Dergiler / Flora İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Dergisi / 2021 / Cilt: 26 - Sayı: 3

COVID-19 Pandemisinde Yumuşak Güç Kavramının ve İlgili Tıbbi Terminolojinin Etik Olarak Değerlendirilmesi

Ethical Evaluation of the Concept of Soft Power and Related Medical Terminology in the COVID-19 Pandemic

Sayfa
345–352
DOI
—

Özet

2019 yılının Aralık ayında Çin’in Hubei eyaleti Wuhan kentinde ortaya çıkan ve kısaca COVID-19 olarak tanımlanan viral bir hastalığın kısa sürede pandemi şekline dönüşmesi tüm dünyada tıbbi, ekonomik, sosyal, etik dengeleri derinden etkiledi. Yaklaşık bir yıl geçmesine rağmen bu hastalığın etki gücünün artırmaya devam etmesi ve yeni mutant türlerinin ortaya çıkması bu konudaki endişeyi daha da artırmaktadır. Hastalığa ait spesifik bir tedavi protokolü oluşturma çalışmaları devam ederken, hastalığın farklı ülkelerde aşılarının bulunarak kullanıma sunulması aşı odaklı bir yaklaşımı ortaya çıkardı. Bir süre sonra aşı üreten ülkeler ile aşıyı satın alarak kullanacak ülkeler arasındaki bağlantının belli noktalarında gündeme gelen yumuşak güç kavramı COVID-19 pandemisine farklı bir boyut kattı. Yumuşak güç ilk kez Joseph Nye tarafından 1990 yılında bulunarak kullanılmış bir terimdir. Geleneksel güç söyleminden farklı bir anlamı olan bu kavram ortaya atıldıktan kısa bir süre sonra akademisyenler ve politikacılar tarafından gündelik dilde kullanılmaya başlandı. Son yıllarda güç ve etkinin birbirine bağlanmasıyla bu kavram belirgin bir amaca yönelerek yeni bir etkileme anlayışına dönüşmüştür. COVID-19 pandemisinde yeni aşıların bulunmaya başlamasıyla gözlemlenen aşı diplomasisi bu anlayışın bir tanesidir. Aşı diplomasisinin bir tür yumuşak güç şeklinde kullanılarak ülkeler arası iletişimlerin sınırlarına dahil edilmesiyle yeni dengelerin COVID-19 üzerinde oluştuğu görülmektedir. Bu çalışmada COVID-19 pandemisiyle gündeme gelen yumuşak güç ve bunun devamında ortaya çıkan aşı diplomasisi güncel kaynaklardan yararlanarak etik açıdan değerlendirilmeye çalışılmıştır. Bu süreçte yumuşak gücün COVID-19 aşıları üzerinden sağladığı etkiyi gözlemlemek farklı değerlendirmelerde bulunmamıza olanak tanıyacaktır.

Abstract

Since its turn into a pandemic in a short time, a viral disease described as COVID-19 which emerged in Wuhan, Hubei has deeply affected the medical, economic, social and ethical balances all over the world. Even though it has been more than a year, the continuation of the potency of the disease and the emergence of new mutant strains further increase the concern over this issue. While efforts to create a specific treatment protocol for the disease are continuing, the availability of vaccines in different countries for the disease has led to a vaccine-focused approach. After a while, the concept of soft power, which came to the fore at certain points of the connection between the countries that produce the vaccine and the countries that will buy the vaccine, added a different dimension to the COVID-19 pandemic. The concept of ‘soft power’ was first introduced and used by Joseph Nye in 1990. This concept, which has a different meaning from the traditional discourse of power, started to be used in everyday language by academicians and politicians shortly after it was first used. With the interconnection of power and influence in recent years, this concept has turned into a new perspective for influence due to its turn towards a specific purpose. The vaccine diplomacy observed with the development of new vaccines for the COVID-19 pandemic is one of these perspectives. It is observed that new balances are built on COVID-19 by using vaccine diplomacy as a kind of soft power and including it within the borders of inter-country communication. In this study, the soft power which came into existence over Covid-19 and vaccine diplomacy that emerged due to the soft power were tried to be evaluated by using up-to-date sources. Observing the effect of this soft power on COVID-19 vaccines in this process will allow us to make different evaluations.