Dergiler / Selçuk İletişim / 2020 / Cilt: 13 - Sayı: 1

FİLMLERDE TÜRK-ALMAN İLİŞKİLERİ: İDEAL BİR HAYAL DÜNYASI MI CEHENNEM Mİ?

THE TURKISH-GERMAN AFFAIR IN FILMS: A DREAMWORLD OR A NETHERWORLD?

Sayfa
227–245
DOI
—

Özet

Türk toplumunun Almanya algısı kayda değer bir dönüşümden geçmektedir. Bu dönüşümde, uzun yıllardır süregiden Avrupa Birliği üyeliği girişimlerinde Türkiye’nin yanında yer almayan Almanya’nın rolünün önemli olduğu inkar edilemez. Bu makale kapsamında, iki ülke arasındaki sözü geçen sorunlu ilişkilerin Türkiye’deki sinemasal anlatılarda nasıl ele alındığı eleştirel analiz yöntemi kullanılarak incelenmektedir. Analize konu edilen filmler, Türkiye’deki dinamik ve heterojen yeni sinema ortamının birer çıktısı olmalarının yanı sıra, genel anlamda Almanya, Almanlar ve Türk-Almanlar’ a dair medyadaki temsil ve bilgi üretiminin de bir parçası durumundadır. Bu nedenle, bu sinemasal metinlere odaklanan bir eleştirel analiz, Türk-Alman ilişkilerinin popüler kültür perspektifinden alternatif bir okumasını sağlamak adına önem arz etmektedir. Yapılan analizler sonucunda, incelenen filmlerin, Türkiye’ye biçilen “madun” rolünü kabul etmeyerek, Türk toplumunun Almanya’ya bakışını gerçekçi ve çok boyutlu bir biçimde aktardıkları dikkat çekmektedir.

Abstract

Turkish society’s perception of Germany has been going through a significant transformation. This is indisputably related with the crucial role Germany played by not taking sides with Turkey in its long-lasting attempts to access to the European Union. Through a critical analysis, this article explores how Turkish cinematic narratives have accounted for the thorny Turkish-German relations in the last two decades. The analyzed films, which are the products of the dynamic and heterogeneous new cinema of Turkey, have contributed to the knowledge produced about Germany, Germans and Turkish-Germans in the media. Therefore, focusing on these cinematic texts should reveal alternative modes of reading the enduring Turkish-German affair. As the close textual analysis has revealed, the films in question refuse the presumed label of “subaltern” for Turkey, and instead, provides a realistic and multifaceted account of said relationship.

Anahtar kelimeler: Türk-Alman ilişkileri, Türk-Alman diyasporası, Türk filmleri