Dergiler / Nazilli İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi / 2020 / Cilt: 1 - Sayı: 1
TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE LİBYA DEVLETİ ULUSAL MUTABAKAT HÜKÜMETİ ARASINDA İMZALANAN AKDENİZ’DE DENİZ YETKİ ALANLARININ SINIRLANDIRILMASINA İLİŞKİN MUTABAKAT MUHTIRASININ ULUSLARARASI POLİTİKAYA ETKİLERİ
- Sayfa
- 49–64
- DOI
- —
Özet
Doğu Akdeniz’de 2008 yılında bulunan petrol ve doğal gaz rezervleri, bölgede enerji çalışmalarının yoğunlaşmasına sebep olmuş ve bu durum Doğu Akdeniz’in önemini arttırmıştır. Doğu Akdeniz, enerji transferlerinde önemli bir geçiş noktası olmanın yanı sıra enerji merkezi olarak da etkisini arttırmıştır. Bölgede bulunan enerji rezervlerinin politik ve ekonomik etkisi sadece Doğu Akdeniz’e kıyısı olan devletleri değil, aynı zamanda bölge üzerinde çıkarı olacak birçok ülkeyi de politik ve ekonomik yönden etkileyecek potansiyele sahip olmuştur. Doğu Akdeniz’de 2000’li yıllardan itibaren yaşanmaya başlayan sorun, kıyıdaş ülkelerin doğal kaynaklar üzerinde egemen yetkilere sahip oldukları kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge (MEB) alanlarının kıyıdaş ülkeler arasında nasıl paylaşılacağı olmuştur. Bu bağlamda, 27 Kasım 2019’da Türkiye ile Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti arasında imzalanan Akdeniz’de Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası, her iki ülkenin karşılıklı kıyıları arasında deniz yetki alanları sınırını belirlemiştir. Bu çalışmada, ilk olarak enerji güvenliği bağlamında, Türkiye ve Libya’nın mevcut pozisyonları kısaca değerlendirilecek; ardından 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’nde belirlenen kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge kavramları irdelenecek ve Doğu Akdeniz’deki sınırlandırma sorunları incelenecektir. Akabinde, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki enerji güvenliğine ilişkin olarak Libya ile gerçekleştirdiği, her iki ülkenin deniz alanlarını belirleyen mutabakatın içeriği, yaratmış olduğu siyasi ve hukuki sonuçları ve bölge üzerinde çıkarı olan diğer ülkelerin, mutabakata vermiş olduğu tepkiler çözümlenmeye çalışılacaktır.
Abstract
Oil and natural gas reserves which were found in the Eastern Mediterranean in 2008 caused intensive energy studies in the region and this increased the importance of the Eastern Mediterranean. In addition to being an important transit point in energy transfers, the Eastern Mediterranean has increased its impact as an energy center. The political and economic impact of the energy reserves in the region has the potential to affect not only the states that have a coast in the Eastern Mediterranean but also many countries that will have an interest in the region in terms of politics and economics. The problem that started to be experienced in the Eastern Mediterranean since the 2000s was how the continental shelf and exclusive economic zone areas where riparian countries have sovereign authorities over natural resources will be shared among riparian countries. In this context, the Libyan National Reconciliation Government of Turkey on November 27, 2019 Memorandum of Understanding Concerning the Limitation of Jurisdiction in the Mediterranean Sea signed between opposite coasts of both countries marked the border maritime jurisdiction areas. In this study, the current positions of Turkey and Libya will be briefly evaluated in the context of energy security; afterwards the concepts of continental shelf and exclusive economic zone concepts set out in 1982 United Nations Convention on the Law of the Sea will be scrutinized and the limitation issues in the Eastern Mediterranean will be investigated. Subsequently, the content of the agreement which is defining the maritime areas of the both countries that Turkey conducted with Libya in regard to energy security in the Eastern Mediterranean, the political and legal consequences created by the agreement and the reactions of other countries that have interests in the region will attempted to be analysed.