suçu ile suçlandıklarını, işverenin dikkat ve özen yükümlülüğünü göstermesi gerektiğini ve failin hareketi ile meydana gelen zararlı netice arasında nedensellik bağının bulunması gerektiğini göstermektedir. Ayrıca alınan kararlarda işveren ile işçi arasındaki iş görme ediminin niteliğinin ve işverenin iş kazalarındaki yükümlülüklerinin sınırının önemi ön plana çıkmaktadır.
Abstract
Although the role of mechanization increases rapidly in the workplace together with the technology, there is still human and its labor in the center of production. No matter how different the production and working order is, the working places carry a number of risks related to human health and safety and these risks can endanger people's lives. Risks encountered in the workplace can damage to the parties both economically and psychologically and may lead to a decrease in production by causing labor force losses. Accident; is the set of reasons which happens sudden and causes unintended damages. In terms of occupational health and safety, occupational accidents are the heart of occupational health and safety phenomenon. The main aim of numerous struggles and legislation work is to prevent occupational accidents and occupational diseases. It is highly important whether it is an occupational accident or which is considered as an occupational accident jurally. The results of a given accident will be different according to whether there is an occupational accident or not. In this study, Supreme Court decisions towards occurred fatal occupational accidents within the scope of Occupational Health and Safety in Turkey between the years 2013-2018 were examined. In addition, it was investigated how the occupational accident was explained in the Turkish legal system and it was inquired whether the decisions made were closer to the defect liability or strict liability as a point of view. In order for the employer to be responsible for an accident, a causal relation must be established between the damage and any act or attitude of the employer. In the actions of occupational accidents, the existence of this relation is primarily investigated. The results of the decision of the Supreme Court resulting the deaths of fatal accidents demonstrate that the employer is charged with a crime of reckless killing and that the employer has to show his duty of attention and care and that there must be a relation of casuality between the act of perpetrator and the harmful consequence which came about. In addition, the quality of the work-related performance between the employer and the employee, and the importance of the limitations in the employer's occupational accidents come into prominence in the decisions that were made.